GİZLİNİN GİZLİSİNİ BİLEN HEP HAKLI ÇIKAR...
900 Katlı İnsan'ı yıllar önce okumuştum. Beğenmiştim. Mustafa Merter Hoca'ya eserinin ismini ilham edense Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleridir: "Aziz dost! Sen tek bir kişi değilsin. Bir âlemsin! Derin ve çok büyük bir denizsin. Ey insan-ı kâmil! O muazzam varlığın belki dokuz yüz kattır; dibi, kıyısı olmayan bir denizdir. Yüzlerce âlem o denize gark olup gitmiştir! Bu konuyu anlatmak uyanıklığın da uykunun da elinde değildir. Zaten bu dünya ne uyanıklık ne de uyku yeridir!" Mevzu "insanın katları" olunca aklım ister istemez Tâhâ Sûresi'ne gidiyor. 7. âyette geçen bir ifadeyi hatırlıyorum. Kısa bir meali şöyledir: "O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir!" İşte Mevlana Celaleddin Hazretlerinin mezkûr sözünden bu âyete de bakıyorum. Ferman-ı ilahînin fıtratımızdaki bir yana işaret ettiğini tefekkür ediyorum. Nedir? İnsan tek kattan ibaret değildir. Cümle latifelerinin ifade-i meram ettikleri bir meclistir. Bu meclisin dışarıya aksettirdiği karar bir de çıksa içeride nice nice "al-ver"ler olmaktadır. Ve Alîm-i Mutlak olan Rabbimiz de bize, bu âyet-i celile ile, "içeride olanlardan haberdar olduğunu" beyân buyurmaktadır. Zira, o sadece Rab değildir, Rabbü'l-Alemîn'dir. Hiçbir âlem onun bilişinden saklanamaz. İster büyüklüğüne, ister küçüklüğüne, ister tasannusuna sığınsın. __Yalnız şuur-şuuraltı düzleminde ele almayalım bunu lütfen. Fazlası da var. Ki kitabında Mustafa Hoca sarhoşluğunda bambaşka bir karaktere dönüşen insanların dahi bu sırrın parçası olduğunu söylüyor. Yâni sarhoşluk onları dönüştürmüyor. İçlerindeki başka bir katı ortaya çıkarıyor. Tıpkı Split filminde olduğu gibi. Doğru çağrıyla içeride varolanlardan birisi yüzeye çıkıyordu. İrâde bu çağrının aracı oluyordu. Mâlûm: Karşılaştığımız insanlar dahi bizdeki farklı katları uyandırabilirler bazen. Yüzlerine
Tefekkürât
Split (Parçalanmış)
Biz ne olduğumuza inanıyorsak oyuz.
Film
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Split (Parçalanmış)
Kırılmışlar daha çok gelişmişlerdir.
Film
ligin son 2 haftası aslında futbol değil; aynı anda oynanan çoklu final senaryosu. şampiyonluk ayrı, avrupa yarışı ayrı, küme düşme hattı ayrı bir gerilim filmi. ama yayın tarafı bunu hâlâ tek maç anlatısı gibi veriyor. bein sports türkiye ekranı temiz, görüntü kaliteli ama yayın dili tek boyutlu: -- eş zamanlı maçlara anlık bölünme yok (kritik anlarda ekranın split olup diğer maçın gösterilmesi yok) -- düşme hattı / şampiyonluk hattı için “canlı senaryo ekranı” yok -- gol olduğunda diğer maçtaki tablo etkisini anında gösteren sistem yok -- kritik anlarda otomatik geçiş yapan “çoklu hikâye akışı” yok taraftar ise mecburen ikinci ekranla skor, tablo, ihtimal kovalamak zorunda kalıyor. sky sports bunu “canlı hikâye yönetimi”ne çeviriyor; kritik anda ekran bölünüyor, alt bantta diğer maçın kaderi akıyor, tablo anlık değişiyor. dazn ise olayı tamamen interaktif hale getirip izleyiciyi tek maçtan çıkarıp lig simülasyonunun içine sokuyor. uefa champions league yayınlarında gördüğümüz sinematik geçişler, anlık reaksiyonlar ve dramatik kesmeler de bu hissi güçlendiriyor. bizdeki yayın ise hâlâ: “bir maç göster, gerisini izleyici çözsün.” net bir şey var .futbol çoklu senaryo, yayın tek kanal. Ayak İşleri gain’de yayınlanan, absürt komedi gibi başlayıp zamanla “bu ülkede düzgün insan yaşayamıyor” hissine dönüşen kara mizah dizisi. yönetmen koltuğunda Caner Özyurtlu var. dizinin en büyük olayı da zaten burada başlıyor: hikâye “olay” üzerinden değil, karakterlerin çaresizliği üzerinden akıyor.
Unbreakable,Split, Glass muhteşem bir film serisi.. Özellikle son ikisi çok güzel..Çoklu kişilik bozukluğunu süper anlatıyor..
The idiot bird leaps out and drunken leans Atop the broken universal clock: The hour is crowed in lunatic thirteens. Out painted stages fall apart by scenes While all the actors halt in mortal shock: The idiot bird leaps out and drunken leans. Streets crack through in havoc-split ravines As the doomstruck city crumbles block by block: The hour is crowed in lunatic thirteens. Fractured glass flies down in smithereens; Our lucky relics have been put in hock: The idiot bird leaps out and drunken leans. The monkey's wrench has blasted all machines; We never thought to hear the holy cock: The hour is crowed in lunatic thirteens. Too late to ask if end was worth the means, Too late to calculate the toppling stock: The idiot bird leaps out and drunken leans, The hour is crowed in lunatic thirteens.
Şiir