Puan vermedi·336 syf.··
2026 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:47
Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap olmadı. Bir trafik ışığında başlayan ve kısa sürede tüm şehre yayılan beyaz körlük salgını üzerinden ahlakı, korkuyu ve çaresizliği sorgulatan oldukça güçlü bir hikâye anlatıyor. Olaylar ilerledikçe insanların zor koşullar altında nasıl değişebildiğini görmek bazen şaşırtıcı, bazen de oldukça rahatsız ediciydi. Saramago'nun anlatım tarzı ilk başta alışılmadık gelebilir. Noktalamanın az kullanılması ve diyalogların farklı aktarılması nedeniyle ilk sayfalarda adapte olmak biraz zaman aldı. Ancak hikâyenin içine girdikçe bu anlatımın akıcılığına kapılmamak mümkün değil. Karakterlerin isimlerinin olmaması da kitaba ayrı bir derinlik katmış. İlk kör, doktorun karısı, siyah gözlüklü kız gibi ifadeler, karakterleri tek tek değil, insanlığın bir parçası olarak görmemizi sağlıyor. Özellikle herkesin kör olduğu bir dünyada görmeye devam eden doktorun karısının yaşadıkları hikâyeyi benim için daha da etkileyici kıldı. Kitap boyunca iyilik ve kötülük, vicdan ve bencillik üzerine sık sık düşündüm. Körlük aslında sadece gözlerle ilgili değil; bazen görmeyi seçmediğimiz şeylerle de ilgili gibi hissettirdi. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve kesinlikle son olmayacak. Saramago'nun anlatım tarzı ve yaptığı gözlemler beni fazlasıyla etkiledi. Distopik hikâyeleri sevenler bu kitaptan çok etkilenir.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Firuze Kehribar Ateşi Kitap Yorumum
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:42
"Her yara kabuk bağlar derler ama bazı yaralar sanki kalp için yaratılmıştır… Onunla da olmuyor, onsuz da… " ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce MH serisiyle kalemiyle tanıştığım Mehsa'nın, beni ilk sayfadan itibaren içine çeken yepyeni kitabı Firuze: Kehribar Ateşi ile geldim. ‎ ‎Seneler önce birbirlerini çok severek evlenen Arjin ve Rohat, aşiretin ve çevrelerindeki insanların baskısı yüzünden çok büyük bir yara alıyorlar. Rohat, deliler gibi sevdiği karısı Arjin'in üzerine kuma getiriyor. Arjin ise yaşadığı acılara daha fazla dayanamıyor. Hamileliği sırasında son derece zorlu bir doğum geçiriyor ve üç gün üç gece suda kaldıktan sonra büyük bir lanet savuruyor. ‎ ‎"Bir daha bir Koçak, bir Saruhan'ın yari olmayacak ve onlardan dünyaya çocuk gelmeyecek…" ‎ ‎Ancak o an, bu lanetin yıllar sonra Firuze ve Ezra'nın hayatını altüst edeceğinden habersiz. ‎ ‎Bir kadın düşünün… Kız kardeşinin başına gelenlerin intikamını almak istiyor ve bunun için sınırlarını zorlamaya hazır. Üstelik bu kadın bir avukat: Firuze Koçak. ‎ ‎Firuze, gözü gibi sevdiği kız kardeşi Dildar'ın yaşadıklarından sonra hem yıllardır sevdiği adamdan hem de yaşadığı şehirden büyük bir ihanetle ayrılıyor. Ta ki üç yıl sonra Arjin Saruhan tarafından geri çağrılana kadar… ‎ ‎Mardin'e gitmesine on gün kalmışken beklenmedik bir şekilde erkenden dönüyor ve bir daha asla karşılaşmayacağını düşündüğü imkânsız aşkı Ezra Saruhan ile yolları yeniden kesişiyor. ‎ ‎Ama aralarında çok ağır bir cümle var: ‎ ‎"Bir daha gözün gözüme değmeyecek." ‎ ‎Ezra, ilk başlarda Firuze'nin yüzüne bile bakmıyor. Fakat zaman geçtikçe Firuze'nin davranışlarındaki gariplikleri ve Mardin'e geliş sebebini sorgulamaya başlıyor. Geçmişin sırları birer birer ortaya çıkarken bakalım Ezra, Firuze'yi
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202646 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·336 syf.··
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Ve Sonunda İkisi De Ölür, gördüğümde inanılmaz ilgimi çeken ve okumak için haziran ayını beklediğim kitaplardan biriydi. Klasikleşmiş bir "gençlik" romanından biraz daha farklı bir tona sahip çünkü içinden hiç çıkamadığınız bir hüzün var kitapta. Bu hüznün temel kaynağı da elbette adından da anlaşılacağı üzere ölmekte olan ve hayatlarının son gününü yaşayan iki insanı konu alıyor olması. Bir yerlerde ve bir zamanda Ölüm-Habercisi denen bir sistem var ve insanlar ölecekleri günün ilk saatlerinde bir telefon araması alıyorlar. Telefonun diğer ucundaki kişi, yaşamlarının son günü olduğunu haber veriyor fakat bu bir dakika sonra da olabilir yirmi dört saatin sonunda da olabilir. İşte Mateo ve Rufus, tarihler 5 Eylül 2017'yi gösterirken günün ilk saatlerinde yaşayacakları son günün haberini alırlar. Bunun üzerine, hayatlarının son gününe eşlik edebilecek birilerini bulma amacıyla kurulan "Son Arkadaş" uygulaması üzerinden birbirlerini bulurlar ve birbirlerinin Son Arkadaş'ı olmaya başlarlar. Mateo içine kapanık ve utangaç bir karakter iken Rufus daha asabi ve dışa dönük birisi. Rufus, Mateo'ya hayatı "en azından bugün" yaşaması için gereken cesareti verirken Mateo da Rufus'un içinde var olduğunu unuttuğu o yere dokunuyor ve bu "Son Arkadaş"lık birbirlerine duydukları bir aşka dönüşüyor. Hikaye genel anlamda ilgimi çekti ve bir çırpıda da okudum fakat daha yoğun duygular okumayı isterdim. Günün içinde birbirleriyle bağlantılı diğer insanların da yaşadıklarına şahit olmak güzel bir deneyimdi ama ben Mateo ve Rufus'u daha fazla okumayı kesinlikle isterdim. Duygular ve birbirlerine bağlanmaları keşke biraz daha derinlikli anlatılmış olsaydı. Yine de hayatının son gününü yaşayan iki kişinin birbirlerinin hayatına böylesine dokunduklarını okumak gerçekten farklı bir
Ve Sonunda İkisi de ÖlürAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 20194,072 okunma
8/10
·466 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:26
uzuuuun zamandır merak ettiğim o kitabı sonunda bitirdim. öncelikle sevdiğim özelliklerinden başlarsam kitap söylendiği kadar akıcıymış ve beni rs’den çıkarmayı başardı eğer daha az üşengeç olsaydım bir haftadan bile kısa sürede biterdi. yazarın ilk kitabı olduğunu göz önünde bulundurursak yazım dili de yeterliydi bence hatta biraz çeviri kitap hissiyatı da veriyordu. kafa yormanıza gerek kalmadan çok rahat bir şekilde okuyup geçebiliyorsunuz fakat burada söyleyebileceğim şey kitap neredeyse 500 sayfa ve bir noktada çok fazla kelime ve cümle tekrarına düşülmüş. bir noktada “e biz bunları zaten on beş yirmi sayfa önce de okuduk??” hissine kapıldım. yapılmak istenen şeyi anladım ama kesinlikle geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. karakterlere gelirsek ana karakterin amacına ulaşmak için yaptıklarından sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmak yerine kendiyle yüzleşmesini vs. beğendim açıkcası toxic bi ana karakter bekliyordum ama öyle çıkmadı. yan karakterlerin de çok fazla oldukları için derinlikli olmamalarını anlıyorum her birine detaylı bi arka plan oluşturulursa yorucu olurdu ki anladığım kadarıyla zaten seri bir iki tanesi hariç onlardan bağımsız ilerliyor o yüzden ben okurken çok takılmadım. genel olarak kitabı okurken gayet eğlendim, ters köşeleri de beğendim son sayfaya kadar devam ettiler ve çoğu hoşuma gitti. 7,5 verilebilseydi kesinlikle 7,5luk bir kitaptı ama yuvarlayıp 8 verdim. not: kitabın başında tetikleyici unsur uyarısı var etkilenmem diye düşünsem de üç gün rüyama girdi nxpsmfpsmf hoş olmadı..
1000Kitap
Vârislerin OyunuAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20233,651 okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:58
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Eda Yıldız’ın kaleminden çıkan Hayal İzi adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Buse ve Özge çok yakın iki arkadaştır. Bir gün Özge’nin annesi hastaneye kaldırılıyor ve bu haberi duyan Buse hemen hastaneye gidiyor. Hastaneye giden Buse, Özge’nin erkek arkadaşı Hasan’ı da görüyor. Buse, Özge’nin erkek arkadaşı Hasan’ı hiç sevmiyor. Bir süre sonra Özge’nin annesi vefat ediyor ve bu kayıpla Özge yıkılıyor. Özge’nin annesinin vefatı sonrası Buse, Özge’yi hiç yalnız bırakmıyor; tabii Hasan da. Hasan’ın iş gezisi bahanesiyle Özge, Hasan ve Buse İstanbul’a gidiyorlar. Buse gezide Melih adlı biriyle tanışıyor ama o tanışma orada kalıyor, ilerisi olmuyor. Özge ilişkisini düzene sokmaya çalışırken kendisini geçmişte tanıdığı bir arkadaşıyla Hasan’ı bir arada görüp hayatı hepten altüst oluyor. Bu olay sonrasında Özge eşyalarını toplayıp annesinin geçmişte yaşadığı eve dönüyor. Sonra neler mi oldu, sonrası kitapta. Özge ve Buse’nin hayatlarında başka neler yaşanacak? Buse Melih’i tekrar görebilecek mi? Özge tekrar mutlu olabilecek mi? Özge’yi nasıl bir son bekliyor? Tüm bu soruların cevapları kitabın içinde saklı. Özge ve Buse arasında yaşanan dostluğa hayran kaldım, Hasan karakterine ise aşırı sinir oldum. Kesinlikle herkesin okuması gereken harika bir kitaptı. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Hayal İziEda Yıldız · Dorlion Yayınevi · 202164 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:58
Kitap oldukça değerli bilgiler içeriyor. Özellikle kitaba adını veren Kahramanın Sonsuz Yolculuğu aşamaları mutlaka okunmalı; ayrıca mitolojinin insan hayatında ne kadar büyük bir yer tuttuğu da fark edilmelidir. Bununla birlikte kitabı çok akıcı bulduğumu söyleyemem. Bunun özellikle çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Zira konu sıralaması oldukça mantıklı olmasına rağmen, bölümler zaman zaman birbirinden kopukmuş hissi uyandırdı. Yine de Joseph Campbell okumak, hele ki kahramanın yolculuğunu mitsel hikâyelerin fısıldadığı ve kolektif bilinçdışında saklı arketiplerin bir yansıması olarak görmek oldukça ilgi çekici bir fikir. Zaten Campbell'ın yapmaya çalıştığı şey de budur: Monomit kavramı üzerinden, tarihsel ve coğrafi olarak farklı zamanlarda ve farklı kültürlerde ortaya çıkmış anlatıların aslında ortak bir çekirdeğe sahip olduğunu göstermek. Sembollerin dilini kullanarak bu ortak yapıyı son derece etkileyici bir şekilde açıklıyor. Bu arada çok yakında kanalda Kahramanın Sonsuz Yolculuğu aşamalarını da dinleyebilirsiniz: youtu.be/4UAzi5Vq_NY⁠� Keyifli okumalar ve dinlemeler.
Kahramanın Sonsuz YolculuğuJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 20171,175 okunma