Sevmek yaratmaktır bir bakıma. Sevilmekse; yaratılmak.
Demek ki biz seninle birbirimizi yaratıyoruz durmadan. Sen beni yarattıkça güzelsin işte ve ben seni yarattıkça güçlüyüm, daha bir insanım.
Beni sevmeseydin yine bir şey değişmeyecekti benim için.
Sen biraz eksik kalacaktın, biraz sen kaybedecektin. O kadar.
Şimdi insanların en güzeliyiz, en iyisiyiz elbette. Seviyoruz, seviliyoruz.
Doğa yalnızca fiziksel olanı tanır, ahlaki olanı değil. Hatta doğa ile ahlak arasında belirgin bir çatışma vardır. Doğanın yegâne amacı, bireyi, daha doğrusu türü mümkün olan en kusursuz biçimde korumaktır. Oğlancılık her ne kadar bu yönde ayartılmış erkek çocuklarına fiziken zarar verde de bu diğer olasılığın verdiği zarar kadar büyük değildir. Doğa açık ara çok daha büyk bir zarardan, türn bozulmasından, kaçınmak için ehvenişer olanı yeğler, böylece kalıcı ve gitgide büyüyen bir felaketin önüne geçmiş olur.