Gün Olur Asra Bedel kitabı, insanın geçmişiyle olan bağını ve bu bağın kopmasının birey üzerindeki etkilerini ele alan dünya çapında önem ve ün kazanmış bir kitaptır. Yazar, sıradan görünen olaylar üzerinden insanlık, hafıza, kuşak ve kimlik kavramlarını sorgulatır.
Romanın ana hikayesi spo! ölen can dostunu tarihi bir nezarlık olan ana beyit(Nayman Ana Mezalığına)defnetmeye giderkenki geçen sürede aklına gelen düşüncelerden oluşuyor bu süre içinde düşündüğü ve gözünün önüne gelen her şeyin bir asra bedel olduğunu belirtir. !.
Düşüncelerinde geleneklere bağlılık ve insanın köklerini unutmaması gerektiği vurgulanır. Romanda yer alan mankurt efsanesi, insanın hafızasını kaybettiğinde kimliğini de kaybedeceğini simgeler. Aytmatov, geçmişini bilmeyen ve unutan toplumların kolayca yönlendirilebileceğini ve insani değerlerden uzaklaşacağını (Yani yakın gelecekte insanın otomasyona ve makinalaşmaya mahkum edilmesi, (sonraki kuşaklara ithafen) anlatır. Olaylar ilerledikçe, bireysel hikâyelerle toplumsal sorunlar iç içe sunulur. Ayrıca kitapta cocuklara olan bağlılık, eşlere olan sadıklık, ve dostlar için her türlü tehlikeyi göze alınacağı, net olarak işlenir. Son olarak dönemdeki Sovyet-ABD soğuk savaşını anlatan kısa bir öykü yer almaktadır (bkz. Demiurg Programı).
Yapıcı bir eleştiri olarak, hikayeler genel olarak güzel ama olay örgüsü karışık. Eserde yer yer uzun betimlemeler ve yan hikâyeler anlatımın temposunu düşürebilir. Bu durum bazı okurlar için dikkat dağınıklığına yol açsa da, romanın vermek istediği mesajın gücünü azaltmıyor, kaldığınız yeri hemen bağlayabiliyorsunuz. En beğendiğim kısım ise Begimay...(Raymanlı Ağanın Kardeşi Abdilhan'a Yalvarması.
"Kara kara dağlardan göç inende,
Morlu morlu dağlardan göç inende,
Panayırda beni bekleme Begimay.
Ben uçmağa