Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir işik mi yanar?
Bakişlarinda beni dinlendiren bir şey var;
Kiyisindaymiş gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limaninda
Firtinalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yaninda...
Hiç yumma gözlerini, işigin eksilmesin,
Gündüzüm aydinligim, ipek böcegim benim!
Güz bahçemde açilmiş o son çiçegim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayirma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansiz, o kuytu gözlerini.
Ümit Yaşar Oğuzcan
Kalbini söker ağlarsın
İçini döker ağlarsın
Sen bir kaç gün üzülürsün
Belki canım,
Ben bir ömür boyunca
Sonra küsersin bana, pişmanlık arasında
Ansızın göresin gelir
Aynada bir yabancı, yalnız bir başına
Sabahlar nasıl zor gelir
Kendine bir mutlu son
Arayıp bulamazsın
Bu senin hikayen değil...
Çok yakında #youtube #akilfikirgezegeni kanalinda yeni bir oynatma listesi daha olacak #josephcampbell #Kahramanınsonsuzyolculugu kitabında yolculugun üç aşaması olan Yolculuğa Çıkış, Erginlenme ve Dönüş kısımlarının alt aşamaları olan 17 kısmı tek tek incelediğim ve daha çok #Ovidius un Metamorfozlarından orneklerle anlattığım bolumleri paylaşmaya çalışacağım şimdilik iki bölümün yazım aşaması bitti. Üçüncü ve son bolumude oluşturduktan sonra dinleyebileceksiniz. Yani umarım 😉🤗
👇👇👇
youtube.com/@akilfikirgezeg...
Küresel Tasarımın İç Motoru: Türkiye’de Sermaye Transferleri, Elit İkameleri ve Makro-Sistemik Dönüşümlerin Krono-Politik Analizi (1945 - 2026)
Ulus-devletlerin makro-tarihsel patikaları sıklıkla ya tamamen dışsal jeopolitik mühendisliklerle ya da salt iç dinamiklerin deterministik gelişimiyle açıklanır. Oysa Türkiye’nin modern ekonomi-politiği, bu iki düzlemin asimetrik bir biçimde birbiri üzerine katlandığı yüksek entropili bir matrise sahiptir. Küresel hegemonyanın yapısal tasarım dalgaları, içeride her zaman statik bir yapı bulmamış; aksine yerel sermaye savaşları, elit ikameleri ve kurumsal kırılmalarla çarpışarak şekillenmiştir.
Bu çalışmada, Türkiye'nin 1945 sonrası dönemi, salt hükümet değişiklikleri üzerinden değil; devletin kurucu unsuru olan Rumeli/Balkan muhaciri (özellikle Yunanistan göçmeni) seküler elit yapının, gücü ve sermayeyi Karadeniz ve Kafkas kökenli yeni muhafazakar/milliyetçi ağlara devretmesi ekseninde incelenmektedir. Bu elit ikamesi, devletin yalnızca yasal bürokrasisini ve yargı mekanizmalarını değil, aynı zamanda informal ve illegal güç odaklarını da kapsayan total bir hegemonya transferidir. Aşağıdaki krono-politik hat; bahse konu derin yapısal dönüşümün, yaşanan askeri/sivil darbelerin, ekonomik krizlerin, bölgesel askeri projeksiyonların ve küresel aparatların kullanım/tasfiye takviminin rasyonel bir dökümüdür.
NATO Üyeliği ve İleri Karakol Fonksiyonu
18 Şubat 1952
İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin SSCB'yi çevreleme stratejisinin (Truman Doktrini) yapısal bir sonucu olarak Türkiye resmi olarak NATO’ya kabul edildi. Bu adım, devletin güvenlik bürokrasisinin küresel takvime entegre edildiği ve iç siyasi parametrelerin bu jeopolitik baraja göre ayarlandığı kurucu eşiktir.
27 Mayıs Askeri Darbesi ve Sistemik Reset
27 Mayıs