Bahçeye derin bir sessizlik hâkim şimdi.
Tek işitilen, sevgilinin sinesine atılırcasına terasın taraçalarına kavuşan parıltılı dalgaların tekdüze ritmi.
O sırada adam sessizce, neredeyse kendisiyle konuşur gibi, "Peki ya aşk?" diyor.
Kadın onu duyuyor. Hafif bir tebessüm dolaşıyor dudaklarında.
"Dünyaya açılırken beraberinizde taşıdığınız tüm ilkelerinize hâlâ sadık olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Her biri olduğu gibi, hasar görmeksizin hâlâ sizinle mi, yoksa bazıları öldüler, soldular mı? Yoksa sonunda onları göğsünüzden kaba kuvvetle söktüler ve dünyevi hedeflere yetişen faytonların binlerce tekeri altında parçalanmak üzere at pisliğinin içine mi attılar? Yoksa hâlâ hepsine sahip çıkıyor musunuz?"