Vâr oluşun temel nedenini öğrenmek isteyenlere ♡
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:15
İnsanın gerçek vâr oluş sebebini tatlı bir hikaye ile anlatmış Tolstoy Sevginin önemini,dayanışmanın verdiği huzuru ... Küçük hikayelerin verdiği büyük anlamlar :) İnsan ne ile yaşar ? sorusu bile merak uyandırıyor. Üç soru var hikayede ; *İnsanın içinde ne vardır? *İnsan ne ile yaşar? *İnsana verilmeyen şey nedir? Bu soruların cevapları kitabımızda. Henüz okumayanlar için keyifli okumalar dilerim ♡
İnsan ve Hayat
İnsan Ne İle Yaşar?Lev Tolstoy · Gözde Kitap · 2005234,5bin okunma
10/10
·200 syf.··
2026 53. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir Evrene dair birçok şeyi öğrendiğimiz bir ciltti o yüzden okurken kendimi çok daha iyi aklımda soru işareti kalmadan evrene adapte olmuş hissediyorum. Gerek İblis Keser birliğinin en yüksek rütbesine sahip avcıları olan Haşira üyeleri ve birliğin kuralları olsun gerekse On İki Kızıl Ayı İblisleri olsun her şeyini gayet güzel bir şekilde okuduğumuz bir ciltti. Animede mangaya kıyasla daha geride kaldım o yüzden mangaya animede de yetişene kadar ara vereceğim ki yine eş zamanlı ilerleyebileyim fakat animeden aldığım zevk maalesef mangasına kıyasla daha güzel çünkü efektlerine BAA YILL DIMM!!! Bu nedenle elimde 12. cilt dahil olmak üzere yalnızca 12'ye kadar var 12. ciltten sonra sadece animeden devam edeceğim animeyi bitirdikten ya da belli bir yere kadar ilerledikten sonra mangadan devam edeceğim.
İnceleme
İblis Keser - 6. CiltKoyoharu Gotouge · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2024426 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·127 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
Kendine Ait Bir Oda’yı 4 yıldır doğum günümde okuyorum. Bunu ilk kez elime aldığımda sadece Virginia Woolf’un kadınlar ve yazmak üzerine yazdığı önemli bir metni okuyacağımı düşünmüştüm. Ama zamanla bu kitap benim için bundan daha kişisel bir yere oturdu. Artık her doğum günümde bu kitabı okumak, yeni yaşıma girmeden önce kendime sorduğum sessiz soruların bir parçası haline geldi. Kendine Ait Bir Oda, roman değil; kadınların edebiyatta, düşünce hayatında ve üretimde neden bu kadar geride bırakıldığını sorgulayan bir metin. Woolf, kadınların sadece yetenek eksikliğinden dolayı görünmez olmadığını anlatıyor. Asıl mesele; eğitimden, paradan, zamandan, özgürlükten ve en basit haliyle yalnız kalabilecekleri bir odadan mahrum bırakılmış olmaları. Kitabın en güçlü tarafı bence tam da burada. Woolf’un “kendine ait bir oda” dediği şey sadece dört duvarlı fiziksel bir yer değil. Bir kadının kendi düşüncesine sahip çıkabildiği, bölünmeden düşünebildiği, başkalarının beklentileri arasında kaybolmadan üretebildiği bir alan. Ben bu kitabı her okuyuşumda bunu biraz daha farklı anlıyorum. İlk okuduğum yıl daha çok kadınların tarih boyunca nasıl geri planda bırakıldığına takılmıştım. Bir sonraki yıl “para” meselesi bana daha çok çarpmıştı. Çünkü Woolf’un anlattığı şey sadece edebi özgürlük değil, çok net bir şekilde ekonomik bağımsızlık da. Sonraki okumalarımda ise kitabın içindeki en büyük meselenin aslında insanın kendi sesine sahip çıkabilmesi olduğunu düşündüm. Bu yüzden doğum günümde okumak bana çok anlamlı geliyor. Çünkü yaş almak sadece bir yılı daha geride bırakmak değil bence. Biraz da insanın kendine dönüp “Bu yıl kendime ne kadar alan açtım?”, “Nerede sustum?”, “Nerede başkalarının beklentilerine göre yaşadım?”, “Kendi sesimi nerede duydum?” diye sorması. Virginia
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Sessiz Hasta
Puan vermedi·309 syf.··
2026 158. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:10
Baştan sona kadar devam eden sürükleyicilik romanın sonuna gelince yerini sorgulamalara bırakıyor. Alice ve Theo'nun gizemli hikayesine tanık oldum. İyi mi ettim , evet İyi ettim. Sürükleyici mi evet kesinlikle sürüklendim. Gel gelelim roman tekniği bakımından Sessiz Hasta beynimde soru işaretleriyle terk etti beni. Kurguda boşluklar var. Sanki roman yazılmış ama olaya daha fazla gizem katabilmek için sonu değiştirilmiş son değişince de başlarda derin çukurlar ortaya çıkmış veya bilinçli bir biçimde yazar okuyucuyu manipüle etmiş, orasını bilemeyeceğim. İç içe geçmiş zaman dilimleri olduğunu en sonda fark ediyorsunuz. Anlatıcı Theo, hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi cinayetin arka planını araştırırken, konuyla ilgili nötr bir tavır takınırken aslında bütün hikayeyi biliyor olması tamamen muamma. Çok uzatmak istemiyorum: Romanı beğendim ama mantık hataları, tesadüfler ve kronolojik belirsizlikler biraz beynimi tekmeledi. Okuyanların tespitlerini de çok merak ediyorum doğrusu. Sevgi ile.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma
İlk Durak: Hafızanın Çizgilerinde Bir Yolculuk ve Unutma Dersleri
Puan vermedi·368 syf.··
2026 3. kitabı
Unutma Dersleri Merhaba, dünyamıza, yani ilk gönderimize hoş geldiniz! Biz, kelimelerin büyüsüne kapılmış, aynı satırlarda kaybolup aynı sayfalarda buluşan iki yakın arkadaşız. Kimliğimiz şimdilik sayfaların arkasında gizli birer sır olarak kalsın ama kalbimiz ve düşüncelerimiz bu blog'da tamamen apaçık olacak. Bir kitap kulübü kurma hayalimizi sonunda gerçeğe dönüştürdük ve ilk ortak durağımız, edebiyatımızın en samimi kalemlerinden Nermin Yıldırım’ın "Unutma Dersleri" romanı oldu. İtiraf edelim; iki admin olarak bu kitapta öyle bir noktada buluştuk ki, sayfalar bittiğinde ikimiz de aynı hissin kıyısına vurmuştuk. Kitap, daha ilk sayfalarından itibaren bizi ana karakterimiz Feribe ile tanıştırıyor. Feribe o kadar içten, o kadar "bizden" yazılmış ki... Okurken onunla dertleştik, ona bazen kızdık, bazen de sarılmak istedik. Kitabın konusunu bilenler hak verecektir; Feribe’nin içine düştüğü durum ve onu MİM’e (Mazi İmha Merkezi) gitmeye zorlayan sebepler, ilk bakışta toplumsal ya da ahlaki çerçevede kabul edilemez veya "hatalı" görünebilir. Fakat yazar o kadar muazzam bir neden-sonuç ilişkisi kurmuş, Feribe’nin alt katmanlarındaki ailevi ve psikolojik çatışmaları öyle naif işlemiş ki, insan yargılamayı bırakıp sadece "anlamaya" başlıyor. Çünkü insanoğlu çiğ süt emmiştir ve bazen sırf güzel olduğu için yanlış bir yolu seçebilir. Romandaki yan karakterlerin her biri ayrı birer renk, ayrı birer gariplik abidesi. Ama içlerinde biri var ki ikimizin de kalbini çaldı: Süheyla. Feribe’nin belki de en çok suçlandığı, en yalnız kaldığı o anda ona uzanan yardım eli o kadar saf ve iyi niyetliydi ki... Okurken birbirimize dönüp "Gerçekten dünyada hâlâ böyle temiz insanlar var mıdır, yoksa sadece kitaplarda mı kaldılar?" diye sorgulamaktan kendimizi alamadık (biraz gülerek,
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:13
Romanın merkezinde yer alan Zehra, disiplinli, sert ve merhametten uzak bir öğretmendir. Hayatını şekillendiren en önemli duygu ise babasına karşı beslediği kırgınlık ve nefrettir. Ancak olaylar ilerledikçe, Zehra’nın bildiğini sandığı gerçeklerin aslında eksik olduğunu gördüm. İşte romanın en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor: Bir insanı anlamadan yargılamanın ne kadar büyük bir hata olabileceğini etkileyici bir şekilde gösteriyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, merhamet kavramının ele alınış biçimi oldu. Günümüzde de çoğu zaman insanların yalnızca görünen taraflarına bakıyor, yaşadıkları mücadeleleri bilmeden hüküm veriyoruz. Zehra’nın yaşadığı değişim, aslında hepimize yöneltilmiş sessiz bir soru gibi: “Bir insanı gerçekten tanıyor muyuz, yoksa yalnızca gördüğümüz kısmını mı biliyoruz?” Reşat Nuri Güntekin’in sade ama etkili anlatımı romanın en büyük artılarından biri. Gereksiz ayrıntılara boğulmadan, karakterlerin iç dünyasını güçlü bir şekilde yansıtabiliyor. Özellikle Zehra’nın yaşadığı iç hesaplaşmalar oldukça gerçekçi ve etkileyiciydi. Romanın son bölümlerinde ortaya çıkan gerçekler ise insanın yüreğinde buruk bir hüzün bırakıyor. Çünkü bazen geç kalınmış bir anlayışın ve söylenememiş sözlerin telafisi olmuyor. Acımak, bana insanların hikâyelerini bilmeden verdiğimiz hükümlerin ne kadar kırılgan olduğunu hatırlattı. Bazen bir insanı affetmekten önce onu anlamak gerekiyor. Ve bazen en büyük pişmanlık, nefret etmeyi sürdürdüğümüz kişinin aslında sevgiyi en çok hak eden kişi olduğunu çok geç fark ediyoruz. Benim için Acımak, yalnızca bir baba-kız hikâyesi değildi. Aynı zamanda empati kurmanın, insanları anlamaya çalışmanın ve kesin yargılardan kaçınmanın önemini anlatan güçlü bir vicdan romanıydı. Kitabı bitirdiğimde Zehra’nın değişiminden çok,
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,7bin okunma