Puan vermedi·90 syf.··
2026 43. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:29
Oldukça cimri,insanlara karşı en küçük bir iyiliği bulunmayan Scrooge,bir akşam evine gittiğinde eski ortağının hayaletiyle karşılaşır. Hayalet ona üç hayaletin geleceğini ve kalan ömründe onu iyi bir insan yapmak için yönlendireceklerini söyler. Hayaletler sırasıyla geçmişin,şimdinin ve geleceğin noellerinin hayaletleridir. Scrooge’a geçmişi,şimdiyi ve geleceği gösterirler. Şimdiye dek olduğu insanın kaç aileye zarar verdiğini hatta kendi sonunun da ne kadar kötü olacağını seyrettirirler ona. Scrooge,bu üç hayaletin kendisine gösterdiği gelecekten ibret alıp iyi bir insan olur. C.Dickens,yoksulluğu ve yoksulları tanıyan,içinde yaşadığı toplumu yansıtan büyük bir yazar. Harika bir kitap.
Edebiyat
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma
El cordobes
10/10
·364 syf.··
2026 45. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:17
İspanya iç savaşını duymuşluğum vardı sadece okurken allak bullak oldum. Birinci Dünya Savaşı- İspanya İç Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı yılları… İnsan ne kadar kötüleşebilirin cevabını görmeyen toprak parçası kalmış mıdır yeryüzünde? Konumuz İspanya savaşı değil, konumuz arenalarda olabilmek için aç susuz yollar aşan, horlanan, sürgün edilen, ölümle burun buruna gelmiş olan El Cordobes. Biyografiden ziyade anılar toplanmış, sadece El Cordobes’in anları değil onun hayatında acı tatlı izi olan neredeyse herkesin anıları… Kitabın adı daha bir iç acıtıcı Manuel Benitez, doğduğu gün o da bizim gibi aç kalacak diyerek ağlayan ablası Angelita’ya arenaya çıkmadan şunu söyler “ Bugün sana ya bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın.” Kitabın özet cümlesi budur. Mutlaka okuyun…
Yasımı TutacaksınLarry Collins · Payel Yayınları · 1993427 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·74 syf.··
2026 3. kitabı
Bu kitap benim gözümde bireyin ailesi ve dünya ya olan sorumluluklarını gösteren bir eser çalış patrona kazandır çalış ailene para getir ama bunları yapamicak hale geldiğinizde dönüşüm gerçekleşir insanlar size böcekmişsiniz gibi bakar bir böcek bilimci incelediği bu kitapda biz okurların aksine samsa nın bir hamam böceği olmadığını uça bilen bir tür olduğunu söyler bu hale gelen samsa kendini kabulense tüm sorun ve dertlerden uzaklaşabilirdi kafka burada babasının ona yaşattığı yetersizliği dışa vuruyor kendini kabulendirmeye odaklı ama kendini tanımaya odaklansa bu sorunları olmicak bizlerde kafkaya sahip olmicaktık belki
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Puan vermedi·66 syf.··
2026 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:36
Sarı Duvar Kağıdı , ilk bakışta “dinlenme, sinirsel yorgunluk, iyileşme” hikâyesi gibi görünür; ama metnin asıl katmanı, iyileşme adı altında sistematik bir zihinsel çözülmenin nasıl üretildiğini anlatmasıdır. Anlatıcının sesi giderek daralan, içe kapanan ve gerçeklikle bağını ince ince kaybeden bir bilinç akışı üzerinden ilerler. Metnin en başında yer alan yazar notu bu okumanın yönünü belirleyen bir çerçeve kurar. Hikâyeyi bir “delilik anlatısı” olarak değil, yanlış uygulanan bir tedavi anlayışının eleştirisi olarak konumlandırır. Yani daha en baştan mesele bireysel bir zihinsel çöküş değil, bu çöküşü üreten koşullardır. Anlatıcıya uygulanan “dinlenme” ve “hiçbir şey yapmama” dayatması, iyileştirme değil, tam tersine öznenin bastırılmasıdır. Bu yüzden metin, baştan itibaren tıbbi otorite ile bireysel deneyim arasındaki çatışmayı kurar. Hikâyenin merkezinde iki baskı vardır: tıbbi otorite ve patriyarkal kontrol. Kocası aynı zamanda doktor olan anlatıcı, onun “ciddi bir şeyin yok, sadece sinirsel yorgunluk” teşhisine mahkûm edilir. Buradaki kritik nokta şudur: Kadının kendi deneyimi (acı, yorgunluk, huzursuzluk) sürekli geçersiz sayılırken, erkek otoritenin tanımı “gerçeklik” haline gelir. Bu, yalnızca tıbbi bir yanlışlık değil; deneyimin kim tarafından tanımlanabileceğine dair güç ilişkisini gösterir. Anlatıcının tutulduğu oda ve özellikle duvar kâğıdı, hikâyenin en önemli sembolüdür. Başta sadece rahatsız edici, düzensiz ve “anlamsız” görünen desen, zamanla anlatıcının zihninde bir şeye dönüşür. Bu dönüşüm, deliliğin “bir anda kırılma” şeklinde değil, algının yavaş yavaş yeniden örgütlenmesiyle oluştuğunu gösterir. Duvar kâğıdındaki “kadın” figürü aslında anlatıcının bastırılmış halidir: toplumun, evliliğin ve tıbbın içine sıkıştırdığı benliğin dışa vurumu. Metinde sık
İnceleme
Sarı Duvar KağıdıCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 20192,794 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 38. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:35
Beni tanımadı! Bana beyefendi dedi! İşte bana kalan son şey de gitti..." Kitabın en vurucu cümlesi. İdama gitmeden hemen önce kızı ile vedalaşan mahkum, kızı ile görüştüğünde küçük kızı(Marie)onu tanımaz. Hatta Marie babasının öldüğünü söyler. Bir baba için ölmeden önce evladı tarafından zaten ölü bilinmek idamdan daha acı olsa gerek.İdam mahkumu için ölüm korkusundan ziyade artık hiçbir anında yanında olamayacağı, yetim bırakmanın ötesinde idam mahkumunun kızı damgasını miras olarak bırakmak daha ağır gelir. Mahkum neden idama çarptırılır bilinmez ama kitabı okurken bu sorunun cevabı dq önemini yitirir. Çünkü mahkumun duyguları ve yaşadığı trajedi daha da önemli hale gelir.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Euripides /Orestes
Puan vermedi·104 syf.··
2026 33. kitabı
Euripides /Orestes Aiskhylos Antik Yunan trajedisinin babası olarak bilinir. Bahsettiğiniz "Orestes" konusu, onun tiyatro tarihinin en büyük şaheserlerinden biri kabul edilen "Oresteia" üçlemesini (trilogogy) ifade eder. Bu üçleme; Agamemnon, Adak Sunucuları (Choephori) ve Eumenidler (Eumenides) adlı üç oyundan oluşur. İşte bu devasa mitolojik ve hukuki trajedinin devamına Euripides daha modern ve psikolojik bir yaklaşım getirmiştir. oyunu, adeta antik bir trajedi olmaktan çıkarıp modern bir psikolojik gerilim ve politik hiciv halini alır. Euripides, hikayeyi Aykilos’un bıraktığı yerden —yani Orestes’in annesi Klytaimnestra’yı öldürmesinden tam 6 gün sonrasından— başlatır. Orestes, babası Agamemnon’un annesi Clytemnestra ve sevgilisi Aegisthus tarafından öldürülmesinin intikamını almak için annesini öldürür. Ancak oyun, bu cinayetten sonraki günlerde geçer. Apollo, Orestes’e babası Agamemnon’un intikamını almasını emreder. Orestes, gereğini yapar , annesini öldürdüğü için vicdan azabı çekmekte ve Erinysler (intikam tanrıçaları) tarafından takip edildiğine inanmaktadır , Halk meclisi onu ölüm cezasına çarptırmak ister. Kız kardeşi Electra ve sadık dostu Pylades ona destek olur. Halk orestes ve Electrayı dışlar lanetler toplumsal linçe uğratır Çaresiz kalan Orestes ve Pylades, Menelaos’tan yardım isterler; fakat bekledikleri desteği göremezler. Bunun üzerine daha radikal bir plan yaparlar: Menelaos’un kızı Hermione’yi rehin alırlar ve Helen’i ( Truva savaşının nedeni , aynı zamanda orestes ve Electranın teyzesidir) öldürmeye kalkışırlar. Acaba başarır mı ? :) Apollon orestese intikam almasını söyler Kehanet tanrısı olarak, eğer bu görevi yerine getirmezse ağır cezalar göreceğini söyler. Bu nedenle Orestes bir ikilem içinde kalır: * Bir yandan babasının
OrestesEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021546 okunma