“Bu nüfus patlaması, bu histerik yığınlar, insanlığın esamesinin okunmadığı bu yüzler, hiçbir şeye benzemeyen bu obez bedenler, başı sonu olmayan bu yığın, kimsenin değilmiş gibi görünen bu çocuklar, güneşin altına yayılmış bu tembellik, bu bitkisel ritim, bütün bunlar sömürge sözlüğünün parçasıdır.”
Burası hikâyemizin sonu değil, tam aksine upuzun bir ömre yayılacak olan başlangıcıydı ve ben ailemle bu hayatı yaşamak için sabırsızlanıyordum... -Leyla Emirsoy