Mektuplarda Bir Yaşam
Sonunda kalbimi açıp, gözlerini kapatıp dinlemeyen birine bir insanın içinde ne tür bir dehşetin saklı olabileceğini göstermek bana çok iyi gelirdi. Her zaman ihtiyaç duyduğum yalnızlık aynı zamanda tamamen dayanılmaz. .... ✍️Clarice Lispector 📖Cartas Perto do Coração (Kalbe Yakın Mektuplar) Fernando Sabino' ya yazdığı mektubundan. Fernando Sabino, Brezilya edebiyatının önemli romancı ve öykücülerinden biridir. 1946-1969 yılları arasında 23 yıl boyunca mektuplaşmışlardır. Hem dostu, hem edebi anlamda yol arkadaşı.
Yolun sonunda hem herşey anlam kazanıyor hem de anlamını yitiriyor. Bu yolun ne sonu var ne de başı.Ne anlam ara ne de yol.Sadece yaşa…
Duygu ve Düşünce
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Charlie Chaplin izleyelim!
Selamlar millet! Birlikte bir şeyler yapmayalı uzun zaman oldu, ne dersiniz? Bu yüzden durduk yere prangalar eskitmeyelim diye bu hasrete bir son verip sizi birlikte Charlie Chaplin izlemeye davet ediyorum! Geçen günlerde okuduğum bir edebiyat dergisinde Charlie Chaplin ve onun, dönemine göre oldukça cesur olan Modern Times(1936) ile the Great Dictator(1940) filmlerine yer verilmişti ve ilgimi çekti. O zaman dedim ki neden bunu birlikte izlemeyelim, daha sonra ise malum sınav yaklaştığından biraz ertelemeye karar verdim ve bence artık zamanı geldi 😌 Daha önce çekilmesi sebebiyle ilk olarak Modern Times filmini izleyelim diye düşünüm. Şuraya merakınızı celbetmek amacıyla film hakkında birtakım bilgiler bırakacağım. Diğer filmi ise başka bir iletide ele alacağım. Ve aklımda Chaplin'in biyografisine de bir göz atmak var, o da bir başka iletiye inşallah. Şimdi biraz fikir sahibi olalım. Buyurunuz 🫴🏼 •Film, "kültürel, tarihi veya estetik açıdan önemli" olduğu gerekçesiyle dünyanın en büyük kütüphanesi olan Kongre Kütüphanesi tarafından Ulusal Film Arşivi'nde korunmak üzere seçilen ilk 25 filmden biri olma şerefine nail olmuş. •Filmdeki cesurluğun asıl sebebi ise işlediği konu çünkü 1919 Ekonomik Buhran sonrası insanın "makineleşmesi" ve ilginç(?) bir şekilde de aynı zamanda "koyunlaşması" eleştiriliyor. •Filmde kullanılan hüzünlü tema müziği bizzat Charlie Chaplin tarafından bestelenmiş. Daha sonra ise söz eklenerek "Smile" adını almış ve Joker filminde kullanılmış. Michael Jackson'la özdeşleşen "moonwalk"un tabiri caizse bebeklik adımları da bu filmde atılmış. •1920'lerin sonunda başlayan "sesli sinema" furyası üstünden baskı yapan stüdyolara olabildiğince direnen Chaplin, bu filmde ilk kez sesini kullanmış. Ancak yapılan baskıyı protesto etmek amacıyla
BRONZ SERİSİ TAMAMLANDI
6 kitaplık seriyi sonun da tamamladık. Yazarın final kitabını yakında geleceğini duyunca mayıs ayında seriye başlamıştım. Final de spoi yemeden tamamlamak içinde acele ediyordum. Başardım da. Spoisiz bir şekilde kitabı bitirdim. 📖👍 Final beni memnun etti açıkçası hele günlük kısmı da çok güzeldi. Yazar kurduğu dünya ve karakterleri iyi işlenmişti. Kitap tasarımları kartlar da seride mükemmel bir.şekilde uyuyordu. Bir de finalle beraber boyalı bir set de gelmişti. Malesef önceden serinin 5 kitabına sahip olduğum için alamadım.🤭😅 Kitapda serisinin sonunda keşke isimleri geçen o kartlardan bir koca poster olsa idi demiştim anlamları resimleri ile. Önemliler kutuda bize çıktı gerisi sadece paragraflar duyduk.Yada tüm seri kitaplarında kitap arkasında olsa oda olurdu. Onun dışında güzel bir seri idi. Bronz
1000Kitap
​"Kimseyi kıramam hayatta, kendim paramparça olsam bile. Ama şu dünyada öğrendiğim tek bir şey varsa; o da fedakarlıkların sonunda hep yalnız kalındığıdır." ✍️🏻| Cemal Süreya
Alıntı
Aşk, beş duyunun sınırları içine hapsedilmiş insan zihninin, kuantum frekanslarına geçiş yapabilmesi için tasarlanmış kusursuz bir ezoterik mekanizmadır. Yemek yemek, su içmek bedenin hayatta kalması için ne kadar zorunluysa, beşerî bir aşka tutulmak da ruhun uyanışı için o kadar temel bir ihtiyaçtır. Çünkü o, sistemin içine bilerek bırakılmış tek bir güvenlik açığıdır. "Leylâ'dan Mevlâ'ya varmak" sadece edebî bir metafor değildir. Tamamen nörolojik ve okült bir formüldür. İnsan beyni sonsuz olanı, şekilsiz olanı ve salt enerjiyi doğrudan algılayamaz. Sistem buna izin vermez. Bir bedene giydirmek şarttır. Kabalistik öğretilerde ve antik okültizmde de kural budur: sonsuz ışık ancak sonlu bir aynadan yansıyarak gözlemlenebilir. Leyla, o aynadır. Mecnun, Leyla'nın sûretine tutulduğunda zihnindeki algı filtrelerini kapatmaya başlamıştı. Şehvete bulanmayan o şiddetli çekim, frekansını öyle bir yükseltti ki, bir noktadan sonra aynaya ihtiyacı kalmadı. Dünyevî aşka tutulmadan ilahî aşka ulaşabileceğini sananlar, basamakları tırmanmadan çatıya çıkmaya çalışanlardır. Züleyha, "Yusufum görmeyecekse kimin için süsleneyim" diyerek tüm mücevherlerini dağıttığında, madde dünyasıyla olan bağını kesmişti. Aşk insanın gözünü kör etmez. Tam tersine; beşerî gözü kapatır, kalp gözünü açar. Dışarıda aradığın Yusuf'u eninde sonunda kaybedersin, çünkü o beşerîdir. Yorar, yıpratır ve biter. Ancak o acı bittiğinde, Kenan ilinin senin özünde, kalbinin tam merkezinde durduğunu fark edersin. Bu hakikate erersen, kalbini kilitli tuttuğun o sahte konfor alanında bir saniye bile duramazsın. Aşkı bir duygu sanıyorsun. Değil. Aşk, evrenin senin egonu parçalamak için kullandığı en eski suikast silahıdır. Dünyada herkes aşkı bir birleşme, bir çoğalma sanır. Oysa aşk bizatihi ölümdür. Psikoloji