Selim

Selim
@soz14
26 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Garip adam Ali..
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 16:43
İlk kez içindeki tüm şiirlerini okuduğum şiir kitabı unvanı ile kitaplığımdaki yerini aldı ‘ Alengirli Şiirler ‘.. Gerçi bu kitaba şiir kitabı demek çok doğru oldu mu bilemedim. Çünkü kitabın tamamına baktığınız zaman bir Ali Lidar hikayesi ile karşılaşıyorsunuz. Bu hikayede beni kendine çeken bir çok yaşanmışlık, en derine kadar hissetmiş olduğum samimi cümleler bulmam kitabın ve yazarın cazibesini arttırdı bende. Yine de Ali Lidar garip adam vesselam. Bazı cümlelerinde onu çok sevip yakın bulsam da kendime , bazı tavırlarında yer alan serserilik veya berduşluk kendisini fazlası ile antipatik bulmama da sebep oldu..Bir de Türkçe kullanımına önem vermeyişi biraz gözümü tırmaladı. İmla hataları değil kesinlikle bunlar. Sonunda tren garında dağılmış bir adamın imla umursamazlıkları sadece.. Gerçi bir şiirinde bu duruma ‘ imlayı boş ver ‘ diyerek bana gerekli cevabı da vermeyi ihmal etmemiş :) Benim gibi şiir kitabı okuma yeteneği olmayanlara bir yerden başlamak amacı ile tavsiyem olsun bu kitap.. Kitabı bana cazip kılan ve dikkatimi çekmeyi sağlayan arkadaşıma da burdan tekrar teşekkürlerimi sunuyorum..Şimdi sıra ‘ Aslında Herkes Haklı ‘ da.. Bekle Ali Lidar ! Daha tanışacağımız çok cümlen var :)
Şiir
Alengirli ŞiirlerAli Lidar · İthaki Yayınları · 20155,6bin okunma
Reklam
İlk incelemenin günahı olmaz :)
10/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2020 23:25
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Çok romantik film tadında , elinizden bıraktığınızda ne olduğunu aşırı merak edeceğiniz felsefik yaklaşımların ve güzel açıklamaların olduğu etkileyici bir kitap gerçekten. Dili o kadar sade ve akıcı olmasına rağmen anlattıkları öyle derin ki bir nefes alıp sindirerek okumak daha çok keyif verdi diyebilirim. Yazarın, hemen hemen herkesin yaşadığı, hissettiği, düşündüğü ortak duyguları kelimelere bu kadar güzel dökmüş olması da kitabı okurken ‘ yok artık ya , cidden bende de bu oldu, vay be ‘ gibi tebessümlü tepkilerime neden oldu. Aşık olan adamın herşeyi enine boyuna düşünmesi, bu düşünceleri paranoya seviyesine çıkarması , herşeye bir anlam yüklemesi , kimsenin dikkat etmediği bir şeyin onun için çok anlamlı olması , şüphelenmesi ama yine de toz konduramaması vs gibi bütün duygular yirmi dört bölümde anlatılabilecek en güzel şekilde anlatılmış detayları ile. Yalnız yirmi dördüncü bölüm olan aşk dersleri kısmına bir eleştirim olacak. ‘ Resmen benim yaşadıklarım bunlar, ben de anlatabilseydim böyle yazardım ‘ dedirten yirmi üç bölüm sonrasında o son bölüm bu hissi vermedi. ‘Ah be Alain de Botton oldu mu şimdi bu aşkın üstüne ‘ dedirtti bana açıkçası . Öyle sanıyorum gerçeklerle yüzleşince olması gereken final budur belki de bilemedim. Son olarak Alain de Botton’a tavsiyemdir ; bu aşk Chloe’nin ağzından da yazılmalı . İnsan Botton’un yorumladığından ziyade Chloe’nin gerçekte neler hissettiğini merak etmiyor değil doğrusu.
İlişkiler
Aşk ÜzerineAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20202,083 okunma