Heybem
Topladım anılarımı heybeme, dikişleri darmadağın, İçinde ne bir vefa kalmış, ne gölgesi o sığındığım dağın. Yükledim sırtıma aktardığın tüm yalanları tek tek, Meğer değmezmiş bir ömür, uğruna heba olmak, beklemek. ​Geçtiğim o yangın yerlerinden topladım külleri, Susturdum içimde sana dair açan o son gülleri. Ne sitemim biter sana, ne de bu yolun yokuşu, Kırdın ya kanadımı, zor izlersin artık bu kuşun uçuşunu. ​Heybemde kırık kalpler, dilimde söyleyemediğim sözler var, Bıraktığın o enkazın altında koskoca bir gençlik yatar. Al şimdi eserinle övün, arkana bakmadan git gidebilirsen, Ben bu yükle de yürürüm, sen kendi vicdanını taşıyabilirsen!
Şiir
YKS'YE 24 SAAT KALA
2. Son 24 saatte ister çalış, ister dinlen. Konu tekrarı yapabilir, varsa deneme defteri ya da özet not okuyup bırakabilirsin. Yine hocaların soru tahmin videolarını izleyebilirsin. Zihnini yorma. Soru bankası açma. Yeni konu çalışma. (Ben son ana kadar çalışanlardandım. 😊 Boş duramayanlardansan, meşguliyet stresini dengeliyorsa sen de bunları uygula.) #yks #yks2026
Reklam
Tehditleri de onun olsun. Layıklarını gezdirsin nereye gidiyorsa gitsin. Ben ve ailem öyle olalım. Artık hiç önemi yok. Her tatil öncesi ver tatilde alıştım zaten. Tüm sene nasıl davranırsam davranayım bir iki kez dışında hep gülerek güldürerek göndereyim yine aynı son. Aşırılıklar yapsam da aynı olacaktı.
Çok yakın bir dostum var. Yıllardır hayatlarımızın her detayını birbirimizle paylaşırız. 10 yıllık dostluğumuzda bir kez olsun tartışmadık. Beraber gülüp ağladık hep. Son zamanlarda bir şeyleri anlatmadığını fark ediyordum. Birkaç aydır eskisi kadar açık değildi bana karşı. Ben de hiç sorgulamadım bunu çünkü saygı duyarım her düşüncesine. Bugün bir konuda içini döktü ama ne olduğunu söylemesem olur mu dedi. Olur dedim üstü kapalı anlattı, dinledim. Etrafındaki diğer insanların bildiğini söyledi bu konuyu. Bende sorun yok nasıl rahat hissedeceksen dedim. Ama biraz kafam karıştı. Kırılmalı mıyım buna? Veya sormalı mıyım neden detay vermediğini bilmiyorum. Normalde böyle bir şeyi başkasıyla yaşasam gider ona anlatırdım. Şimdi ona anlatamadığım bir durum hasıl oldu buraya yazayım dedim...
bütün duyguları anda anda yaşamak çok garip bi hismiş. evime varmak için evden ayrılıyorum. memleketimde son günüm. artık kayseri'de hep misafirim :)
27 Mayıs 1960 İhtilali ve sonrasındaki Yassıada Yargılamaları, Türkiye’de sadece bir siyasi iktidarın devrilmesini değil, o iktidarın gölgesinde büyüyen yeraltı ve "arka sokak" ilişkilerinin de dökülmesini sağladı. Lüks Nermin’in mahkemelere konu olan ilişkileri, nüfuz ticareti ve dönemin kudretli isimleriyle olan bağları, siyasetin ahlak ve güçle imtihanını gözler önüne seren cinstendi. Langa Fatma: Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Galata ve Langa hattında nam salmış, dönemin kabadayılarına kafa tutan ilk figürlerden. Çanakkaleli Melahat: Lüks Nermin ile hemen hemen aynı dönemlerde (50'ler ve 60'lar) fırtına gibi esen, lüks arabaları, mücevherleri ve yine bürokrasideki "tanıdıklarıyla" bilinen bir başka aktör. Ayşe Nimet ve Matmazel Zurnik: Sektörün kurumsallaşma ve azınlıklar/yerliler arasındaki geçiş dönemlerinin ünlü işletmecileri. Matild Manukyan: İşin sadece "sektör" boyutunda kalmayıp, kazandığı parayı gayrimenkul imparatorluğuna dönüştüren ve vergi rekortmeni olarak bizzat devletten ödül alan en son ve en büyük figür. Bu isimlerin hiçbiri sadece kendi "ticari zekalarıyla" o devasa güç ve dokunulmazlık zırhını kuşanmadılar. Siyasetin ve bürokrasinin kirli işlerini örtbas eden, onlara alan açan veya finansman sağlayan birer enstrüman olarak görüldüler. Ne zaman ki arkalarındaki siyasi irade (Menderes dönemi ve Lüks Nermin örneğinde olduğu gibi) çöktü, devlet o "yolu" anında geri aldı ve onları birer suçlu ya da ibretvesikası olarak kamuoyunun önüne attı. Tarihin bu gölgede kalmış, lüks ve sefaletin, güç ve çöküşün iç içe geçtiği sayfaları, toplumsal hafızanın en sarsıcı parçalarından biridir.
Siyaset
Reklam
Reklam