İstanbul Fethi’nin son günü hakkında
29 Mayıs: gece saat 1:30’da Sultan saldırı emri verir. Şehirde sular üzerinde savunucular savaş konumunu alırken, şehirde halk kiliselere uçuş dua etmektedir. Osmanlı ordusu karadan ve denizden, tekbirler, davul ve nakkare seslerin sağır edici gürültüsüyle harekete geçer. İlk saldırıyı başlıca yayr azablerden oluşan hafif piyade kuvvetleri yapar, düşmanı yıpratır. Onlar çekilince karanlıkta, İshak paşa kumandasında Anadolu askeri saldırıya geçer. Şafak’tan 1 saat önce urba‘nın topu ağaç sper‘de bir Gedik açar . Buradan giren 300 kadar Anadolu askerini savunucular yok eder o zaman Sultan Seçkin kuvvetleri, yeniçerileri harekete geçirir yeniçeriler ok kargı perdesi arkasında sarsılmadan geriye doğru yürürler .
Sayfa 186·Kitabı okudu
Alıntı
“Maçımı mı izledin?” “Maçının son iki dakikasını izledim.” “Formamın içinde çok seksi görünüyordum, değil mi?” “Kendine âşıksın.” “Biri olmak zorunda.” Bu sözlere cevabım hep böyle olurdu.
Sayfa 87
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş; Eşini gâib eyleyen bir kuş Gibi kar Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar... Ey kulûbun sürûd-ı şeydâsı Ey kebûterlerin neşideleri, O baharın bu işte ferdâsı: Kapladı bir derin sükûta yeri Karlar Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar Ey uçarken düşüp ölen kelebek Bir beyaz rîşe-i cenâh-ı melek Gibi kar Seni solgun hadîkalarda arar; Sen açarken çiçekler üstünde Ufacık bir çiçekli yelpaze, Na'şın üstünde şimdi ey mürde Başladı parça parça pervâze Karlar Ki semâdan düşer, düşer ağlar! Uçtunuz, gittiniz siz ey kuşlar; Küçücük, ser-sefîd baykuşlar Gibi kar Sizi dallarda lânelerde arar. Gittiniz, gittiniz siz ey mürgân, Şimdi boş kaldı ser-te-ser yuvalar; Yuvalarda yetim-i bî-efgan! Son kalan mai tüyleri kovalar
Sayfa 84 - Cenap Şahabeddin:
Şiir
Ben affetmekte pek iyi değilim.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Son.. -- İkarus
İçimi coşkuyla doldurabilecek hiçbir şey yok Yeni dünyevi şeylerden hemen bıkılır Daha yükseklere, daha yükseklere, daha istikrarsızlığa Aklın ışınları neden beni yakıyor? Güneşin ihtişamına daha fazla yakınlaştırılırken Aklın ışınları neden beni yok oluşa sürüklüyor? ... Başından beri göklere mi aittim? Öyle değilse eğer, neden Durmaksızın bakışlarımı maviliklere yöneltirken Beni baştan çıkaran gökler Daha daha yükseklere İnsanlar âleminden çok daha yukarılara Beni durmadan çekmişti? Denge sağlam ayarlandığında Uçuş en doğru hesaplandığında Hiçbir delice tuhaflık olmaması gerekirken Daha yükseklere bu çıkma arzusu Neden deliliğe benzer? ... Yoksa Başından beri dünyaya mı aittim? Öyle değilse dünya neden Bu kadar hızla düşmemi istiyor? ... Ufacık bir yakıcı coşku ânı için Ait olduğum dünya düzeni Ve gökyüzünün gizli planı mıydı
Sayfa 87 - Can·Kitabı okudu
Edebiyat
Yalanları daha fazla yalanla örtbas etmeyi bırak.
Sayfa 283·Kitabı okudu
Alıntı