İlk kez içindeki tüm şiirlerini okuduğum şiir kitabı unvanı ile kitaplığımdaki yerini aldı ‘ Alengirli Şiirler ‘.. Gerçi bu kitaba şiir kitabı demek çok doğru oldu mu bilemedim. Çünkü kitabın tamamına baktığınız zaman bir Ali Lidar hikayesi ile karşılaşıyorsunuz. Bu hikayede beni kendine çeken bir çok yaşanmışlık, en derine kadar hissetmiş olduğum samimi cümleler bulmam kitabın ve yazarın cazibesini arttırdı bende. Yine de Ali Lidar garip adam vesselam. Bazı cümlelerinde onu çok sevip yakın bulsam da kendime , bazı tavırlarında yer alan serserilik veya berduşluk kendisini fazlası ile antipatik bulmama da sebep oldu..Bir de Türkçe kullanımına önem vermeyişi biraz gözümü tırmaladı. İmla hataları değil kesinlikle bunlar. Sonunda tren garında dağılmış bir adamın imla umursamazlıkları sadece.. Gerçi bir şiirinde bu duruma ‘ imlayı boş ver ‘ diyerek bana gerekli cevabı da vermeyi ihmal etmemiş :)
Benim gibi şiir kitabı okuma yeteneği olmayanlara bir yerden başlamak amacı ile tavsiyem olsun bu kitap.. Kitabı bana cazip kılan ve dikkatimi çekmeyi sağlayan arkadaşıma da burdan tekrar teşekkürlerimi sunuyorum..Şimdi sıra ‘ Aslında Herkes Haklı ‘ da.. Bekle Ali Lidar ! Daha tanışacağımız çok cümlen var :)
bir ara yüzün sızsa araya
peşinden kalbin, sahi
senin büyük bir kalbin var
herkese üzülmeye yeter
benimki ikimizin bile üstesinden gelemez
içinden çürümüş bir ağaç kadar asilim
kendine faydası yok
gölgesi herkese yeter..
Yaptığımız suçlamaların ağırlığı ve saçmalığı , birbirimizden nefret ettiğimiz için değil, birbirimizi fazlasıyla seviyor olmamızdan kaynaklanıyordu - ya da az basit bir deyişle, birbirimizi bu kadar sevmekten nefret ediyorduk.
... ve biz, hakikatte hep eskisi gibi birbirini arayan, isteyen, birbirinin huzurundan her zaman daha memnun ve zengin olarak dönen iki candan arkadaştık..
Fesat bir şeydi belki aşk ama en azından özgündü. Resmi dünyada karşılaştığımiz hoş olmayan olaylara gülebilmek için birlikte kurduğumuz dünyaya koşuyorduk.