Hayatımda bir anda bir şey parçalandı ve son sekiz senem ya yokmuş gibi davranarak ya da o parçayı tamir etmeye çalışarak geçti ne geriye alabiliyorum ne de ileri bana ait olmayan bir zamanda sıkışıp kaldım sadece
🥀🍃🥀🍃🥀 Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Buyuruyor: 🥀🍃 Kim Zilhicce’nin son günü yarın (pazartesi ve Muharrem'in ilk günü (salı) oruç tutarsa geçen seneyi oruçla bitirmiş gelen seneye de oruçla başlamış olur. 🥀🍃 Ebû Hüreyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ الله عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ شَهْرِ رَمَضَانَ شَهْرُ اللَّهِ الْمُحَرَّمُ…. “Ramazan ayının orucundan sonra, en üstün oruç, Allâh’ın Muharrem ayında tutulandır.” 🥀🍃🥀🍃🥀
Din İslam
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
DİKKAT !! Yaz geldi ve üzerinde anlamını bilmediğimiz bir takım yazılar olan tişörtler kullanılıyor. UYARI❗.. Son zamanlarda çarşı ve pazarlarda satılan, üzerinde bazı kelimeler bulunan, popülaritesi gittikçe artan çocuk ve genç giysilerindeki bu kelimelerin anlamları aşağıdadır: 🚫 Vixen -- Ahlâksız Kadın 🚫 Nude -- Çıplak / Çıplaklık 🚫 Whore - Hayat Kadını ( fahişe ) 🚫 Sow -- Dişi Domuz 🚫 Pig --- Domuz 🚫 Hussy - Edepsiz Kız / Aşifte 🚫 Vice -- Ahlâksızlık / rezalet-rezil-rezillik / kötülük 🚫 Chorus girl - Oryantal Dansçı 🚫 Lusts - Şehvetler / Tutkular 🚫 Dram -- İçki bardağı / bir yudumluk içki 🚫 Adulterer - Zinakâr erkek / Aldatan Erkek 🚫 Eccentricity - Acayiplik / Gariplik 🚫 Adultery - Zina / Eş aldatma 🚫 Charm -- Sihirbazların istiaze için kullandıkları Terim 🚫 Baseborn - Zina Çocuğu 🚫 Bawdy -- Müstehcen/ Açık Saçık 🚫 Tippler -- İçkici 🚫 Sister for sale -- Satılık kızkardeş 🚫 Gay and Pround ( Gap) - Eşcinsel ve Onurlu 🚫 Atheist -- ateist / dinsiz 🚫 Mason -- Masonluk 🚫 Theocracy - Allah a şirk koşmak
Duygu ve Düşünce
Hatayı yine nerede yaptım? Bir kere daha mı bilmeden sevdiklerimin üzülmesine sebebiyet verdim... Anlamsız tartışmalar, anlamsız gerginlik ve anlamsız kırgınlıklar. Bu döngü ne zaman son bulacak?
1243 yılındaki Kösedağ Yenilgisi, Anadolu Selçuklu Devleti’ni ani bir yıkıma uğratmadı; aksine devleti yaklaşık 65 yıl sürecek bir bağımlı koruma (vasallık) dönemine soktu. Selçukluların 1308 yılına kadar kağıt üzerinde de olsa varlığını sürdürebilmesi, Moğolların (ve daha sonra İlhanlıların) doğrudan yönetim kurmak yerine dolaylı bir sömürü mekanizmasını tercih etmelerinden kaynaklanıyordu. Kösedağ Savaşı'nın hemen ardından yapılan anlaşmayla Selçuklular, Moğollara yıllık muazzam bir haraç ödemeyi kabul etti. Bu haraç; tonlarca altın, binlerce at, koyun ve kumaş balyalarından oluşuyordu. Moğollar için Anadolu’yu bizzat asker ve bürokrat göndererek yönetmek hem maliyetliydi hem de coğrafi olarak zordu. Bu yüzden, Selçuklu vergi ve idari mekanizmasını bozmayıp bir "vergi acentesi" gibi kullanmayı daha kârlı buldular. Vergi düzenli ödendiği ve Moğol ordusuna askeri destek sağlandığı müddetçe Konya’daki sultanın tahtında oturmasına izin verildi. Moğollar, Selçuklu hanedanının yeniden güçlenip bir tehdit haline gelmesini engellemek için taht kavgalarını körükledi. Çoğu zaman tek bir sultan yerine, kardeşleri aynı anda tahta ortak ederek devleti ikiye ya da üçe böldüler. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra oğulları II. İzzeddin Keykâvus, IV. Rükneddin Kılıç Arslan ve II. Alâeddin Keykubad arasında kurdurulan üçlü saltanat (ortak yönetim), merkezi otoriteyi tamamen felç etti. Sultanlar, kendi kardeşlerine karşı Moğol hanlarından yardım istemek zorunda kalan birer kuklaya dönüştü. Bu dönemde gerçek siyasi güç, sultanlardan çok Moğollarla ilişkileri yönetebilen güçlü Selçuklu vezirlerinin ve bürokratlarının eline geçti. Bu dönemin en sembolik figürü Pervâne Mu‘îneddin Süleyman'dır. Pervâne, zekice bir diplomasi yürüterek yaklaşık yirmi yıl boyunca Tebriz’deki
Tarih
İsyanın Amasya ve Tokat hattından başkent Konya’ya doğru bir çığ gibi büyümesi, Selçuklu’nun yerel askeri mekanizmalarını felç etti. Devlet, tahtı ve rejimi korumak adına son çare olarak Malya Ovası’nda ağır zırhlı Frenk süvarilerini cepheye sürdü. Niceliksel olarak (Süryani tarihçi Bar Hebraeus’un aktardığı üzere yaklaşık 1000 kişi) ordunun küçük bir kısmını oluşturan bu yabancı unsur, niteliksel ve sembolik olarak Selçuklu dünyasında geri dönülemez bir kırılma çizgisi çizdi.
Tarih