8/10
·208 syf.··
2026 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:29
Alışık olduğumuz o hareketli, bol diyaloglu kitaplardan değil bu roman. Aksine; isimlerin olmadığı, neredeyse hiç diyaloğa yer verilmeyen, aşırı yavaş ilerleyen bir kurgu. Bence metnin asıl etkileyici kısmı da tam burada başlıyor. Bu yavaşlığın ve hareketsizliğin içinde merak unsuru bir an bile eksilmiyor. Bunu yapabilmek, bence bir yazar için gerçekten kıskanılacak bir ustalık. Belirsiz bir zamanda, tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz olaylar sonucu kent merkezinde çatışmalar çıkıyor ve biz bir adamın bu şartlar altında başına gelenleri okuyoruz. Kitap boyunca "Nuh’un Gemisi"ne çok güçlü göndermeler var. Eskiden kurtuluşu simgeleyen o heybetli gemi, günümüzde adeta bir apartman dairesine dönüşmüş durumda. Dönem boyu aldığım Kent Sosyolojisi dersinde öğrendiklerim, romanı okurken zihnimde sürekli yeni kapılar açtı. Çünkü aynı apartman dairesi biri için dışarısının tekinsizliğine karşı son derece korunaklı bir mekanken, diğeri için boğucu bir sıkışmışlık hissine dönüşebiliyor. Yazar hikayeyi hiç süslemeden, adeta bir rapor soğukkanlılığıyla önümüze koyuyor. Romanın sonunda ise o klostrofobik atmosfer beni öyle bir yakaladı ki, ister istemez "Bu tufan hiç bitmez..." dedim. İnsan, dönüp dolaşıp hep o gemide olmayan yere sıkışmaya çalışacak sanki. Benim için harika bir okuma deneyimiydi. Mutlaka okumalısınız.
1000Kitap
Gemide Yer YokÖmer F. Oyal · Yapı Kredi Yayınları · 2019194 okunma
10/10
·270 syf.··
2026 59. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Merhaba kitap dostlarım! Sizlere, kitap okumayı sevmeyenlere sevdirecek ya da kitap okurken yavaşlama sürecine girenleri o süreçten çıkarmak için yardımcı olacak bir kitap ile geldim. Yazarın kalemi ile bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Sade, akıcı, merak uyandırıcı bir dili var. Daha ilk sayfalardan sizi hikayenin içine çekmeyi başarıyor. Vidar zor zamanlardan geçerken tesadüfen eski yazlıklarının telefon numarasını buluyor. Numarayı arıyor ve telefon cevap veriyor. Ses, ölmüş babasının sesi. Bu mümkün olabilir mi? Yetişkin olan sen, geçmişteki çocuk olan senle ile konuşabilir misin? Evet Vidar çocukluğu ile konuşmaya başlıyor. Olay örgüsü bazılarına karışık gelmiş ve tekrara düşen yerlerinin olduğunu söyleyenler de var. Ama ben kitabı şu açıdan çok sevdim. İşlediği konu, verdiği mesaj bence hepimizin hayatının dönüm noktası olan, kritik dönemimiz olan “ çocukluğumuz”un, ileriki yaşamımızı nasıl etkileyeceğinin temelini atıyor. Çocukluğumuzda yaşadığımız en ufak travmatik bir olay dahi ileriki hayatımızın her noktasını çok farklı ve beklemediğimiz şekillerde etkileyebilir. İşte Vidar da çocukluğunda yaşamış olduğu ama hatırlayamadığı hatta hatırlamak istemediği, bilinç arkasına attığı bir olayın etkilerini yaşıyor. Bununla yüzleşmesi gerekiyor. Her sayfasında “merak” inanılmaz diri tutuluyor. Kitabı ben asla elimden bırakmak istemedim. Bırakmak zorunda olduğum anlarda da aklım hep kitapta idi. Ne oldu, ne olacak sürekli düşündüm. Eleştireceğim tek nokta, sonucu daha iyi bağlanabilirdi. Biraz hızlıca bir olaya bağlandı gibi oldu. Sonuna kadar nefessiz okudum, sonunda da bir “vaoooov” demek isterdim. Tabiki yine de kitap genel olarak bence çok çok iyiydi. Alıntılar *İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,516 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sihir Herkes İçindir
Puan vermedi·224 syf.··
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:17
Hepinize günaydın ballarım.Bugün çoğu kişinin yani okuduğunu gördüğüm çoğu kişinin beğenmediği bir kitabın incelemesini yapacağım.Öncelikle bu kitap da eleştireceğim çok şey var.Yani benim gibi insanın bile beğenmediği bazı şeyler oldu.Bunların en önemlisi ile başlıyorum. Benim şuan elimde olan kitap Caraval Holiday Edition ile gelen Spectacular.Bu kitabın yurt dışında zaten iki baskısı var.Birisi benim elimde olarak diğeri de ilk baskı yani kapağında yeşil çizgiler de olan.Bilmiyorsanız yurt dışındaki iki baskıda da karton kapak seçeneği yok.Yani ikisi de exclusive edition dediğimiz ozel baskıyla geliyor.Elimdeki baskıyı anlatacak olursam normal kitap uzunluklarından biraz daha uzun bir baskı,şömizi oldukça kaliteli ve iç kapağı oldukça kalın bir kartondan yapılmış.Sayfaları bizim normal sayfalarımızın üç katı kalınlıkta.Yan baskısı da kırmızıya boyanmış.Turkiye baskısına gelecek olursak ciltli seçeneği yok ve sayfaları oldukça ince.Yani gerçekten de bu kadar ozensiz bir baskı bizlere hiç yakışmıyor.Ozellikle de Dex gibi pahalı bir yayinevinden çıkmışsa.Ayrıca asıl sinirimi bozan nokta Dex'in kapağı satın almayip aynısını yapmaya çalışması.Yani bunu aynı yayinevinden çıkan baska kitaplarda da çok gordum.Kapağı alacak kadar paranız yok desek tüm kitaplarinizi piyasadaki degerinin çok ustunde satiyorsunuz.Bu para nereye gidiyor ya? Dex çoğu okurun bağımlı olmak zorunda olduğu bir yayınevi cunku yurt dışında populer olan çoğu kitap bu yayinevinden çıkıyor.Ama bağımlılığımız ve sevgimiz bu kitapta da gordugunuz gibi husranla sonuclaniyor.Biraz ozenseler eminim çok guzel şeyler çıkacak.Paraya para demiyorsunuz ancak su yaptığınıza bakın. Bu kitap ile ilgili eleştirmek istedigim bir baska şey Tella'nın kişiliğinin biraz karıştırılması.Gerçekten Tella bir kitaba gore
SpectacularStephanie Garber · Flatiron Books · 2024141 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
Kahraman Tazeoğlu & Vazgeçtim "Ayrılık nedir biliyor musun sevgilim: Yaşadığını sanan bir kalbin omuzlarından, Bitmiş bir aşkın naaşının kaldırılması..." "Vazgeçtim..." Ne kadar basit bir cümle gibi görünüyor, değil mi? Peki ama neyden, nasıl ve niçin vazgeçtin? Vazgeçmek; bazen bir terk ediş, bazen bir fedakârlık, bazen kabulleniş, bazen de zorunlu bir ayrılıktır. Söylemesi kolay gibi görünse de içinde sayısız anlam barındırır. Yazar da bu kitabında "Vazgeçtim." derken aslında aşkı uğruna, sevdiği insan için büyük bir fedakârlık yaptığını; en azından öyle düşündüğünü anlatıyor. Ya geride kalan kişi gerçekten ne istiyor? İnsan, susup giderken ve vazgeçerken bunu "iyilik" ya da "fedakârlık" adına yaptığını sansa da, acaba bu davranış sevdiği insana karşı işlenmiş en büyük ihanete dönüşmez mi? Çünkü aşk; omuz omuza mücadele etmek, acısıyla tatlısıyla, hastalıkta ve sağlıkta hayatın her anını birlikte göğüslemek değil midir? Mehmet, Feza ve Koray... Mehmet, karşılıksız aşkını kalbine gömerek Feza'nın mutluluğu için kendinden vazgeçer. Feza ile evlilik hayalleri kuran Koray ise büyük bir yanlış anlaşılma yüzünden, yine onun mutluluğu uğruna aşkını feda eder. Peki, hangisinin vazgeçişi gerçekten doğru? Bu fedakârlıkların ve sessiz gidişlerin tam ortasında kalan Feza şimdi ne yapacak? Bir yanlış kaç doğruyu silecek? Ya da yanlış sanılan o asıl gerçek ne zaman gün yüzüne çıkacak? Uzun zamandır bir aşk romanı okumamıştım. Bu eser ise bana oldukça keyifli bir okuma deneyimi yaşattı. Özellikle kitabın sonunda yer alan şiirler tek kelimeyle harikaydı. Kitapla ve sevgiyle kalın...
VazgeçtimKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20159bin okunma
Puan vermedi
İnsan bazen bir kitabı okumaz, onun içinde kendini bulur. Dinle Küçük Adam da benim için biraz böyle bir kitaptı. Çünkü hepimiz biraz “küçük adamız”. Kendi korkularımızın, alışkanlıklarımızın, suskunluklarımızın içinde yaşayan; çoğu zaman haksızlıklardan şikâyet edip yine de onları büyüten insanlarız. Dinle Küçük Adam, büyük ideolojilerden, siyasetten ya da dünyayı değiştirme hayallerinden önce insanın kendisine dönmesini istiyor. Çünkü dünya, önce insanın içinde bozuluyor. Sonra sokaklara, şehirlere ve ülkelere yayılıyor. Kitabı okurken birçok yerde durup düşündüm. Çünkü yazarın anlattığı “küçük adam”, yalnızca başkaları değildi. Bir yanıyla bendim, bir yanıyla hepimizdik. İnsan, özgürlüğü ister ama özgürlüğün yükünü taşımaktan korkar. Gerçeği aradığını söyler ama çoğu zaman alıştığı yalanlarda yaşamayı tercih eder. Belki de bu yüzden dünyada birçok şey değişir, fakat insanın tuhaflığı hiç değişmez. Bu kitap bir suçlama metni değil. Bir aynadır. O aynaya bakmaya cesaret edenler için rahatsız edici, ama bir o kadar da gerekli bir kitap. Bazen en zor şey, dünyayı anlamak değildir. Kendimizin neye dönüştüğünü fark etmektir. Ve kitabın sonunda insanın aklında tek bir soru kalıyor: Ben gerçekten özgür bir insan mıyım, yoksa sadece alışkanlıklarının içinde yaşayan bir “küçük adam” mıyım?
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Avrupa Yakası Yayınları · 201215,4bin okunma
Puan vermedi
UYSAL KIZ-DOSTOYEVSKİ,88 sayfa Fyodor Dostoyevski’den kısa bir öykü kitabı Uysal Kız .Yazar “ kısa olmasına rağmen bir aya yakın ciddi bir biçimde uğraştım “diyor önsözde. Uysal Kız ,genç karısının intiharından sonra bir rehincinin içine düştüğü vicdan azabını ve evliliklerinin yıkım sürecini anlatır. Kitap, gurur, iletişim kopukluğu, güç savaşı ve pişmanlık temaları üzerine derin bir psikolojik iç hesaplaşmadır. Öykü, bize genç karısının intiharı karşısında büyük bir şaşkınlık yaşayan,kafası karışmış,hata kimde diye kendisiyle öz eleştiri yapan bir adamı anlatıyor.Ama bu öz eleştiri zaman zaman tarafsızlıktan çıkıp neredeyse kendini aklama yoluna gidiyor. Adam, karısının cesedi hala odadaki masanın üzerindeyken, yaşananları kendi kendine itiraf eder gibi, kopuk kopuk ve büyük bir şok içinde anlatır. Öykü karakteri aşırı hastalık kaygısı yaşayan( hipokondriyak) ve kendi kendine konuşan bir tip.Sürekli olan olayları konuşuyor,geçmişe gidiyor,kendi hatalarını görüyor ama en çok da karısını suçluyor bunlara sebep oldu diye.Sonra tekrar pişmanlık içinde kendini suçluyor. Hikaye, 41 yaşındaki eski bir subay olan tefeci ile onun dükkanına eşya rehin bırakmaya gelen 16 yaşındaki yoksul ve kimsesiz bir kızın evliliğini konu alır. Rehinci kızı "kurtardığını" düşünerek onun üzerinde mutlak bir egemenlik kurmak ister. Bunu da fiziksel şiddetle değil, korkunç bir sessizlik ve soğuklukla yapar. Karakter, genç kadının gururunu kırmak, onu kendisine tamamen boyun eğdirmek için evde bir sessizlik savaşı başlatır.Kadının canlılığını, neşesini ve gençliğini bu sessizlikle yavaş yavaş tüketir.Kız başlangıçta gerçekten uysal, saf ve kabullenicidir. Ancak uğradığı psikolojik baskı karşısında tamamen içine kapanır.Kocasına isyan esip bağırıp çağırmak yerine ölümü seçerek
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Doğan Kitap · 202310,9bin okunma