Puan vermedi·400 syf.··
2026 15. kitabı
Alegorik eserlere hep hayranlık duymuşumdur ama bu kitap bambaşka Hüsnü Aşktan beridir okuduğum en güzel kitap olabilir. Hikayesi basit simurga ulaşmak isteyen bir grup kuş Hüdhüd liderliğinde yola çıkmak isterler ama daha yolun başında hatta yola çıkmadan yolun zorluğuna meşgalesine katlanmak istemeyen kuşlar bahaneler bulmaya başlar gelmek istemezler. Kuş tasavvufta hatta halk edebiyatında bile ruhu temsil ediyor can kafeste durmaz uçar dünya bir han konan göçer... misali ruh edebiyatta kuşa benzetilir ki kitapta bahsi geçen kuşlar da aslında insanların ruhlarını temsil ediyor . Bülbül dünyevi aşka bağlanmış ruh , papağan tutsaklığı kabullenen ruh , Tavus Allahı değil cenneti mükafatı arzulayan ruh , keklik altın mücevher düşkünü ruh, hüma şanslı ve kibirli ruh, saka aciz ruh.... gibi . Aslında kuşlar dünyaya gelmiş ama geliş amacından uzaklaşmış ruhları temsil ediyor... Sonra yola çıkmayı göze alan kuşlarla Hüdhüd yola çıkar ama bu yol zor bir yoldur 7 zorlayıcı vadiyi geçmeleri gerekir ki bu vadiler 1) Talep vadisi 2) Aşk vadisi 3) Marifet vadisi 4) istiğna vadisi 5) Tevhid vadisi 6) Hayret vadisi 7) Fakr ve Fena vadisidir . Bu vadiler bol bol güzel hisseler alabileceğiniz kıssalarla anlatılıyor . Anlatım harika ötesi neyse derken yola devam eden 30 kuş vadileri geçiyor ve Simurga ulaşıyorlar ama o da ne kendilerinden başka bir şey yok (Si murg aynı zamanda 30 kuş demekmiş/ F. Attar burda söz oyunu yapmış Nefsini bilen Rabbini bilir misali ) Tam bir tasavvuf klasiği mutlaka okuyun
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,3bin okunma
İlk ama son değil..
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:22
Doğan hoca, bizim aile kitaplığımızda hep yer edinse de hiç fırsat olup da onun kitaplarından birisini okuyabilme fırsatı edinememiştim. Belki de onları okuyup algılayabilecek yeterli olgunluğa ve kapasiteye ulaşamadığım için. Mış Gibi Yetişkinler bu nedenle benim rahmetli hocamızdan okuduğum ilk kitabı. Ve yine bu nedenle bir anda Timur ve Yakup hoca karakterlerinin içine, sohbetlerine dahil olunca bir dumura uğradım. Ancak öğrendim ki aslında bu iki başrol karakter Doğan hocanın "Gerçek Özgürlük" kitabında da yer ediniyor. Yakup hoca ve Timur'un sohbetleri bütün kitabı oluşturuyor diyebiliriz. Şöyle ki Timur, Hatice teyzesinin evinde bir süreliğine kalmakta. Hatice teyzesi, eşi Recep Bey, ergenlik çağına yeni giren kızları Ayla ve yedi yaşındaki oğulları Erol ile beraber yaşıyor. Timur öncesinde zaten Hatice teyzesinin ve Recep eniştesinin kendi aralarındaki ve çocukları ile olan iletişimdeki sorunları gözlemliyor. Ancak bir gün teyzesi oğlunu yok yere dövdüğü zaman bütün bu gözlemlerini paylaşmak için hocası Yakup'a gidiyor. İkisi arasındaki sohbetler bu şekilde başlıyor. Ve ilk kavramı öğreniyoruz: Yetişkin Çocuklar. Yetişkin çocuk, bedenen geliştiği halde duygusal olarak gelişemeyen insanları ifade ediyor. Ve bu çocuk kalmış insanların hayatlarını, yaşam örüntülerini, aile sistemlerini, toplumla ve aile içindeki sistemlerini, ikili ilişkilerini Timur Bey'in ailesi üzerinden konuşuyorlar. Sonrasında ise çoğalıyorlar. Hatice teyzenin yeğeni de katılıyor onlara, yani Leman Hanım. Leman Hanım'da Eskişehir'den İstanbul'a gelmiş. Çünkü 8 ay önce evlendiği eşi ile bazı sorunlar yaşıyorlar. Eşinin evlenmeden önceki haline oranla çok değiştiğini, kendisine ve ailesine karşı olumsuz söz ve davranışlarda bulunduğunu anlatıyor. O da bu sohbetlerde kendisini anlatıyor ve
1000Kitap
'Mış Gibi' YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20253,258 okunma
Reklam
KİTAP ÖZETİ VE YORUMUDUR
9/10
·352 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:58
İlk kitabın sonunda vurulan yüzbaşı, kadın karakterin büyük çabaları sayesinde hayatta kalır ve Rusya'ya götürülür. Ancak uyandıktan sonra yaşadığı ihanet hissi nedeniyle kadın karakteri kendisinden uzaklaştırır. Zamanla aralarındaki buzlar erir ve ilişkileri her zamankinden daha güçlü bir hâl alır. Kadın karakter artık intikam arzusundan çok sevdiği adama odaklanmaya başlar. Bu sırada yüzbaşı, gücü ele geçirmek için güçlü bir ailenin kızıyla evleneceğine dair bir plan yürütmektedir. Kadın karakter bunu öğrendiğinde büyük bir yıkım yaşasa da yüzbaşı bunun yalnızca bir oyun olduğunu açıklar. Sevdiği kadını kaybetmek istemeyen yüzbaşı beklenmedik bir şekilde onunla evlenir ve güvenliği için altı ay boyunca gizli bir yerde yaşamasını ister. Her hafta onu ziyaret ederek birlikte geleceklerini kuracaklarına söz verir. Kadın karakter sonunda mutluluğu bulduğunu düşünürken hayatı yeniden altüst olur. Öldüğünü sandığı abisi ortaya çıkar ve yüzbaşının onu kandırdığını, evliliklerinin sahte olduğunu söyler. Dahası, yüzbaşının başka biriyle evlendiğini gösteren bir fotoğraf sunar. Kadın karakter buna inanmak istemese de tam kaçmaya çalıştıkları sırada saklandığı ev patlatılır. Bu olay, yüzbaşının onu öldürmeye çalıştığı düşüncesine kapılmasına neden olur ve hikâye büyük bir ihanet hissiyle sona erer. Benim yorumum: Bu kitapta aksiyon ikinci planda kalırken duygusal çatışmalar daha ön plana çıktı. Özellikle yüzbaşının vurulmasından sonra yaşanan kırgınlıklar ve sonrasında yeniden yakınlaşmaları hoşuma gitti. Evlilik sahnesi serinin en mutlu anlarından biriydi ve karakterlerin birbirlerine olan bağlılığını daha net gösterdi. Ancak kitabın sonunda gelen fotoğraf, abinin ortaya çıkışı ve evin patlaması tüm mutluluğu bir anda yok etti. Bu son, üçüncü kitaba geçmek istememe neden
Canavarımın YalanlarıRina Kent · Ren Kitap · 2025239 okunma
Bahçıvan ve Ölüm - Georgi Gospodinov
Puan vermedi·208 syf.··
2026 27. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm, ağır bir hastalıkla mücadele eden babasına veda etmeye çalışan bir oğlun; anılar, özlem ve sevgi eşliğinde çıktığı içsel yolculuğu anlatıyor. Bahçıvanlık, kitap boyunca yalnızca bir meslek değil, hayatın ve ölümün döngüsünü simgeleyen güçlü bir metafora dönüşüyor. Bir yandan yaklaşan ayrılığın hüznü hissedilirken, diğer yandan geçmişe duyulan sevgi ve minnet satırlara siniyor. Kitabı, okuyan kişilerin gözyaşlarına hâkim olamadığını ve çok duygulandığını söylemesi üzerine merak edip okudum. Beni en çok etkileyen şey, yalnızca bir babaya veda hikâyesi olması değil, satırlarda kendi aile sıcaklığımızı bulmam oldu. Yazar babasından bahsederken sanki kayınpederimi, çocukluğundan ve kendisinden söz ederken de eşimi okuyormuş gibi hissettim. Gelenekleri, aile bağları ve günlük yaşamın içtenliği bizim topraklarımızdaki yaşamla şaşırtıcı derecede benzerdi. Benim için bu kitap herkes gibi gözyaşlarıyla değil, daha çok sıcak bir tebessüm ve iç huzuruyla okunan bir eser oldu. Yazarın dili o kadar samimi ve güçlü ki, kendinizi bir yabancının hikâyesini değil, kendi ailenizden birinin anılarını dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Hüzünle yaşam sevincini aynı sayfalarda buluşturabilen, unutulmayacak bir anlatı. Müthiş bir eser, müthiş bir anlatım. #bahçıvanveölüm #georgigospodinov #kitap #books
Alıntı
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
O, güzeller güzeli Perihan'ın kara kuru kızı Peri. İsmine yakışacak bir Peri Masalı mevcut değil bu eserde. Çünkü Perihan'ın güzelliğinden nasibini alamadığı ve annesine göre halası Nazlı'ya benzeyen Peri, yıllarca annesinin gözüne girmek için çırpınıp durur. Ancak ne yaparsa yapsın Perihan için Peri, görmek istemediği bir manzara gibidir. Dağ gibi yakışılıklı esmer kocasının ve kendi güzelliğinin birleşimi bembeyaz tenli güzeller güzeli bebeğini esmer tenli olarak gördüğü ilk andan itibaren Peri'nin masalı çoktan siyahlara boyanmıştı. "Adım gibi eminim ki çirkin olmak yoktur. Çirkin hissetmek vardır.Sen istediğin kadar güzel ol. O hissi içinde taşıyorsan başkalarının sana güzel demesi farketmez." Peri ise çocukluğundan beri annesi gibi güzel olamadığının farkında, sevgiye muhtaç, annesinin gönlünü hoş etmek için elinden geleni yapmaya çalışarak büyürken annesi titiz diye evini tertemiz tutmak, annesinden bir güzel söz duymak için her şeyini vermeye hazır günleri ve yılları geçirirken sığındığı tek şey renklerin gizemidir. Resim yapmak onun dünyasının en önemli parçasıyken yeteneği ilk önce ilkokul hocası tarafından fark ediliyor. Resim yaparak yaşama kendince tutunmaya çalışırken hayatının yolunda olmadığını anlaması ise yıllar sonra resim öğretmenine yaşadıklarını anlatması başlayacaktır. Bu adımı yirmi yedi yaşına girdiğinde kendisinin hazırladığı "Çirkin Kadınlar için Hayatta Kalma Rehberi" ile bambaşka bir sürece doğru evrilirken kendi ruhu ve bedenini yeniden keşfedecektir. "Bir patron ne kadar yetenekli olursa olsun iyi bir ekip kurmazsa şirketi batırır. Yaşamak da aynen öyle bir ekip işidir. Ekibini iyi kurarsan iyi yaşarsın, kuramazsan yaşamayı ne kadar iyi bildiğinin bir önemi yok." Peri'nin iyileşme yolculuğunu Ceren Ceran'ın mizahı yüksek kalemi ile
Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma RehberiCeren Ceran · Masa Kitap · 2024497 okunma
7/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:20
Karaya ayak basması yasaklanmış, şu üzerinde yaşamak zorunda olan bir halk düşünün. Bunlar Alaha. Sadece senede bir kez pazara gidebilmeleri söz konusu. Karada yaşayan Kenta halkı ile alışveriş yapıyorlar ve bu karaya çıkışları bile kurallara bağlı. Bir grup iyi eğitilmiş Alaha genci bu hakkı alabilmiş. Büyük bir şans. Bu şans belki de ellerine ömürlerinin bir kez geçecek. Kimsesiz olarak büyüyen Brynn, okyanusla çevrili Alaha'da muhafız adayı olarak büyür. En yakın arkadaşları Komutan Wren'in oğlu Kai ve Messer ile pazar yerine gidecek şanslı kişilerden. Fakat b burada Brynn'ın başı Kenta'lı bir asker olanan Acker ile belaya girer ve arkalarında büyük bir karmaşa bırakarak oradan kaçarlar. Hikaye ise bundan sonra başlar. Sırlar, gizlenen kimlikler,oyun içinde oyunlar. Son kelimesine kadar soluksuz okuyacağınız büyük bir macera. Her ne kadar çok ayrıntı vermese de güzel bir evren kurgusu. Belli yeteneklere sahip insanlar. Düşman halklar. Kaçma, kovalamaca. Yavaştan filizlenen duygular. Herşey çok güzel. Ta ki son iki bölüme kadar. O son, bir çok kişinin büyük ters köşe dediği şey büyük bir mantık hatası değil de nedir? Bu da kitapta anlatılan herşeyi bir anda alt üst ediyor. Biz bir yalanı mi okuduk diye düşünüyorum. Yazar hangi mantıkla olayları buraya bağladı bilmiyorum ama birçok senaryo aklımda. Bu yüzden de ikinci kitabı merak ediyorum. Kitabı son sayfalarına kadar bir solukta okudum. Kurgulanan evreni sevdim. Deniz üzerinde ağaçlarda ki evlerinde yaşayan halk fikrine de bayıldım. Fakat üzerine düşündükçe buram buram klişe koktuğunu anlıyorsunuz. Klişelere karşı değilim. Bu türde çok okuduysanız artık bu kaçınılmaz. Güzel yazılmış o ayrı bir konu. Çok akıcı bu da yadsınamaz. Fakat kitabın kapağını kapadığınızda havada kalan çok şey var. Ve o sonda ki olay.
Metal BükücüRachel Schneider · Juno Kitap · 202650 okunma
Reklam
Reklam