Genel olarak insanlar, böylesine bir hükûmetçe yönetilirken çoğunluğu bu yasaları değiştirmek için ikna edene değin, beklemeleri gerektiğini düşünürler. Eğer direnecek olurlar ise, ilacın hastalıktan da kötü olacağı kanaatindedirler. Ancak ilacın hastalıktan da kötü olması, hükûmetin hatasıdır. Onu daha kötü hale getiren hükûmettir. Niçin reformları ön görmek ve onlara arka çıkmak daha az uygun olsun? Neden hükûmet, bilge azınlığın kıymetini bilmiyor? Neden henüz bir acı çekmemişken ağlıyor ve direşiyor? Neden vatandaşlarını, yaptığı hataları belirtmek konusunda tetikte olmaları ve kendi biçtiği rolden öteye gitmeleri hususunda cesaretlendirmiyor? Niçin İsa’yı biteviye çarmıha gerip, Kopernik’i, Luther’i aforoz ediyor ve Washington ve Franklin’i şaki ilan ediyor?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...oy verme yükümlülüğü, acele bir çarenin dışına asla çıkmaz. Doğru olana oy vermek, doğruluk için hiçbir şey yapmamaya denktir hatta. Bu, doğruluğun kazanacağına dair arzunuzu diğer insanlar ile zayıfça paylaşmaktır sadece.
Ne görmek istediğiniz imgedir ne de duymak istediğiniz şarkı. Gözlerinizi kapatsanız da gördüğünüz imge, kulaklarınızı tıkasanız da duyduğunuz şarkıdır güzellik.