Puan vermedi·240 syf.··
2026 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 04:19
KVP'yi tam bitirememiş olsamda diyalogları oradan buradan zaten biliyordum. Kendimi kaptırmışım en son sahneler kafamda canlanıyordu. Kitap sayesinde hafızayı tazeledik, KVP müzikleri ile iyi gidiyor.
Edebiyat
Kurtlar VadisiRaci Şaşmaz · Çatı Kitapları · 2005206 okunma
Arthur Spiderwick yaşıyor olabilir mi? Kitabının sırrı ne?
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 04:33
Spiderwick Günceleri serisi, beklediğimden çok daha heyecan verici bir şekilde ilerliyor. Son zamanlarda resmen her işi gücü bırakıp sadece bu seriyi okumak istiyorum. Serinin üçüncü kitabı da yine soluk soluğa okunan, temposu hiç düşmeyen bir macera sundu. Hikayeye yeni eklenen karakterlerle birlikte olay örgüsü inanılmaz bir noktaya geldi. Nihayet o gizemli kitabın sırlarını ve yazarının nereye kaybolduğunu keşfetmek üzereyiz. ​Sanırım bu seriye her kitapta 10 üzerinden 10 puan vermekten asla vazgeçmeyeceğim. Okurken bir an bile sıkılmadım; dahası, bu eser kesinlikle sıradan bir çocuk kitabı hissi vermiyor. Kendine özgü, hafif karanlık ve gotik bir fantastik evreni var. Bu da anlatıyı çok daha sürükleyici kılıyor. ​Beklentilerimi fazlasıyla yükselten bir kitap oldu. Umarım serinin kalan kitapları da bu çizgiyi bozmaz ve bu yüksek beklentimi karşılamaya devam eder. Fantastik ve gizem dolu bir dünyaya adım atmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederim.
1000Kitap
Lucinda'nın SırrıTony DiTerlizzi · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 2010227 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·80 syf.·
2026 1. kitabı
Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder. ​Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir: ​"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak." *** Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur. ​Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: ​Ben: "Oğul" anlamına gelir. ​Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. ​Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir. *** Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır. ​Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır. *** Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,403 okunma
9/10
·496 syf.··
2026 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 02:37
Selamlarrr Bugün sizlere serinin son kitabı olan Kül ve Keder Çağı ile geldim. Bu seri için, size geçtiği evreni doyasıya yaşatacak bir seri diyebilirim. Seriyi çok sevsem de final kitabında biraz kalbim buruk Hem kitabın bitmiş olması hem de kitapta yaşanan büyük hezimet ben yaşamışım gibi derinden sarstı beni diyebilirim İkinci kitabın sonunda işler hiçte umduğumuz gibi gitmez ve Gizliman denen yer karakterlerimize yuva ve özgürlük olacak diye beklerken bir anda Giz adı altında böbürlenen kişilerin kurduğu oyunla yüzyüze geliriz. Bir mağarada canlı canlı verilen kurbanlardan, sağ çıkanlar statü alarak halk içine karışacaktır. Ve bu kanlı oyundan bizim ekibimizden sadece Dante, Hodbin ve Arm kurtulur. (Ya da öyle gösterilir diyelim) Gizliman'ın zengin halkının yanı sıra hiçlerden oluşan ve bağımsızlıklarını ilan etmiş bir kesimle karşılaşmıştık ikinci kitabın sonunda. İsimsizler.. Aspen, Lunu ve Beau' yu onlarla bırakmak zorunda kallan Dante' yi zorlu mücadeleler beklemektedir. Zira Giz'lerin içine sızıp İsimsizler'e haber uçuracaktır. Ama daha haber uçurmaya kalmadan ortalık yangın yerine dönüyor desek yeridir. Bir anda patlamaya hazırlanan yanardağ hem Giz'leri, hem Hiçl'eri hem de İsimsizler'i bir savaş haline sokar. Ciddi anlamda bu sahneleri okurken kanın gövdeyi götürdüğüne çok net şahit oluyorsunuz. Ama ne yalan söyleyeyim iki kitap boyunca bu sahneleri de bekledim ben artık şu haksızlıklar bir devrilsin dedim ya ve işte biz bu kitapta bunu dibine kadar yaşadık. Serinin ilk iki kitabında olduğu gibi hiçbir şekilde dinamizmi dinmedi. Bu seride benim kanayan yaram Beau oldu. Açıkçası ben yazarın ona böyle bir son biçmesini beklemiyordum. İnanılmaz kalbim kırık çünkü kitabın en başından beri ben Dante ve Beau ikilisini çok sevmiştim. (neden yarım kaldık,
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202663 okunma
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 17. kitabı
Bazı kitapları siz okursunuz, bazıları sizi okur. Sıfırdan Az benim için ikincisi oldu; adeta bakmak istemediğim bir aynaya dönüştü. Olay örgüsünü uzun uzun anlatmanın bir anlamı yok. Kim kiminle birlikte oluyor, kim hangi gece kayboluyor, kim kime ne yapıyor; romanın kendisi bile bunları sağlam bir hikayenin temeline oturtmuyor. Sonu gelmeyen partiler, partilerden sonra başlayan after’lar, sabaha kadar uzayan ve hiçbir yere varmayan geceler. İnsanlar sürekli hareket ediyor ama kimse gerçekten bir yere gitmiyor. Bir evden ötekine, bir arabadan ötekine, bir bedenden ötekine geçiliyor. Bütün bu savruluşun içinde hayat ilerlemiyor; yalnızca erteleniyor. Her şey dönemin en önemli kanalı olan ve kitapta oldukça atıfta bulunulan MTV klipleri gibi akıyor. Bir şarkı, bir araba, bir otel odası, bir yüz, bir televizyon görüntüsü ve bir başka sabah. Yüzler değişiyor. Sevgililer anlamsızlaşıyor. Mekanlar bulanıklaşıyor. Arkadaşlıklar, ilişkiler, geceler, vaatler birbirinin yerine geçebiliyor. Ama belirli bir madde hep aynı kalıyor. Her şeyin değiş tokuş edilebilir olduğu bir dünyada, en kalıcı bağın insanla uyuşturucusu arasında kurulması romanın en rahatsız edici tarafı. Her şey çözülürken o tek bağ sıkılaşıyor. Geriye kalan tek sadakat neredeyse o oluyor. O sadakatin de ismi Kokain. Bu kitabın bakmak istemediğim bir aynaya dönüşmesinin sebebi de bu aslında. Bir dönem birini tanımıştım. Onu değil belki ama onun etrafında oluşmuş büyük boşluğu düşündüm bu kitabı okurken. Büyük bir şehre geldikten sonra gecelerin, çevrelerin, uyuşturucunun ve hızla tüketilen yakınlıkların içinde yavaş yavaş yönünü kaybetmiş birini. Çok sayıda insanın arasında yaşayıp hiçbirinde gerçekten kalamayan, hayatı dolu görünen ama o doluluk içinde kendine ait bir yer bulamayan birini. Onun hayatında
Sıfırdan AzBret Easton Ellis · İthaki Yayınları · 202642 okunma