Puan vermedi·272 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:32
Alex Schulman Bence fazla travmatik bir kitaptı. Akışı ve hikayesi güzel. Okurken sıkılmadım. Merak ve sorular silsilesi son sayfaya kadar devam ediyor. Hüzünlüydü. Normalde daha çabuk biterdi ama küçük bebeğim olduğundan dolayı boş vakit bulabilme şansım kısıtlıydı. Normalde max 2 günde sindirerek rahatça okunur. Anne olgusu benim için çok yüksek bir yerde. Annesine aşırı bağlı biri olarak, bu satırları okurken zorlandım. Sanki ben yaşıyormuşum gibi çok zor, çok korkunç bence. Otokontrolünü sağlayamayan insanların çocuk yetiştirme konusunda destek alabilmeleri şart!! Yoksa sorunlu bireyler yetişip bu bozuk psikolojik durumu nesillerce devam ediyor. Ne gerek var ki? Öz eleştiri yap ve kendini bil! Ona göre davran ve ona göre yetiştir. Son olarak; kitabı beğendim,tavsiye ederim.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,112 okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Hal Dünü Bitmez Doğunun 1- Coğrafya kaderdir dedi İbn-i Haldun yalnız yetmedi. Bu sözün yirmi birinci yüzyıl da devamını şöyle yazdım etik ahlakın devamı hal dünü devam ettiren bir bilinç olarak; ✓ Coğrafyanın kader olduğu kadar, o coğrafya üzerinde yaşayanlar da o coğrafyanın kaderidir. Örneğin doğal kaynak zengini ortadoğu coğrafya olarak kader mi? Yoksa doğal kaynaklarını birkaç soyguncuya şahsi çıkara satılarak göz yumanlar bu kan bataklığı coğrafya için nedir? Örneğin Anadolu üzerinde ki planları olan yine ortadoğu bağlantılı soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı batının emellerini gerçekleştirmesine engel Türk yeryüzünün kaderi değil mi? 2- Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer demiş İbn-i Haldun. ✓✓ İşte yeryüzünde bilim ve teknolojiyi bizden çalarak ve kötüye kullanarak gücü ele geçiren barbar batı doğunun kadim etik ahlak anlayışı geçmişini bu çağda kanlı soyguncu doğal kaynak ve yaşam hırsızlığı yaparken yerli işbirlikçileri ile birlikte suçüstü edilerek yakalandı ve etik ahlak anlayışı geçmişi gelecek refah için uyandırdı. 3- İnsanı açlık öldürmez, alıştığı tokluk öldürür dedi İbn-i Haldun. ✓✓✓ Aç bırak, muhtaç et, biat ettir ve karnının gurultusunu unuttur, her yönden fanatik kitleler üret, işbirlikçi olanı besle, olmayanı dışla. Ya benden yana olacaksınız ya da benden yana değilseniz yok olacaksınız anlayışını dayat. İnsanı ilkesizlik ve onursuzluk öldürür. Karın topluluğuna genel yararı şahsi çıkara satan ahlaksızlık o toplumu çürütür. Hiç yabancı gelmiyor değil mi? 4- İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni şeyler atmazsanız kendi kendini örgütür. ✓✓✓✓ On yaşında çocukken yaşadığım bir olay sonrası kendime verdiğim bir söz yönümü, yolumu ve yöntemi çizdi. İnsanlık yararına büyük bir hedefi gerçekleştirmek için ilk
Hayata Dair
Mukaddimeİbn-i Haldun · Gece Kitaplığı · 20231,732 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·328 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:52
Kızıl Nehirler, okuru yalnızca bir cinayet soruşturmasının peşinden sürükleyen bir roman değil; aynı zamanda insan psikolojisinin karanlık noktalarına dokunan, yoğun atmosferiyle etkisi uzun süre devam eden bir eser. Daha ilk sayfalardan itibaren hissedilen gizem, hikâye ilerledikçe yerini giderek artan bir gerilim ve tedirginlik duygusuna bırakıyor. Roman boyunca yaratılan kasvetli ortam, olayların geçtiği yerlerin ürkütücü yapısıyla birleşerek okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Yazar, suç unsurlarını sadece merak duygusunu canlı tutmak için değil, insanın içindeki karanlığı gözler önüne sermek için de kullanıyor. Bu nedenle kitap, sıradan bir polisiye olmaktan çok daha fazlasını sunuyor. Beni en çok etkileyen nokta ise kurgunun ustalıklı şekilde ilerlemesiydi. Her bölüm yeni sorular ortaya çıkarırken cevaplar da okuyucuyu daha büyük bir gizemin içine sürüklüyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen olayların zamanla tek bir noktada buluşması, kitabın heyecanını sürekli yüksek tutuyor. Bu yüzden elimden bırakmakta zorlandığım romanlardan biri oldu. Karakterler mükemmel ya da kusursuz insanlar olarak çizilmemiş. Aksine, geçmişlerinin yükünü taşıyan, hataları ve zaafları olan kişilerden oluşuyorlar. Bu durum hikâyeye gerçekçilik kazandırırken, onların yaşadıkları çatışmaları daha ilgi çekici hâle getiriyor. Grangé’nin anlatımı sert, doğrudan ve etkileyici. Olayların karanlık yönlerini gizlemiyor ya da hafifletmeye çalışmıyor. Bu da romanın yarattığı etkinin daha güçlü hissedilmesini sağlıyor. Kızıl Nehirler, sürükleyici kurgusu, güçlü atmosferi ve şaşırtıcı olay örgüsüyle polisiye sevenlerin uzun süre unutamayacağı kitaplardan biri.
Kızıl NehirlerJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 202417,6bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 01:54
"Gazali'nin İnsan Nasıl Kaybeder? kitabı, insanın dış dünyadan önce kendi içinde nasıl kaybolduğunu anlatan derin bir eser. Kitabı okurken kaybetmenin sadece maddi şeylerle ilgili olmadığını, insanın bilgiyi ahlaktan ayırdığında ve nefsinin peşinden gittiğinde asıl kaybı yaşadığını fark ettim. Bazı bölümler ağır ilerlese de verdiği mesajlar üzerinde durup düşünmeye değer. Bu kitap bana, insanın en büyük mücadelesinin başkalarıyla değil, kendi iç dünyasıyla olduğunu hatırlattı. Okuyup bitirdikten sonra geriye cevaplardan çok sorular bırakıyor ve bence onu değerli yapan da bu." İyi okumalar dilerim...
İnsan Nasıl Kaybeder?İmam Gazali · Destek Yayınları · 2026224 okunma
Kutsal mı dedin?
Puan vermedi·240 syf.··
2026 96. kitabı
Totem ve Tabu, Freud’un bireyin zihninden çıkıp toplumun zihnine bakmaya çalıştığı bir kitap. Bu kez odakta rüyalar, nevrozlar ya da cinsellikten çok dinler, yasaklar, ritüeller ve insan topluluklarının davranışları var. Freud, ilkel kabilelerden yola çıkarak günümüz insanının inançlarını ve toplumsal kurallarını açıklamaya çalışıyor. Cesur bir girişim olduğu kesin. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey Freud’un kurduğu bağlantıların genişliği oldu. Bir kabile ritüelinden başlayıp suçluluk duygusuna, oradan dine, ahlaka ve uygarlığa uzanabiliyor. Bazen bu geçişler oldukça etkileyici. Bir düşüncenin peşinden gidip onu farklı alanlarda sınama çabası kitabı ilgi çekici kılıyor. Ancak aynı noktada bazı soru işaretleri de oluşuyor. Freud’un kimi çıkarımları bana gözlemden çok yorum gibi geldi. Özellikle insanlık tarihinin çok eski dönemlerine dair yaptığı bazı açıklamalar kesinlikten uzak görünmesine rağmen oldukça iddialı bir dille sunuluyor. Bu durum kitabın bazı bölümlerinde bilimsel bir çalışmadan çok, zekice kurulmuş bir düşünce deneyimi okuyormuşum hissi yarattı. Yine de kitabın değeri bence burada yatıyor. Freud sadece insanların ne düşündüğünü değil, neden aynı şeylere inandığını da anlamaya çalışıyor. Kutsal kabul ettiğimiz şeylerin, yasaklarımızın ve korkularımızın kökenini sorguluyor. Üstelik bunu yaparken rahatsız edici sorular sormaktan çekinmiyor. Totem ve Tabu’yu okuduktan sonra Freud’un her iddiasına katılmak zorunda hissetmedim. Hatta bazı bölümlerde ikna olmadım. Fakat kitabı kapattığımda, günlük hayatta doğal ve değişmez kabul ettiğimiz birçok şeyin aslında ne kadar karmaşık temellere dayandığını daha fazla düşünür hâle geldim. Bazı kitaplar cevap verir. Bazıları ise insanın yıllardır cevap olduğunu sandığı şeyleri soruya dönüştürür. Ve yeni
Totem ve TabuSigmund Freud · Say Yayınları · 20167,9bin okunma
Bu finalden sonra nasıl bekleyeceğiz?
10/10
·792 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:04
Demir Alev'i okurken zaman zaman zorlandığımı itiraf etmeliyim. İlk kitabın yarattığı etkiyi tam olarak hissedemediğim için onun hakkında bir inceleme bile yazmadım. Bu yüzden Oniks Fırtına'ya başlarken beklentimi biraz düşürmüştüm. Ama iyi ki öyle yapmışım. Oniks Fırtına'yı bitirdim ve ilk hissettiğim şey şu oldu: "O son neydi öyle?" Serinin ilk kitabında hissettiğim o akıcılığı ikinci de tekrar bulamamıştım ancak bu... Sayfalar ilerledikçe kendimi yeniden Basgiath'ın, ejderhaların ve bitmek bilmeyen tehlikelerin içinde buldum. Olaylar durulmuyor, karakterler sürekli sınanıyor ve her yeni bilgi daha büyük sorular doğuruyor. Bu kitapta en sevdiğim şeylerden biri Andarna oldu. Onunla ilgili her sahne ayrı bir heyecan kattı. Xaden ise yine favorilerimden biri olmayı başardı; güçlü, karmaşık ve her zamanki gibi hikâyenin en merak uyandıran karakterlerinden biri.Rebecca Yarros bu kez yalnızca savaşları ve aksiyonu değil, karakterlerin yüklerini, fedakârlıklarını ve seçimlerinin sonuçlarını da çok iyi işlemiş. Tam bazı taşlar yerine oturuyor derken yeni sırlar ortaya çıkıyor. Ve final... Son sayfalarda yaşananlar beni gerçekten şoke etti. Kitabı kapattım ama zihnim hâlâ o son sahnede takılı kaldı. Şimdi önümde tek bir sorun var: Devam kitabını beklemek heyecan ile son iki kitabını bekliyorum ne zaman çıkacak diye.. Eğer Dördüncü Kanat'ı sevdiyseniz ve serinin büyüsünü yeniden hissetmek istiyorsanız, Oniks Fırtına sizi hayal kırıklığına uğratmayacak. Oniks Fırtına Rebecca Yarros
Fantastik Kurgu
Oniks FırtınaRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20251,605 okunma