“Seni seviyorum” cümlesi, bu kadar ucuz olmamalı,
Oysa ne yazık ki, en kolay söylenen söz artık bu…
Peki, gerçekten sevenle, yalnızca kendi hevesi için seviyor görüneni nasıl ayırt etmeli?
Söyle bana kalp kırıklıklarım…
Aziz Augustinus'un "Göz bir vicdan organıdır." sözü, görme eyleminin yalnızca biyolojik bir işlevinin olmadığını ortaya koyar. Bu söz, tanık olunan haksızlıklara karşı ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurgular. Seyirci kalmanın insanın kendi vicdanında yarattığı etkiyi çok derin şekilde özetlemektedir.
Gözün ahlaki bir organ olması şu anlamları taşır:
1) Sorumluluk: Tanık olduğumuz acılar, eşitsizlikler veya haksızlıklar karşısında sessiz kalmak, o kötülüğe ortak olmak anlamına gelir.
2) Duyarlılık: Görüneni idrak etmek, kalbin ve vicdanın harekete geçmesini gerektirir.
3) Etki: Müdahale edilmeyen her olumsuzluk, insanın kendi iç dünyasında onarılamaz bir eksilmeye veya çürümeye yol açar.
Ahlaklı olmak, sadece kurallara uymakla olmaz. Neyi görüp neye ses çıkardığımız da ahlakla ilgilidir. Velhasıl görüp de müdahale etmediğimiz veya edemediğimiz her olay ve durum vicdanımızdan kopmuş bir parçadır.
Değerli okuyucular! İnsan, adil değil. Herkes işine ve hesabına geldiği şekilde davranıyor. Duygusal yaklaşımlar, insanı ön yargılı davranmaya itiyor. Başkasında kusur olduğuna inananlar, kendilerini kusursuz zannediyor. Başkasını kolayca eleştirenler, kendisini hiç kimsenin eleştirmesini istemiyor. Keşke hayat adil olsaydı.
Doğru söz eğri kulağa ağır gelir
Çünkü hakikatı kabul etmeye gönlü yoktur
"Der şair "....
Öyle bir devirdeyiz ki
Dürüst yalancıdan özür diliyor eğri oturan
Dik duranı eleştiriyor haklı susuyor haksız
Sırıtıyor...❤️🩹