Söze nasıl başlanmalı bilemiyorum.. beni derinden etkileyen ve yaralayan bir kitap oldu kendisi. Okumadan önce güzel olacağını biliyordum fakat bu kadar değil.. Bir solukta okunan sizi alıp götüren enfes bir kitap.
Konusuyla başlayacak olursak:
Martin Eden toplumun işçi sınıfında yer alan, eğitim görmemiş küçüklüğünden beri çalışmak zorunda olan, gemicilikle geçimini sağlayan bir gençtir. Bir gün yaşadığı bir olay sonucu bir burjuva ailesiyle tanışır ve onların kendisinden 3 yaş büyük olan kızına aşık olur. Kendisinin ona layık olmadığını düşündüğünden her açıdan kendisini geliştirmek ister. Kızın da yardımıyla bu yolculuğa başlar.
Biz de bu yolculuğa çıkıyoruz, Martin neler yaşamış, nasıl şeylerle başa çıkmış tüm bunları öğreniyoruz.
Kitap bir otobiyografik bir kitap olmasının yanı sıra kişisel gelişim de bolca içeren bir kitaptır. Yazar bu kitapta kendi yaşadıklarını anlatmış, Martin ve kendisinin hayatını paralelleştirmiştir. Ayrıca kendi savunduğu veya karşı olduğu bazı kavramları da Martin üzerinde yaşatmış ve sonuçlarını bize göstermiştir. Sosyalizm, Bireycilik, Realizm, Evrim, Maddesel Bağlantı ve Varoluşsal kavramları bolca okuyup öğreneceğiniz bir kitaba hazır olun.
Kitabın bir yandan gerçek bir hayatı anlatmasından mıdır (yazarın hayatı -Jack London) yazım dilinden midir ki muhtemelen her ikisinden dolayı da çok içten çok samimiydi kitap. Ayıla bayıla okudum :) Özellikle son sayfalarda deliye döndüm. Hayatımın sonuna kadar unutmayacağım ve üzerinde düşünüp kendim için ders çıkaracağım bir kitap oldu. Düzenli zaman farklarıyla tekrar tekrar okumayı planlıyorum ki her seferinde başka bir açıdan bakıp başka bir şeyler yakalayayım. Bir gün maddi durum el verdiğinde de kitabın tüm basımlarını alıp bir Martin Eden koleksiyonu yapmak istiyorum :) Kendileri bu