Ortadoğu'da dinin politikanın temeli olmasına izin veren Fransa, bir mezhebi diğerlerine karşı tutmuş ve böylece özellikle Lübnan'ı 1970-80'lerde parçalayan toplumsal çatışmalara yol açarak konunun hep canlı kalmasını sağlamıştır.
"İşte," diye karşılık verdi Goethe, "şimdiki prenslerde olmayan şey de bu. Asıl önemli olan, bir insanın, insanlığın terazisinde kaç kilo geldiğidir; geriye kalan her şey boş. Madalyalı bir ceket, altı atlı bir araba olsa olsa cahil kitleyi etkiler. Ayrıca grandükün eski faytonunun yayları bile yoktu. Onunla yolculuk yapan, büyük sarsıntılara katlanmak zorunda kalırdı. Ama onun için bir rahatsızlık söz konusu değildi. Dayanıklı ama rahatsız şeyleri severdi, her türlü rahatlığın düşmanıydı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ayrıca biz yaşlı Avrupalılar, az ya da çok kendimizi iyi hissetmeyiz; içinde bulunduğumuz şartlar çok yapay ve zor, aldığımız gıdalar, yaşam tarzımız gerçek doğadan uzak, etrafımızdaki insanlarla aramızda gerçek bir sevgi ya da iyilikten eser yok. Herkes zarif ve kibar, ama kimsenin samimi ve dürüst olmaya cesareti yok, doğal eğilimlere ve ruh haline sahip dürüst bir insan gerçekten kötü karşılanıyor. Bir kez olsun, insan yaşamının tüm yapaylıklardan uzak ve saf halinin tadına varmak için, insan sık sık güney denizlerindeki adalardan birinde ilkel insan olarak doğma arzusuna kapılıyor. Yaşadığımız çağın acılarına derinlemesine dalıp ümitsizliğe kapıldığınızda, dünyanın yavaş yavaş kıyamet gününe hazır duruma geldiğini düşünüyorsunuz. Kötülükler nesilden nesile çoğalıyor! Babalarımızın günahlarından çektiklerimiz yetmiyor, bize miras kalan bu hatalara kendimizinkileri de katarak çocuklarımıza bırakıyoruz."
Yaşlı kadın sıska kollarından birini uzattı. "Şu lekeleri görüyor musunuz?" Teninde derine işlemiş yara izleri vardı. Simon yutkundu.
"Bir gece yarısı zebaniler geldi. Korkunç dişleri olan ufak yeşil şeyler beni tutup yere yatırırken, azman biri beni sorguya çekti. Kurtulmak için boğuşurken, pençeleriyle kol ve bacaklarımda çizikler açtılar. Kitabın bende olmadığını, babamın alıp götürdüğünü anlattım onlara. Ama sözlerim hiç fayda etmedi. O geceye kadar sırtım düzdü. Daha sonra böyle kamburumsu yürümek zorunda kaldım.
"Çizikler Melvina için bardağı taşıran son damla oldu. Kendi kendimi kestiğime inanıyordu. Olanlara bir türlü aklı ermediği için... Sonunda beni buraya gönderdi."
Lozan Konferansı başlamadan önce İngilizler, Sultan’ı, Ulusalcı heyetin yanı sıra kendi heyetini de göndermeye davet ederek Türkleri bölme girişiminde bulundu. Sultan’ın İngiliz kartını oynamaya istekli olması, Mustafa Kemal’e sultanlığı kaldırma bahanesi sağladı. Parlamento, Osmanlı İmparatorluğu’nu yedi yüzyıldır yöneten bu eski kurumu 1 Kasım’da yapılan bir oylamayla kaldırdı. Son sultan IV. Mehmet Vahdettin 17 Kasım’da bir İngiliz destroyerine binerek ülkeden kaçtı ve 1929’da San Remo’da öldü. Sultan’ın bencil ve onursuz davranışı, halkın Osmanlı Sarayı’na ve eski rejime olan geleneksel sadakatini aşındırdı ve 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet’in yolunu açtı.