Puan vermedi
Soner Yalçın kimdir diye Soracak olursanız, Mesleğini ve bu meslekteki yeteneğini Belki de en iyi şekilde Kullanan bir kimsedir diyebilirim. Kitabın ilk sayfalarında ( önsöz kısmındaki ) Montaigne'ye ait söz ise Soner Bey'in artık daha gözü kara Bir kimse olmaya karar verdiğinin Benim açımdan en büyük göstergesidir. Ve yine aynı sayfada Tevrat'taki Âdem ve Havva'nın Cennetten kovuluş anlatıları üzerinden, Onlar sorumluluk almadılar Ve birbirlerini suçladılar, ( Yaratıcı'ya ithafen ) Bizler, bizi nasıl yarattıysan öyleyiz deyip Suçu Yaratıcı'ya atmak Kitabın önsözündeki mantık kurgusuna Ters düşmektedir. Şayet sizin ya da Kitabın editörlüğünü yapan beyefendi Ya da hanımefendinin gözünden Kaçmış bir şey ise bir şey diyemem. Ama bile isteye ve düşünülerek Kitabın ilk sayfalarına konulduysa Bu kitap daha ilk sayfadan Kendisiyle çelişiyor demektir.
1000Kitap
TağutSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2024395 okunma
Üzülerek söylüyorum ki, bu kitap yarısında bıraktığım nadir eserlerden biri oldu. Erasmus'un 'Deliliğe Övgü' adlı eseri, hiciv türünün önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kitapta Delilik kişileştirilerek bir karakter haline getiriliyor ve eser boyunca kendisini öven bir anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor. Deliliğin kendi üstünlüklerini ve önemini anlattığı bu konuşmalar aracılığıyla dönemin din adamları, filozofları, yöneticileri ve toplumun çeşitli kesimleri eleştiriliyor. Bununla birlikte, eserle ilgili beni rahatsız eden bazı noktalar oldu. Bunların başında kadınlara yönelik ifadeler geliyor. Günümüz okuru açısından bu ifadeler oldukça aşağılayıcı görünüyor. Örneğin bir bölümde, kadının bilgi sahibi olmaya çalışması bir ineğin dağa tırmanmayı öğrenmesine benzetiliyor. Bir başka yerde ise kadınların hayattaki en büyük beklentisinin erkeklerin hoşuna gitmek olduğu ima ediliyor. Eserin 16. yüzyılda yazılmış olması ve dönemin toplumsal anlayışını yansıtması elbette göz önünde bulundurulabilir; ancak bu durum, söz konusu ifadelerin okuma deneyimimi olumsuz etkilemesini engellemedi. Kitapla ilgili zorlandığım bir diğer nokta ise mitolojik göndermelerin yoğunluğu oldu. Eserde sık sık mitolojiden örnekler veriliyor. Mitolojiye hâkim olmayan bir okurun, anlatılmak istenen bazı noktaları tam olarak kavramakta zorlanacağını düşünüyorum. Üstelik bu göndermelerin önemli bir kısmı dipnotlar ya da açıklamalarla yeterince desteklenmemiş. Bu da metni takip etmeyi benim açımdan daha güç hale getirdi. Tüm bunların sonucunda, edebiyat tarihindeki önemini kabul etmekle birlikte Deliliğe Övgü benim için keyifli bir okuma deneyimi olmadı ve kitabı yarıda bırakma kararı aldım.
Edebiyat
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·272 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:01
Alex Schulman, Malma İstasyonu’nda hayran kaldığım o döngüsel ve melankolik tarzını 17 Haziran’da da sürdürüyor. Kitap, tüm hikayeyi derin bir sözün etrafında şekillendiriyor; hayatı o söze göre anlatıp, o can alıcı lafı en sonunda karşımıza çıkarıyor. Taşların yerine oturduğu ve adını romana veren "17 Haziran" bölümü ise kitabın kesinlikle en vurucu, en sarsıcı yeri. Genel olarak çok başarılı ve etkileyici bir yüzleşme hikayesi olsa da benim favorim hâlâ kurgusu ve bıraktığı o derin hisle Malma İstasyonu. Yine de Schulman tarzını sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir roman.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,517 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:38
"Direnmek yaratmaktır" düşüncesiyle yol alırım bu düşüncemin felsefi zeminde ifade edilişinin konu alan bir kitabin varlığından haberdar olunca okumak istedim. Bana dayatılan ya da kaderin karşıma çıkardığı her ne varsa yenilmek ,pes etmek yerine direnmeyi secenlerdenim. Sabretmenin tepkisiz ve etkisiz kalmak degil diri kalarak dayanabilmek oldugunu düşünürüm. Kendi duruşumu yaşama yansıtmanın yolu direnmektir. Böylece hayata kendi dokunuşu mu yapmış olurum. 22 Haziran 1919 da Amasya Genelgesinde yer alan “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” M. K. Atatürk Bu söz benim yol göstericim olmuştu. Beni ayakta tutacak olan benim azim ve kararlılığımdı. Dayanıklılık başlangıçta aklıma gelmeyen yeni ufuklar açılmasına da neden olduğunu gözlemledim yolculugumda. Bunun bana hediyesi ne? diye sorarım köşeye sıkıştığımda Kitaba gelirsek; Kitabın Arka Kapaktan bir bölüm aktarmak istedim. "Son on, yirmi yıldır dünyada kapitalizme karşı alttan alta gelişen saldırı hareketini "küreselleşme-karşıtlığı"yla ifade etmek ya da bununla sınırlamak yeterince açıklayıcı olamamaktadır. Direnmek, Yaratmaktır’da filozof Miguel Benasayag ile gazeteci Florence Aubenas, çeşitli örneklerden yola çıkarak bu hareketin özgün bir analizini sunuyorlar. Filozof Gilles Deleuze de "Yaratmak direnmektir" diyerek sanat ve felsefe ile otoriteye ve tekdüzeliğe karşı en güçlü direniş biçimi olduğunu vurgulamış. "Bir kadın, 'Beni içine kapattığınız rolde baktığımda sistemi berrak bir şekilde görüyorum, ' dediğinde; yana doğru bir adım atmış olur. Onun söylemi tümelleşir . Tekilligine rağmen ya da daha dogrusu bu tekillik sayesinde, tüm insanlığın içinde yansıdığı bir ayna haline gelir.. .... 'Sizin durumunuzu bir yana koyalım, dünyanın bütünü için ne düşünüyorsunuz?'
Direnmek YaratmaktırFlorence Aubenas · Versus Yayınları · 20075 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
İliklerime kadar yaşadığım bir kitap oldu. Geçmişime gittim, yaşadığım duyguları dejavunun ötesinde yeniden çok güzel bir şekilde hissettim. Bu kez daha olgun bir kadın olarak daha farklı düşünerek o duyguları hissetmek bana çok iyi geldi. Bunu sağlayan yazarımız Birim Hanım'a bir kez daha teşekkür ediyorum. Kitabın devamı gelecek bir seri olmasına ayrıca sevindim. Benim için yeri ayrı olacak bir kitaptı artık serinin yeri ayrı olacak. Sare için bir şarkı sözü o anki soruya cevap olabiliyor ve Mehmet ile aşkı Grup Gündoğarken'in "Ben Hep Senin Yanındayım" şarkısı ile başlıyor. Ve bu aşk güzel bir aileye dönüşmüştü ki Mehmet yol çantasına -mor battaniye- yi de alıyor. Ardından "Haklısın." cevabı. Sonrası beyaz ceset torbası. Kaza mı, cinayet mi? Sare'nin kafasını karıştıran, aklına yatmayan noktalar ve tanımadığı insanlar var karşısında. Sonrasında yardım alınan bir öğretmen, bir medyum, bir dedektif ve bir avukat. Olayların arkasında, arkasına bakılamayacak kadar büyük (!)ler var. Sare'nin ise Mehmet'ten kalan bir oğlu ve Mehmet ile bir kızı. "Sare, aşk, cinayet/kaza, dava, çocuklar ne olacak?" "Mehmet gerçekten Sare'ye "Ben hep senin yanındayım." mı diyor? sorularının cevapları için kitabı okumak yeterli mi? Belki de seriyi tamamlamak. Ben de merakla bekleyeceğim. Yazmaya devam edecektim. Durmayacaktım. Bunu onun için yapacaktım, geride kalan herkes için yapacaktım. Ve yeniden, parmaklarım tuşların üzerinde dans etmeye başlarken bir ses kulağıma fısıldadı: ölümsüzlüğü merak ediyor musun? Ölümü benim için büyük bir yıkım olsa da bu ölümlü ve iki yüzlü dünyada saf ve gerçek aşkı bana yaşatmış olmasından ötürü ona sonsuza dek minnettar kalacağımı biliyordum.
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202616 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 14. kitabı
*Yay Burcu Kadını* 22 Kasım - 21 Aralık Ateş grubu + Jüpiter yönetiyor. Yani özgür ruhlu, maceracı, felsefik. Sınır tanımaz. *Karakter özellikleri:* - *Özgür ve maceracı*: Kafa kafese sığmaz. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak, yeni fikirler öğrenmek ister. "Dur" demek ona işkence. - *Dürüst ve dobradır*: Filtre yok. Aklından ne geçiyorsa ağzından o çıkar. Kırmayı amaçlamaz ama lafı dolandırmaz da. - *İyimser ve enerjik*: Bardağı hep dolu tarafından görür. Etrafına pozitif enerji saçar. Umutsuzluk ona göre değil. - *Bilgiye aç*: Felsefe, seyahat, farklı kültürler, astroloji... Öğrenmeye doymaz. Zeki ve meraklıdır. - *Bağımsızdır*: İlişkide de, hayatta da "seninle olmak istiyorum çünkü ihtiyacım var" demez. "Seninle olmak istiyorum çünkü keyifli" der. *Aşkta nasıl?* Flörtöz ve eğlenceli. Monotonluktan kaçar. Yanında gülen, seyahat eden, özgürlük alanına saygı duyan biri ister. Kıskançlık yapmaz, boğulmayı sevmez. "Gel birlikte dünyayı gezelim" diyen erkeğe bayılır. *Zayıf noktası ne?* Sabırsızlık + sözünde durmama. Çok heyecanlanıp söz verir ama sonra sıkılabilir. Takıntı yapmaz, çabuk unutur. Bazen düşünmeden konuştuğu için insanları kırabilir. Koç ateşle başlatır, Aslan ateşle parlar, Yay ise ateşle dünyayı dolaşır Sen Yay mısın, yoksa Yay bir kadını mı çözmeye çalışıyorsun?
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,7bin okunma