meursault kitap boyunca olumlu olsumsuz ne teklif edilirse kabul etmiştir.
kaderinin onun önüne getirdiği hiçbir şeye itiraz etmemiştir aslında kabul etmesinin ya da itiraz etmesinin pek bir fark yaratacaığını düşünmez.
nihayetinde tüm seçimler anlamsızdır.
nietzche'nin dediği gibi "amor fati" deyip kaderinin ona sunduğu her şeyi baştan kabullenmiştir.
bunu bilinçli yapar.
hatta çoğu zaman kaderinin karşısına sunduğu seçimlerin son derece kaotik süreçlerden, tesadüfen karşısına çıkması onu hem güldürür hem şaşırtır.
kitabın sonlarına dair meursault'un üç defa reddediği biri şey vardır.
papaz.
aslında bu red ile meursault'un fark etmezlerinin o kadar da fark etmez olmadığını görüyoruz.
çünkü bir yaratıcı fikrine sığınıp kaderine anlam yükleme konusunda kendi kararını vermiştir ve belki de hikayede ilk defa reddetmiştir.
meursault kaderine ve onun getirdiği her şeye sahip çıkmıştır.
kaderini bir yaratıcının inisiyatifine bırakmadan kendi varoluşunun sorumluluğu olarak göğüslemeyi seçmiştir.
anlatının büyüklüğü buradadır.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025136,9bin okunma
algıya dair çok aydınaltıcı kitap ve konu çok güzel ama hayatımda okuduğum en berbat çeviri.
anlamak için eziyet çektiriyor.
bir varyasyon olarak bazı insanlar yığınlar halinde düşünür.