Okumak bizim için ne çilecilik ne de hayatını çalışma masası başında geçirmek anlamına geliyor. Ayrıca böyle bir şey olası mıdır? Biz eğitim sayesinde özgürlüğümüz için, haklarımız için mücadelenin içine, yaşamın içine daha yeni giriyoruz. Bir kadın üniversite eğitimine başladığında sadece kafasıyla, zekâsıyla değil, tüm istemiyle, tüm insanlığıyla kendini veriyor. Sadece bilgi edinmekle kalmıyor, yaşamdaki zihinsel devinimde de küçük bir pay sahibi oluyor. Siz bilimden sadece yaşlılar için, yaşamdan kopuk insanlar için uygun bir meşguliyetmiş gibi söz ediyorsunuz. Ama belki de sadece erkeklere böyle hissettiriyordur. Kadınlar arasındaysa bilim genç, güçlü ve dinç olanlara çekici geliyor!
Sayfa 11·Kitabı okudu
Ebû Hüreyre [radıyallahu anh] der ki: Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurdu: "Üç huy vardır ki onlar kimde olursa, her ne kadar oruç da tutsa namaz da kılsa, müslüman olduğunu sansa da o münafıktır. Bunlar şunlardır: • Konuştuğunda yalan söyler. • Söz verdiğinde sözünde durmaz. • Emanet edildiğinde hıyanet eder."
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Özgür olmayan bir toplumda, herhangi bir çıkarın peşinden koşmak hiç kimse için söz konusu değildir; yavaş ve genel bir mahvoluştan başka hiçbir şey mümkün değildir.
Alıntı
Son bir söz. Kendini tanımak "dıştan içe" sessiz bir yolculuktur.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Faysal'ın Arap isyanı 5 Haziran 1916'da başladı ve bir efsaneye dönüşmesine rağmen, Hicaz dışındaki Araplar üzerinde çok az bir etki bıraktı. Cemal 1915'te Mısırlıların genel bir isyana kalkışacağını beklemiş, İngilizler de 1916'da sultanın Arap tebaası arasında bir isyan çıkmasını ummuşlardı. İkisi de gerçekleşmedi. Osmanlı ordusundaki Arap milliyetçi askerlerin Faysal'ın ordusuna katılması söz konusu oldu, ancak, nüfusun geri kalanının onların adına başlatılan bu isyanı nasıl karşıladığına dair pek fazla görünür işaret yoktu. Hisleri ne olursa olsun, şehirdeki nüfus sessiz kaldı. Bu kısmen Cemal'in Arap yetkililerin ve erlerin çoğunu Dördüncü Ordu'dan Gelibolu ve Rusya cephesinde görevlendirmek için transfer etme politikasından kaynaklanmış olabilir. Onların yerine muhtemelen daha sadık Türk birlikleri koydu. Ayrıca Cemal Paşa binden fazla Suriyeli ileri gelenin Anadolu'ya sürülmesini emretti.⁵⁴ Elbette, sansür rejimi Suriye'de çok güçlüydü ve isyancıların halk tarafından desteklenmesi için çok az imkân vardı. Şehirlerin dışında, Trans-Ürdün bölgesindeki bazı kabileler Osmanlı davasına sadık kalırken, Arabistan'daki İbn Suud hanesine sadık olan kabileler tarafsız kaldı. Irak'ta İngilizlere karşı zaten savaşmakta olan Bedeviler de eklendiğinde, sultanın yönetiminin devamı için İngilizlere karşı savaşan Araplar, onun devrilmesi için savaşanlardan daha fazla idi ve bu tahmin seçim özgürlüğü olmayan binlerce askeri içermiyor.
Sayfa 237·Kitabı okudu
"Sözüm ağzında kaldı Kime ne söylersen söyle Benden başlayacak cümlen."
Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu