Songül

Songül
16 kütüphaneci puanı
377 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Spoiler içerebilir!
Puan vermedi·80 syf.·
2020 29. kitabı
Zweig'ın hikayelerinde genel olarak bir karamsarlık havası olduğunu hissetmişimdir hep. Ancak bu hikayelerde olduğu kadar hiç hissetmemiştim.Bu kitabın ilk basımı 1922 yılında yapılmış.Bu tarihten yola çıkarak sonları hep muhakkak bir ölümle biten bu hikayeler ile intiharı arasından bir bağ kurmaya çalıştım ancak bu çok sığ bir tez oldu.1942 yılında eşi ile intihar ederek yaşamına son veren Zweig,belki de uzun bir süredir intihar etme fikrini aklında taşıyordu ama kendi intiharını gerçekleştirebilmek için birçok kahramanının ince düşünülmüş intiharını önce kafasında kurmuş olmalı diye düşünmüştüm .Bu yalnızca naçizane bir fikir yürütme,belki de ani verilmiş bir kararla kendi hayatına dilediğini zaman son verebileceğini düşünen bir yazarı anlama çabasıdır. Çünkü intihar mektubundaki özgürlük vurgusu beni her zaman çok etkilemiştir ve hiçbir zaman ayrıntılarını bilemeyeceğimiz gizemli bir ölüm ile en az kendisi kadar etkileyici eserler bırakmıştır. Hikayelerindeki yetkinliğe söyleyecek pek bir şey yok zaten bence herkes Zweig okuyabilir ve okudularından hayatına bir pay çıkarabilir.Bu kitabı da tek kitapta 5 öykü okutuyor.Ben her zamanki gibi keyifle merakla okudum, Zweig severlere elbette tavsiye ederim.
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202182bin okunma
Reklam
Spoiler içerebilir!
9/10
·148 syf.·
2020 23. kitabı
H.G.Wells'in bu kitabına benzer konuyu işleyen Geleceğe Dönüş, Terminatör,12 Maymun,Star Trek... gibi bir çok filmden bahsetmek mümkün ama bana kalırsa 1895'te ilk basımı yapılan Zaman Makinesi, birçok film ve kitaba esin kaynağı olma özelliği taşıyor. Hatta aynı adla bir filme de uyarlanmış,onu da izlemek gerekiyor. Kitabın alt mesajlarını incelediğimizde açıkça bir toplum eleştirisi görmek mümkün (ki Wells kendini zaten sosyalist olarak nitelendiriyormuş).Bu mesajlar zaman zaman insanların gelecekteki dönüşümlerini eleştirirken bazen de yazarın kendi dönemine bir göz kırpıyor.Ana karakterin geleceğe yönelik iyimser tahminleri sık sık karşımıza çıkıyor.Aslında bu tahminler hepimizin daha şimdiden kesin bir gözle baktığımız süper- insana dönüşüm teziyle çok benzer.Ama bu kitap bize gelecekle ilgili "Ya insanlar tahmin ettiğimiz kadar zeki veya nitelikli olmazsa?"sorusunu soruyor.Bu sorunun çıkış noktası olan 'insanların işlevsel organlarını daha az kullanmasının sonucu olarak evrimsel süreçte bazı becerilerinin yok olacağı ' fikri hiç de olağanüstü görünmüyor.Kitap bir çok konuda sizi düşünmeye yönlendiriyor ancak açıklayamayacağım bir havada kalmışlık hissi de veriyor.Tabi ki eseri tarihi bağlamında düşünmek ve bilimkurgu ürünü olan bir kitaptan salt bilgi beklentisinde olmadan oluşan merak duygusunu takip etmek gerekiyor.Bu konuya giriş yapmak için öncü bir kitap, okumanızı tavsiye ederim.
Zaman MakinesiH. G. Wells · Kırmızı Kedi Yayınları · 201737,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2020 18. kitabı
Uzun bir zamandan sonra inceleme yazmaya dönüş elbette Yaşar Kemal ile olacaktı :) Bu siteye özellikle 2018 yılından önce kaydolan herkesin garip bir şekilde duygusal bir bağ ile bağlandığını düşünüyorum.Bu sebeple eski niteliğinde(geçen 1k itiraf adlı bir sayfa gördüm:)) bir site olmadığı düşüncesiyle birçok kişi siteyi bırakıp gitti.Hala direnenler var tabi ki... Bende her ne kadar eski halini özlesem bile yine de kullanmaya devam etmek istedim. Kitaba gelecek olursak, Yaşar Kemal'in bu bir çırpıda okunabilen bu eseri,her zaman olduğu gibi güzel betimlemelere yer veriyor ancak diğer kitaplarına oranla daha az olduğunu söylemek mümkün.Kitap birçok noktada insanların yaşayış biçimlerine karıncalar ve filler üzerinden vurgu yapıyor.Bu vurgular hem ana karakteler olan filler ve karıncaların yaşadığı olaylar hem de zaman zaman yaptıkları ''insan'' temalı konuşmalarla ortaya çıkıyor.Yaşar Kemal kitaplarında sık sık zafer ve yenilgiyi peş peşe okutur.Bir an bakarsınız direnen kazanır bir bakarsınız her şey en kötü olabilecek hâlinde.Bu kitap da size sürekli direniş-hezimet duygusu yaşatıyor ve merakınızı canlı tutuyor.Yine de Yaşar Kemal'in mutlu sonları her zaman umut olur :)
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
9/10
·158 syf.·
2018 13. kitabı
Bence Anadolu insanını en iyi tanıyan kişi Yaşar Kemal'dir. Çünkü 1955 yılında yazılan bir eser bugün hala bazı durumları açıklayabilecek nitelikteyse,o zaman yazar kendi insanını çok iyi tanımış demektir. Çukurova...Bire bin veren bereketli topraklar...Belki de büyük lütuf olan bereketi aynı zamanda en büyük lanetiydi.Yazarın her ağa-köylü temasını işlediği kitaplarında bunu görmek mümkün.Her seferinde ağalar daha zengin olurken köylünün daha fakir olduğu bir gerçek var önümüzde.Anadolu'nun salt gerçeği.Ancak şunu da görüyoruz ki bu farkın sebebi yalnızca ağaların gücünde değil aynı zamanda halkın direnmemesinden de kaynaklı.Hatta bazen direnmek bir yana onlar için direnenleri bile arkalarından teneke çalarak gönderecek kadar da acımasız.Teneke de böyle bir roman işte köylü sıtmadan ölmesin diye mücadele verirken,aynı köylülerin arkasından teneke çalarak uğurladığı genç bir kaymakamın romanı. Yalanın geleneği,teşkilatı olduğunu ve doğrunun yalnız olduğunu her satırda görebiliyoruz yeniden.Acı bir şekilde doğruyu savunanların ardından hep tenekeler çalınacağını da anlıyoruz. Çok teneke sesi duyduk.Daha da duyacak gibiyiz.Yine de Yaşar Kemal bize bir umut vermeden bırakmıyor elbette ve diyor ki: "Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz.Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki...Yüz bin yıl su altında,yıkanmış,düzelmiş çakıltaşı gibi."
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
10/10
·620 syf.·
2016 110. kitabı
İnce Memed... Yaşar Kemal'in mecbur adamı.Her kitapta bir öncekinden daha fazla mecbur.İsteyerek eşkıya olmamış, isteyerek devam etmeyen Ince Memed'in ikirciğinin kaynağı;ne jandarma korkusu,ne köylünün tepkisi ne de başka bir şey.Kaynağı,Kemal'in deyişiyle "içindeki kurt".İnce Memed düze inip Seyranla Akdeniz'de portakal kokulu bir ömür yaşamak istiyor ama olmuyor,içindeki kurt buna izin vermiyor. Bu kitapta Memed bir gerçeğin farkına varıyor:İnce Memed ölse bile onun yerine on tane, yüz tane İnce Memed gelir daha önce diğer namlı eşkiyalarda olduğu gibi .Çünkü fukaralar çok, zenginler az.Yine de bu böyle deyip bırakamıyor eşkiyalığı,yapamıyor. 3. kitabında ağaların duygu ve düşüncelerine bolca yer vermiş yazar,yaklaşık 250 sayfa kadar Ince Memed sadece yaydığı korku ile var, bu sayfalardan sonra fiili olarak ortaya çıkıyor.Bence böyle olması güzel olmuş çünkü ilk iki kitapta ağalar yalnızca zulümleriyle ile anılırken burada onların da insan olduğu, hatta bir zamanlar fakir olduklarını görüyoruz.Kurtuluş Savaşı'daki başarıları sonrası çok adaletsiz toprak dağılımlari olduğuna dikkat çekiyor yazar ve bunu muhteşem bir şekilde işliyor. Ve her kitapta olduğu gibi halkın değişken ruh hali...Ben o kısımları okurken gülüyorum çoğu zaman.Aslında trajikomik bir durum var ortada ,o zamanlardan şimdilere neredeyse hiç değişim olmadığının rahatsız edici bir kanıtı bu roman.Son olarak yine Yaşar Kemal'in sözleriyle sizlere diyorum ki:Gün geçirip fırsat vermeden zamana bu seriyi okuyun :)
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,3bin okunma
Reklam