Hiç olmadığım yerde bırakıyorum aklımı Cezamı çekmiş olmalıyım unutmayarak. Her gidişin sonunda bekleyen ölmek Çünkü mezarlardır insanın unutuşu. Acile Tek Giden
Bazı şeyleri çok düşünüyorum, bazı şeyleri hiç. En çok düşünmem gerekenleri hiç düşünmüyorum genelde. Hata. Beni bu hale bu küçük görünen büyük hatalar getirdi belki de. Küçük kırgınlıklar, küçük hayal kırıklıkları, küçük umutlar. Küçükleri bile öyle küçültti ki beni, hiç bi şeyi büyütmez oldum. Sustum, geçiştirdim, görmezden geldim. En sonunda da görünmez oldum işte.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BAŞARDIM!
Üstümde biriken o tozlanmış, kokuşmuş duyguların yoğunluğundan silkinip kalkmayı başardım sanırım. Okumaya bi başlamak devamını getirmekle sonuçlandı. Aylardır okuyamadığım 2 kitabı bitirip, üçüncüsünde de oldukça ilerlemeyi başardım sonunda!!! Okumaya yeniden başlamak iyi geldi. Mutlu ve dinç hissettirdi.
Duygu ve Düşünce
Ben seni çok sevdim, öyle çok sevdim ki en sonunda ben bittim, sen oldum. Sonra sen de bittin, aşk oldum. Ben sende sevmeyi öğrendim. Bir kusurun vardı, yalnız bir kusurun... Kalp Allâh'ın mülküdür. Sana meyledip atınca senin mi sandın?
Alıntı
Martin Eden romanında, Martin, Ruth ile tanıştığında aralarındaki sınıf farkını "o an Ruth'u kendisinden bir milyon mil uzak hissetti" diye anlatacaktı Jack London. Martin, romanın ilerleyen sayfalarında çok okuyup, çok yazacak ve başarılı bir yazar olacaktı. Bu sefer Martin'in Ruth hakkındaki duyguları şu şekilde yansıtılacaktı yazar tarafından: "Onu gerçekten sevmediğini şimdi anlamıştı. Sevdiği şey Ruth değildi, idealize ettiği, kendi kafasında yarattığı uhrevi bir şeydi; kendi aşk şiirlerinin ışık saçan ruhuydu." Çünkü Martin'in, yine yazarın anlatımıyla, beklentisi şu şekilde anlatılacaktı: “Hayatı boyunca sevgiye hasret kalmıştı, doğası sevgiye açtı. Ama hiçbir zaman sevgiye ulaşamamış, giderek katılaşmıştı.” Sevgiyi arayan insanlar için hiçbir zaman "Özne" önemli değildir; önemli olan "yüklem"in yarattığı tılsımdır. Ve ne acıdır romanın sonunda Martin intihar etmistir. Üstelik sevgiyi de bulamamıştır. Tıpkı Jack London gibi... Biri okyanusun derin sularında; diğeri bir tüfeğin soğuk namlusunda ölümü kucaklamıştır.
Eninde sonunda hep kendimi suçladığım bir evre.