Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:32
Toplumun kadını erkeği genci yaşlısı büyük bir dönüşüm geçirdiğim Vahyin İlmek ilmek Müslüman şahsiyetini inşa ettiği yıllarda yaşayan ve Allah resulüne sahabi olma nimetine nail olan Rahman'ın kadın kulları... Günümüzde /Dönemin sözde bütün idoal'larını dış cephede bıraktıracak ve biz hanımlara asıl, asil örnek ve öğüt olacak Sahabe Hanımlarla tanışmak isteyenlere muhabbetle tavsiye edilir.
Rahman'ın Kadın KullarıFatma Bayraktar Karahan · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2019340 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:05
Distopyaların atası sayılan,1984 ve Cesur Yeni Dünya’ya ilham veren Yevgeni Zamyatin’in Biz romanı... Okurken zaman zaman çok zorlandım ve sıkıldım.Eğer Cesur Yeni Dünya gibi akıcı,canlı bir dünya tasviri bekliyorsanız benim gibi biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.Yazar bizi dışarıdan izlediğimiz hareketli bir evrene değil,ana karakter D-503’ün boğucu günlüğüne hapsediyor.Karakterin sürekli kendi içine dönen iç sesi ve sayıklamaları arasında bazen gerçekten daraldım.Tasvirler o kadar azdı ki atmosferi gözümde canlandırmakta zorlandım. İnsanların isim yerine numaralardan ibaret olduğu, herkesin robot gibi yaşadığı camdan bir dünya burası. En tepede de "Velinimet" adında mutlak bir lider var. Devletin iddiası ise net: "Son devrimi yaptık,kusursuz düzeni kurduk."İşte tam bu noktada,kitabın alıntısı her şeyi özetliyor:"Bana son sayıyı söyleyebilir misin? Sayıların sonu yoktur.O halde nasıl son bir devrimden bahsedebilirsin?" Fakat bana göre kitabın asıl anlatmak istediği her şey, bütün o felsefe tamamen Sonsözde gizliydi. Yazar her şeyin sabitlendiği bir sistemin artık canlı olmadığını, öldüğünü söylüyor.Düzen ve güvenlik uğruna duygulardan, hayal gücünden vazgeçersek (kitaptaki o korkunç Büyük Ameliyat gibi) robottan farkımız kalmaz. İnsanı insan yapan şey hataları ve içindeki o öngörülemeyen enerjidir.Kitabın bütün ağırlığı o son sözde toplanmıştı sanki. Bir de düşünmeden edemiyorum; bu distopya ve bilim kurgu yazarlarına gerçekten ayrı bir saygım var. Müthiş bir öngörüleri var! Zamyatin bu kitabı 1920 yılında yazdı.Ama yüz yıl öncesinden bugünün şeffaf,her şeyin ortada olduğu dünyasını, insanların birer dataya ve numaraya dönüşeceğini resmen bilmiş.Geleceği bu kadar isabetli tahmin edebilmeleri gerçekten inanılmaz.(Bu konuda kafamda farklı teoriler var hiç o
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1/10
·456 syf.·
2026 2. kitabı
SPOİLER! Hayatım boyunca okuduğum en kötü kitap. Yazılmış olmak için yazılmış gibi. John'un babası geçmişte seri katilmiş ve sadece bunu biliyoruz. Yaptığı şeyleri bilmiyoruz, John'un travmalarını bilmiyoruz. Sürekli olarak bahsedilen bir gerçek suç belgeseli var ama onun hakkında da bir şey bilmiyoruz. 450 sayfa boyunca "babam gibi olmak istemiyorum" diyor ama bunun haricinde bir şey demiyor. Neden baban gibi olmak istemiyorsun? Bana bunu açıkla. Kanlı videolar çekip bunu etkileyici bulan birisinin katil olmak istemiyorum demesi hiç de samimi değil. İki karakteri de bu fetişe sahip olacak ciddi travmaları vardı ama bunların hepsi sözde kalıyordu. İlk 200-250 sayfa yine konuyla alakalıydı. Maskeli adam ve onu bulmaya çalışan kız. Sonrası sadece kitap uzasın diye yazılmış gibiydi. Bir anda katil oldular, o cesetten kurtuldular falan filan. Genel olarak çok kötü bir kitaptı. Normalde bir kitaba "çok kötü" demek beni rahatsız eder ama bu kitaba daha uygun bir tanım bulamıyorum.
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025565 okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kitap, Hasan Sabbahin dini öğretilerle fedailerinin beyinlerini nasıl yıkadığını anlatıyor. Nizamülmülk suikasti öncesi fedailere haşhaş verilerek Fedailer, Hasan Sabbahin eğittiği hurilerle süslenmiş cennet bahçelerine sokuluyorlar. Böylece Sabbahin gerçekten de elinde cennetin anahtarını tutan bir peygamber olduğuna inanıyorlar.. Eser aslında sözde dünya düzeni için dinlerin kullandığı yöntemleri ağır bir şekilde eleştiriyor. Ve kitabın en çarpıcı noktalarından birisi; erkekler askeri bir eğitimle yüceltilirken kadınlar fedailerin cennete kavuşacağı inancını pekiştirmek için huri olarak yetiştiriliyor. Yani kadınlar bu inancın bir fantezisi bir nesnesidir:) Cenneti hak eden erkeklere bir ödül olarak sunulurlar. Kitabı okuyunca Hasan Sabbahin korkulan bir suikastciden çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor. O inancı bir hedef değil hedefe giden bir araç olarak kullanan ilk insanlardan biriydi belki de. Ve bunu o kadar detaylı ve soğukkanlı bir şekilde yaptı ki insan bugün bile hayret ediyor. Kitabı lisede falan okumuştum ama hala çoğu detay aklımda yani dili anlatimi baya sağlam. Herkes okuyabilir bence
Düşünce
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma
Puan vermedi·517 syf.·
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ben benim. Ve kendi beğenilerimi insanların ortak yargılarına tabi kılmayacağım. Martin, yoksul ve eğitimsiz bir denizciyken kendini geliştirmeye çalışır. Toplum tarafından kabul görmek için büyük emek verir. Ancak zamanla insanların düşüncelerinin ve beğenilerinin sandığı kadar değerli olmadığını fark eder. Bu sözde Martin şunu savunur: Kendi kimliğini başkalarının onayına göre şekillendirmeyecektir. Çoğunluğun doğru kabul ettiği şeyler her zaman doğru değildir. İnsan, kendi aklı ve vicdanıyla karar vermelidir. Romanın trajedisi ise burada başlar. Martin önce toplumun kabulünü ister, sonra o kabulü elde eder; fakat bu kez de insanların onu gerçekten anlamadığını görür. Yani aradığı şey şöhret değil, anlam ve samimiyettir. Bu nedenle söz sadece bir özgüven ifadesi değil, aynı zamanda toplumun yüzeyselliğine karşı bir başkaldırıdır. Jack London'ın bireycilik anlayışını en net yansıtan cümlelerden biridir.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
10/10
·176 syf.··
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:12
Bu kitap beni resmen ikiye böldü, bir yandan büyüledi bir yandan kafamı allak bullak etti, ama yazmadan duramadım. (İncelemem ucundan azıcık spoiler içeriyor, uyarıyorum…) Şunu en baştan söyleyeyim, Vişnenin Cinsiyeti tarif etmesi zor kitaplardan. Ne tam roman, ne masal kitabı, ne de oturup akıcı akıcı okuduğun klasik bir "şey". 17. yüzyıl Londra'sında geçiyor sözde -iç savaş, kralın idamı, veba- ama Winterson bu tarihsel taslağı masal, fantezi ve felsefeyle öyle bir örtüyor ki kitap hiçbir zaman gerçekten 17. yüzyıla "ait" olmuyor. Daha çok zamanın, bedenin ve kimliğin sınırlarında gezen bir hayal gücü güzellemesi çıktı önüme. Kitapta iki ses var, Winterson bunları bilerek birbirinin tam zıttı gibi kurmuş ve sonra o zıtlığı usulca bulandırmış. Köpekli Kadın... işte bu karakter beni fena yaptı. Devasa, çirkin, şiddet dolu, toplumun kıyısına itilmiş bir "canavar". Bir fili sektirebilecek ağırlıkta, dişlerini söktüğü adamları çuvala dolduran, sevgiyi bilen ama nasıl ifade edeceğini bilemeyen bir kadın. Ama dikkat etmemiz gereken şey bence şu, Winterson onu canavar yapıp bir kenara atmıyor, tam tersine onun sesi kitabın en komik, en sahici, en sarsıcı sesi. Bedeni "kadın nasıl olmalı" beklentilerine o kadar uymuyor ki, kadınlığın aslında doğal bir şey değil, dayatılan bir ölçü olduğunu resmen bedeniyle ispatlıyor. Onun grotesk bedeni başlı başına bir başkaldırı bence. Bir de Jordan var, bulup evlat edindiği çocuk. Hayalperest, ufka ve "bulunmayan" şeylere aşık biri. Gerçek yolculuklar da yapıyor ama asıl yolculukları içsel ve hayali. Ve burada Winterson'ın asıl numarası şu: dev bir kadın ve kırılgan, romantik bir erkek. Cinsiyet rollerini öyle bir tersine çeviriyor ki… Başlığın sırrını çözdüğüm an ise kitap bende bambaşka bir yere oturdu. En çok atlanan ama bence en
Vişnenin CinsiyetiJeanette Winterson · Kafka Kitap Yayınları · 20232,198 okunma