• Gözleriniz madam
    Gözlerinize bakıyorum da
    Sanki bir yangın yeri
    Yüzünüz talan edilmiş bir
    İmparatorluktan kalmış gibi,
    Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına,
    Tüten dumana ve akan kana bakmaksızın
    Aldırmaksızın,
    patlayan bombalara şiir söylüyor gibi
    Aslında aşktır en çetin meydan muharebesi
    Siz koşuştururken lise bahçelerinde
    Dilinizde Goethe'den Yarım yamalak ezberlenmiş iki dize
    Ve deri ceketinize yaslanmış yürürken yağmurda,
    Bir şairdim ben
    Kalbimi büyüten dumanlı odalarda

    Benim kalbim dumanlı odalarda büyüdü madam.
    Yalan yok! yalan asla olmayacak
    Çünkü aşkı üstünüze serpiştirip kaçan o yağmur
    Bir gün sizi de ıslatacak
    Bir gün sizde hüzünle bakacaksınız kalbimin içine
    Orada yenilenmiş bir şarklıyı göreceksiniz
    Biz şarklılar, yani Allah'a inananlar, oruç tutanlar
    Ve asla konuşamayacakları kızlara aşklananlar
    Hep yenildik!
    Farklı mağlubiyetlerden kuruldu bizim tarihimiz
    Diyorum ki vaktiniz varsa bu akşam....
    Bizim yüzümüz kızarır madam söyleyemeyiz
    Biz uzaktan sevmelerde birinciyiz.
    Genç kızlara başlarımızı çevirip bir bakamayız
    Bir bakarsak usulca elimizden kayar
    Ve parçalanır kristal gençliğimiz
    Biz kristal gençleriz madam
    Kolayca tuz buz oluruz...



    -Kemal Sayar
  • Sonsuza Dek Sophie

    Gözleriniz madam
    Gözlerinize bakıyorum da
    Sanki bir yangın yeri
    Yüzünüz talan edilmiş bir
    İmparatorluktan kalma gibi,
    Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına,
    Tüten dumana ve akan kana bakmaksızın
    Aldırmaksızın
    Patlayan bombalara şiir söylüyor gibi
    Aslında aşktır en çetin meydan muharebesi
    Siz koşuştururken lise bahçelerinde
    Dilinizde Ahmet Arif’ten Yarım yamalak ezberlenmiş iki dize
    Deri ceketinize yaslanmış yürürken yağmurda,
    Bir şairdim ben
    Kalbimi büyüten dumanlı odalarda
    Benim kalbim dumanlı odalarda büyüdü madam.
    Yalan yok! yalan asla olmayacak
    Çünkü aşkı üstünüze serpiştirip kaçan o yağmur
    Bir gün sizi de ıslatacak
    Bir gün sizde hüzünle bakacaksınız kalbinizin içine
    Orada bir şarklıyı göreceksiniz
    Biz şarklılar, yani aşıklar
    Ve asla konuşamayacakları kızlara aşklananlar
    Hep yenildik!
    Farklı malubiyetlerden kuruldu bizim tarihimiz
    Diyorum ki… vaktiniz varsa bu akşam
    Bizim yüzümüz kızarır
    Biz uzaktan sevmelerde birinciyiz
    Genç kızlara başlarımızı çevirip bir bakamayız
    Bir bakarsak usulca elimizden kayar
    Ve parçalanır kristal gençliğimiz
    Biz kristal gençleriz madam
    Kolayca tuz buz oluruz
    -Eve gitsem daha iyi
    İyide benim o darmadağın halimi bırakıp nereye,
    Her gece saatlerce alıştırma yapıp da
    Bir tek sevda sözcüğü fısıldayamamanın sıkıntısı
    Aşksızlıktan solan bu cismi terk edip nereye gidiyorsun ?
    Merdivenlerden peşinizden koşup da
    İsminizi haykırmayı size bakarken derinde
    Bir acıyla kıvrandığımı fark etmeden nereye he…
    Bir gün yağmur yağsa
    Sırılsıklam o yağmurda ıslanacak
    Ve elinde tutuğu karanfille
    Gözyaşları,saçlarından sızan yağmurla karışacak
    Onun kapısının önünde duracaktı
    Onun kapısının önünde duracak
    Ve asla zile basmayacaktı
    O kapının önünde saatlerce ağlayacaktı o sırada fonda
    ‘’Senin mavi gözlerinde çalacaktı‘’çalacaktı
    Sonsuza dek Sofya

    ~Kemal Sayar
  • '...
    Siz koşuştururken lise bahçelerinde
    Dilinizde Ahmet Arif’ten yarım yamalak ezberlenmiş iki dize
    Deri ceketinize yaslanmış yürürken yağmurda,
    Bir şairdim ben
    Kalbimi büyüten dumanlı odalarda
    Benim kalbim dumanlı odalarda büyüdü madam.
    Yalan yok! Yalan asla olmayacak
    Çünkü aşkı üstünüze serpiştirip kaçan o yağmur
    Bir gün sizi de ıslatacak
    Bir gün sizde hüzünle bakacaksınız kalbinizin içine
    ...''
  • Sonsuza Dek Sophie


    Gözleriniz madam 

    Gözlerinize bakıyorum da 

    Sanki bir yangın yeri 

    Yüzünüz talan edilmiş bir 

    İmparatorluktan kalmış gibi, 

    Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına, 

    Tüten dumana ve akan kana bakmaksızın 

    Aldırmaksızın, 

    patlayan bombalara şiir söylüyor gibi 

    Aslında aşktır en çetin meydan muharebesi 

    Siz koşuştururken lise bahçelerinde 

    Dilinizde Goethe'den Yarım yamalak ezberlenmiş iki dize 

    Ve deri ceketinize yaslanmış yürürken yağmurda, 

    Bir şairdim ben 

    Kalbimi büyüten dumanlı odalarda 


    Benim kalbim dumanlı odalarda büyüdü madam. 

    Yalan yok! yalan asla olmayacak 

    Çünkü aşkı üstünüze serpiştirip kaçan o yağmur 

    Bir gün sizi de ıslatacak 

    Bir gün sizde hüzünle bakacaksınız kalbimin içine 

    Orada yenilenmiş bir şarklıyı göreceksiniz 

    Biz şarklılar, yani Allah'a inananlar, oruç tutanlar 

    Ve asla konuşamayacakları kızlara aşklananlar 

    Hep yenildik! 

    Farklı mağlubiyetlerden kuruldu bizim tarihimiz 

    Diyorum ki vaktiniz varsa bu akşam.... 

    Bizim yüzümüz kızarır madam söyleyemeyiz 

    Biz uzaktan sevmelerde birinciyiz. 

    Genç kızlara başlarımızı çevirip bir bakamayız 

    Bir bakarsak usulca elimizden kayar 

    Ve parçalanır kristal gençliğimiz 

    Biz kristal gençleriz madam 

    Kolayca tuz buz oluruz 

    -Eve gitsem daha iyi 

    İyide benim o darmadağın halimi bırakıp nereye, 

    Her gece saatlerce alıştırma yapıp da 

    Bir tek sevda sözcüğü fısıldayamamanın sıkıntısı 

    Aşksızlıktan solan bu cismi terk edip nereye gidiyorsun madam ? 

    Merdivenlerden peşinizden koşup da 

    İsminizi haykırmamayı size bakarken derinde 

    Bir acıyla kıvrandığımı fark etmeden nereye ha… 

    Bir gün yağmur yağsa 

    Sırılsıklam o yağmurda ıslanacak 

    Ve elinde sımsıkı tutuğu bir karanfille 

    Gözyaşları,saçlarından sızan yağmurla karışacak 

    Onun kapısının önünde duracaktı 

    Onun kapısının önünde duracak 

    Ve asla zile basmayacaktı 

    O kapının önünde saatlerce ağlayacaktı o sırada fonda 

    ''Senin mavi gözlerinde'' çalacaktı 

    Sophie, Sophie... 

    Heyhat Sophie gidiyordu 

    Mağrur bir prenses gibi şairin kalbinden sürgün edilmişti. 

    Sanki hilafet ilga ediliyordu. 

    Saltanat sefalete mahkum edilmişti. 

    Tarih yeniden yazılıyordu. 

    Sen benim sürgünümsün Sophie. 

    Benim ülkem daplık ve karanlıktır 

    Dağların arasından bana bir yol vardır 

    O yolu yürümek zordur... 



    Sonsuza dek Sophie...


    Kemal Sayar 
  • Gözleriniz madam
    Gözlerinize bakıyorum da
    Sanki bir yangın yeri
    Yüzünüz talan edilmiş bir
    İmparatorluktan kalma gibi,
    Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına,
    Tüten dumana ve akan kana bakmaksızın
    Aldırmaksızın
    Patlayan bombalara şiir söylüyor gibi
    Aslında aşktır en çetin meydan muharebesi
    Siz koşuştururken lise bahçelerinde
    Dilinizde Ahmet Arif’ten Yarım yamalak ezberlenmiş iki dize
    Deri ceketinize yaslanmış yürürken yağmurda,
    Bir şairdim ben
    Kalbimi büyüten dumanlı odalarda
    Benim kalbim dumanlı odalarda büyüdü madam.
    Yalan yok! yalan asla olmayacak
    Çünkü aşkı üstünüze serpiştirip kaçan o yağmur
    Bir gün sizi de ıslatacak
    Bir gün sizde hüzünle bakacaksınız kalbinizin içine
    Orada bir şarklıyı göreceksiniz
    Biz şarklılar, yani aşıklar
    Ve asla konuşamayacakları kızlara aşklananlar
    Hep yenildik!
    Farklı malubiyetlerden kuruldu bizim tarihimiz
    Diyorum ki… vaktiniz varsa bu akşam
    Bizim yüzümüz kızarır
    Biz uzaktan sevmelerde birinciyiz
    Genç kızlara başlarımızı çevirip bir bakamayız
    Bir bakarsak usulca elimizden kayar
    Ve parçalanır kristal gençliğimiz
    Biz kristal gençleriz madam
    Kolayca tuz buz oluruz
    -Eve gitsem daha iyi
    İyide benim o darmadağın halimi bırakıp nereye,
    Her gece saatlerce alıştırma yapıp da
    Bir tek sevda sözcüğü fısıldayamamanın sıkıntısı
    Aşksızlıktan solan bu cismi terk edip nereye gidiyorsun ?
    Merdivenlerden peşinizden koşup da
    İsminizi haykırmayı size bakarken derinde
    Bir acıyla kıvrandığımı fark etmeden nereye he…
    Bir gün yağmur yağsa
    Sırılsıklam o yağmurda ıslanacak
    Ve elinde tutuğu karanfille
    Gözyaşları,saçlarından sızan yağmurla karışacak
    Onun kapısının önünde duracaktı
    Onun kapısının önünde duracak
    Ve asla zile basmayacaktı
    O kapının önünde saatlerce ağlayacaktı o sırada fonda
    ‘’Senin mavi gözlerinde çalacaktı‘’çalacaktı
    Sonsuza dek Sofya
  • Diyorum ki… vaktiniz varsa bu akşam 
    Bizim yüzümüz kızarır 
    Biz uzaktan sevmelerde birinciyiz 
    Genç kızlara başlarımızı çevirip bir bakamayız 
    Bir bakarsak usulca elimizden kayar 
    Ve parçalanır kristal gençliğimiz 
    Biz kristal gençleriz madam 
    Kolayca tuz buz oluruz 
    -Eve gitsem daha iyi 
    İyide benim o darmadağın halimi bırakıp nereye,
    Her gece saatlerce alıştırma yapıp da
    Bir tek sevda sözcüğü fısıldayamamanın sıkıntısı
    Aşksızlıktan solan bu cismi terk edip nereye gidiyorsun? 
    Merdivenlerden peşinizden koşup da
    İsminizi haykırmayı size bakarken derinde
    Bir acıyla kıvrandığımı fark etmeden nereye he…