...kadiri mutlak tanrı evreni nasıl istiyorsa öyle başlatmıştı. Diyelim ki öyle, ama bu durumda devamında evrenin tamamen gelişigüzel biçimde gelişmesini de sağlayabilirdi. Bunun yerine evrenin belli yasalar uyarınca oldukça düzenli bir biçimde evrimleşmesini seçtiği görülüyor. Bu yüzden başlangıç durumuna da hükmeden yasalar olduğunu varsaymamız akla uygun görünüyor.
Bu dünyanın iyilikleriyle karşılaştığımızda bile onu yalan ve şüpheli sanıyoruz.
Bize canlılık veren duygularımız, dünyanın karmaşası içinde kaybolup gidiyor.
Expecto Patronum
Serinin daha 3 tane kitabını okumuş olsam da okuduğum her bir kitabı bir öncekine göre daha güzel oluyor. Zaten genel olarak da serinin iki kitaptan sonra gerçek manasıyla güzelleştiğini savunanlar çok fazla olduğu için de bunu bilerek ve bu durumun beklentisiyle seriye başladım ve bu güzel seri bu güzel kitabıyla beklentimi tamamen karşıladı, genelde bu tarz beklentilerle başladığım sağ olsunlar kitaplar çoğunluk olarak beni üzerdi Azkaban Tutsağı ise beklentimin azlığının farkına vardırttı. Nasıl desem kitap bu sefer daha bir gerçekçi ve daha bir olgunlaşmış hissi verdi, birçok ipucu vermiş olmasına rağmen sonlarında ve final kısmında daha olgun daha güzel şekilde şaşırtabildi. Şaşırtmasıyla beraber duygulandırabildi de.
İlk iki kitapta olduğu gibi Rowling yine final zamanı olacak şeylerle ilgili kitabın başından beri okuyucuya ipuçları veriyor, bu sefer ise ilk 2 kitaba göre çok çok daha fazla ipuçları vererek daha doğrusu dikkatli okurun yakalamasını isteyerek final hakkında okuru hem düşünce sahibi yapıp tahminlerde bulunduruyor hem de bunlarla beraber yanıltabiliyor. Cümlemden de anlaşılacağı üzere kurgu bayağı bir katmanlı, yeni karakterler ve unsurların fazlasıyla etken olup detaylandırıldığı ve bunlarla beraber seri ile ilgili yeni birçok şeyi de öğrenebileceğimiz içerikte. Düşünün artık Malfoy’u bile fazla okumayıp yeni unsurların içinde geziniyoruz. Malfoy ve diğerleri kitabın içinde çok fazla aktif olmamasından dolayı sanırım Rowling sayfa sayısını kısa tutmak da istemiş olabilir. Zaten serinin bu kitabından sonra kalan kitaplarında Rownlig’ın sayfa sayısının fazlasıyla arttığını görüyoruz. Sihir dünyasından yeni karakterlerle de tanışıyoruz bu kitapta, hayal gücünün en kuvvetli olduğu tartışmasız benim için “Hızır Otobüs”, Ruh Emiciler