10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:30
Tarık Tufan’ın Hayal Meyal romanı, kısa ama derin izler bırakan, ölüm, pişmanlık, aşk ve geçmişle yüzleşme temalarını işleyen etkileyici bir kitap. Romanın kahramanı ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hayatının son döneminde geçmişiyle hesaplaşır. Geçmişe yaptığı bu yolculuk yalnızca fiziksel bir dönüş değil, aynı zamanda çocukluğa, kayıplara ve yarım kalmış duygulara yapılan içsel bir seyahattir. Tüm bunları yazar anlatırken şiirsel ve duygusal anlatım kullanmıştır. Hayal Meyal, Tarık Tufan'ın okuduğum kitapları arasında en çok beğendiğim kitap oldu.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma
7/10
·112 syf.··
2026 44. kitabı
Mısır Kanatır cezaevinde idama mahkum edilen bir kadınla yaptığı görüşmeden etkilenen yazar gerçekle kurguyu harmanlayarak bu kitabı yazar daha sonra kendisi de bu cezaevine girecektir.. Firdevs erkek egemen toplumda küçük yaşta istismara uğrayan bir kızın adım adım nasıl hayat kadını olmaya itildiğini konu alır önce amcası, sonra amcasının karısının zoruyla evlendirildiği yaşlı kocası evden kaçışından sonra yolda karşılaştıkları.. Kimi yardım edeceğini söyler kimi üstünden para kazanma derdindedir kimisi de kandırıp o an birlikte olma ortak nokta yaptıkları hissettirdikleri.. Firdevs tüm bunlardan kurtulup düzgün bir işe girer ve tüm zengin üst yöneticilerinin eve bırakma bahanesiyle yapmak istediklerini geri çevirir buda onu daha çok arzulanır kılar kendisi ise işyerindeki devrimci İbrahim'e aşık olur ta kii patronun kızıyla nişanlandığını öğrenene kadar.. hayal kırıklığıyla işten ayrılır ve yolda bir prens kendisine çok yüksek ödeme yapacağını söyler Firdevs tüm parayı yırtar ve prens kendisini öldürmesinden korktuğu için tutuklanır ve idama mahkum edilir..Kimseyle görüşmüyor ve devlet Başkanından af edilemeyi kabul etmiyordur ta ki idamından önce kendisi ile defalarca görüşmek istemiş olan psikiyatrist ile görüşene dek görüşür ve son yolculuğuna gururla gider..
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·320 syf.··
2026 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:41
Alice Feeney’nin kitaplarında en sevdiğim şey, okuru sürekli şüphe içinde bırakmayı başarması. Bir karaktere güvenmeye başladığınız anda elinizdeki tüm parçaları yeniden sorgulamanıza neden oluyor. Kocamın Karısı da tam olarak böyle bir kitaptı. Hikâye, eve döndüğünde kendi hayatında bir yabancıya dönüşen bir kadının etrafında şekilleniyor. Kim doğruyu söylüyor, kim yalan söylüyor, gerçekten ne yaşandı derken sayfalar hızla akıp gidiyor. Kitabın en güçlü yanı da bence bu merak duygusu, her bölüm sonunda bir sonraki sayfaya geçmeden durmak oldukça zor. Son sayfalara kadar büyük bir heyecanla okudum. Finalde beklediğim his tam olarak şaşkınlık değil de biraz eksik kalmışlık oldu. Yine de bunun kitabın kötü olduğu anlamına geldiğini düşünmüyorum. Gerilim türünde okuduğumuz ters köşelerin çoğu zihnimizde, özellikle de sinemadaki örneklerle kıyaslandığında, daha büyük bir etki bırakıyor. Bu yüzden beklentimi çok yükseltmiş olmamın da payı olabilir. Buna rağmen kitabı bitirdiğimde aklımdan geçen ilk şey şu oldu: Bu hikâye sinemaya uyarlansa harika olurdu. Atmosferi, karakterleri ve yarattığı gerilim hissi beyaz perdede çok daha güçlü bir karşılık bulabilecek türden. Alice Feeney son yılların en çok konuşulan psikolojik gerilim yazarlarından biri. Özellikle Taş, Kağıt, Makas ve Ne Yaptığını Biliyorum ile geniş bir okur kitlesine ulaştı, eserleri çeşitli ödül listelerinde yer aldı ve birçok dile çevrildi. Onun kitaplarını farklı kılan şey ise yalnızca gizem yaratmasından ziyade okuru sürekli kendi çıkarımlarıyla mücadele etmeye zorlaması. İki günde bitirecek kadar merak uyandıran, sayfaları hızla çevirten ve gerilim sevenlerin keyifle okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Siz daha önce bu yazarın hangi kitaplarını okudunuz?
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202628 okunma
Kendinden kaçamazsın.
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 07:24
Alex Schulman, o akıcı üslubuyla bizi öyle bir psikolojik labirente sokuyor ki, bir sonraki sayfayı çevirmeden duramıyorsunuz. Roman, fantastik bir zamanda yolculuk hikayesinden ziyade, insanın geçmişteki kendisiyle yaptığı o sarsıcı, dilsiz hesaplaşmanın anatomisi. İnsanın geçmişten kendisiyle konuşması nasıl olur? Olay zinciri bozulup zamanda bir kırılma mı yaşanacak, yoksa her şey kaçınılmaz bir sona mı hizmet edecek? Yazar bu soruları bir 'merak mekanizması' haline getirip okuru o telefon hattına bağlıyor. Kendi adıma, telefonla konuşmak zaten bir travmayken, geçmişteki kendimle o ahizenin ucunda karşılaşma fikri bile tüylerimi diken diken etmeye yetti. Alengirli cümlelere gerek yok; bu kitap insanı kendi geçmişiyle vuruyor. Son sayfalarında da ağlamak garanti. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Alıntı
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026929 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:48
Öncelikle kitabın son derece akıcı olduğunu söylemeliyim. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çekti ve sürekli merak duygusunu canlı tuttu. Her bölümün ardından bir sonraki sayfaya geçmek istedim; hikâyenin sonunda neyle karşılaşacağımı büyük bir heyecanla bekledim. Açıkçası finalin bu şekilde olacağını hiç ama hiç tahmin etmemiştim. Bayan Ming karakteri ise kitabın en sevdiğim yönlerinden biriydi. Bilgeliği, olaylara yaklaşımı ve anlattığı hikâyelerle okura yalnızca bir hikâye sunmuyor, aynı zamanda hayat üzerine düşündüren pek çok öğüt veriyor. Kitap boyunca karşıma çıkan sözler ve dersler zaman zaman durup düşünmeme neden oldu. Éric-Emmanuel Schmitt, sade ama etkileyici bir anlatımla yalnızlık, hayaller, umut ve insanın kendine kurduğu dünyalar üzerine dokunaklı bir hikâye ortaya koymuş. Kısa olmasına rağmen okuduktan sonra zihinde iz bırakan, üzerinde düşünmeye devam ettiğim bir kitap oldu. Hem sürükleyici bir hikâye okumak hem de satır aralarında güzel hayat dersleri bulmak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:39
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı: ANGOSTA Yazar Adı: HÉCTOR ABAD FACIOLINCE Türkçe'ye Çeviren: BANU KARAKAŞ Sayfa Sayısı: 402 Kitap Puanım: 10 / 10 Kitap İncelemem: Bazı kitaplar vardır, biterler ama bitmezler. Angosta öyle bir kitap. Son sayfayı kapadım, kapağa baktım — o küçük siluetlere, binaların üzerinde duran o yalnız insanlara. Kitabı açmadan önce onlara bakmıştım. Şimdi farklı görünüyorlar. Çünkü artık onların kim olduğunu biliyorum. Nereye baktıklarını biliyorum. Ve neden bir yere gidemediklerini biliyorum. Faciolince adı olmayan bir şehir kurmuş. Angosta. "Dar" demek İspanyolca'da. Ve bu şehirde yaşamak için ya doğru tarafta doğmuş olman gerekiyor ya da hiç doğmaman. Üç bölge var: Tierra Fría, Tierra Templada, Tierra Caliente. Soğuk topraklar zenginlerin, ılık topraklar orta sınıfın, sıcak topraklar ise… ölümlerin. Bu bir distopya mı? Evet. Ama öyle bir distopya ki gerçekten daha gerçek hissettiriyor. Kafkaesk mi? Biraz. Politik mi? Derinden. Ama hepsinin ötesinde — insani. Acı verici derecede insani. Kitabın ortasında bir yerde durdum ve "bu Türkiye'yi mi anlatıyor?" diye düşündüm. Sonra "hayır, Kolombiya'yı" dedim. Sonra "hayır, hepsini" dedim. İşte o an anladım bu romanın neden yazıldığını. Faciolince burada sadece bir şehir eleştirisi yapmıyor. Sınıf, ırk, şiddet, aşk, sürgün, vicdan — hepsini tek bir bedende topluyor. Ve o beden bir şehir. Nefes alan, öldüren, seven, dışlayan bir şehir. Banu Karakaş'ın çevirisi de ayrı bir emek. Türkçe'ye o ağırlık ve ritim korunarak geçmiş — nadir bir şey bu.
1000Kitap
AngostaHéctor Abad Faciolince · Livera Yayınevi · 202129 okunma