8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
Kitap Adı: Ev Yapımı Bir Paraşüt Yazar: Berrak Yurdakul Sayfa Sayısı: 210 Tür: Kişisel Gelişim Bu, okuduğum Berrak Yurdakul’un ilk kitabıydı. Yazar, kitabı güzel, eğlenceli ve akıcı bir dille kaleme almış. Sayfalar ilerledikçe hem düşündürüyor hem de farkındalık yaratıyor. Kitapta, belki daha önce hiç üzerine düşünmediğimiz ya da zaman ayıramadığımız birçok konu önümüze çıkıyor. Benzer kişisel gelişim kitaplarının içeriklerinden farklı olarak, roman tadında ama kişisel gelişim türünde yazılmış. Bu yönüyle okumayı daha keyifli hale getiriyor. Yazarın ana mesajı ise bence çok anlamlı: “Herkes kendi paraşütünü yapsa, başkasının onu kurtarmasını beklemesine gerek kalmazdı.” Bu kadar spoiler yeter, şimdi kitaptan birkaç alıntı bırakayım: -Çeşitli ıstıraplar insanların içlerine çok başlı canavarlar gibi gelip yerleşirler ve daima oradalar. -Eğer zihnin girdaplarından kurtulmak için gayret göstermezsen, kapana kısılıp kalırsın. -Zihni eğitmek, onun nasıl çalıştığını anlamak demektir. -Sıradan zihin olaylarla ilgilenir; uyanık ve eğitimli bir zihin ise kendisiyle ilgilenir. -Hayat sabırlıdır, sizin uyanmanızı ve ona katılmanızı bekler. -Dünyanın dört bir yanı, başkalarını izleyen insanlarla doludur. -Kendinize geçmişte yaptığınız hatalar yüzünden eziyet etmeyi bırakın. -Aslında sizin gerçek düşmanlarınız, içinizde büyütüp beslediğiniz öfke ve nefret duygularıdır. -Dünyaya ve insanlara gerçekten faydalı olmak istiyorsanız, uyanın. Son olarak, farklı yazarların kitaplarına arada bir şans vermenizi öneririm. Bu da benden bir not olsun: “İnsan kendi zihnini beslerse, zihni de ona uyum sağlar.” Aylin Özgür
1000Kitap
Ev Yapımı Bir ParaşütBerrak Yurdakul · Destek Yayınları · 20191,135 okunma
8/10
·184 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:12
Kitabın konusu: Birbirinden farklı olağanüstü durumları içeren hikayeleri anlatıyor. Sanırım öncelikle hikayelerin çok farklı olduğunu ve alışılmadık olduğunu söyleyebilirim. Buna rağmen içine çekip okutmayı başarıyor yazarımız. Konuşmalarda da tırnak işareti kullanılmadan yazılmış ama anlaması güç bir şey yok. Okuduğuma sevindiğim ve inceden mesajlar veren güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. +13 olarak değerlendirebilirim. Spoiler olabilecek yorumuma gelirsek hikaye bazında çoğunu beğensem de bazıları "Ben neden şimdi böyle bir şey okudum ki?" dedirtti. En etkilendiğim hikaye deniz anası hikayesi olabilir ancak ağaç olan adam, bir inancı yaymaya çalışan kişiler de oldukça ilgi çekiciydi. Hikayelerin tamamının sonu yok. Sonu kendi kafanızda kendiniz oluşturuyorsunuz. Bu da bana biraz garip gelse de en azından kötü bir son okumadım diye sevindim. Kısacası kitabı sevdim. Farklı ve alışılmadık bir şey okumak istediğiniz zaman kesinlikle bakabilirsiniz. Bugünlük yorumum bu kadar kendinize iyi bakın!
Hayaletin KalbiLim Sun-woo · İthaki Yayınları · 20265 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İÇİMİ DÖKÜYORUM SONUNDA! ️UYARI: İnanılmaz uzun ve spoiler var!
2/10
·536 syf.··
2026 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Kitabı gerçekten uzun bir zamandır bekliyordum ve çıktığını öğrendiğimde çok sevinmiştim. Serinin diğer kitapları sevdiğim kitaplar değildi. Sırf arkadaşlarımla ortak bir kitap okumuş olmak için okumuştum ama üçüncü kitap sonda beni gerçekten merakta bırakmıştı. Bu kitabı beklediğim kadar hiçbir kitabı beklemedim. Gerçekten inanılmaz , akıllara gelmeyecek bir son bekliyordum ki beklentim gerçekten artmıştı. Muhtemelen bu yüzden bu kadar hayal kırıklığına uğradım. (İnanılmaz uzun oldu içimde kalan ne varsa hepsini yazdım umarım kolayca okursunuz.) 1- Yazılan kurgunun yarısı basıldı herhalde.. Kitap gerçekten bir seri sonu gibi hissettirmedi. Gerçekten çok fazla eksik bilgi vardı. Örneğin Lin . Karakter neler yaşadı, yeteneğini nasıl kazandı, ailesi kimdi bunların hiçbirini ne kitaptaki karakterler ne de biz bilmiyoruz ki bu yüzden bu karaktere gerçekten ısınamadım. Bu özgüveni ve cesareti, başta Saige olmak üzere çoğu karakterin ona duyduğu güven kitap boyunca hep garip geldi. Açıkçası ben onun Euria’yı yeneceğini sanmıyordum. Bize gelişme olarak verilen şey sadece birkaç talim sahnesinden ibaretti . Belki geçmişini bilseydim bu yeteneğe daha çok güvenebilirdim. Bu kitap seri sonu olduğu için (her ne kadar bundan sonra novellalar olsa da ) bence bu bilgiler bu kitapta verilmeliydi. Çünkü bu kitabı okurken bu bilgileri bilmediğimiz için bazı olayları anlamlandıramıyoruz mesela Euria ile olan savaşında gördüğü kişi. Seri sonlarında her gizemin açığa kabuşması gerekmiyor mu? Novellalar kısa yan hikayeler değil miydi ben mi yanlış biliyorum beni aydınlatın lütfen skjshshsksksk. Bu kadar önemli bilgiler (bence önemliydi herkese bu kadar önemli ve gerekli gelmemiş olabilir) novellada değil de (sanırım bir videosunda novellalarda vereceğim demişti) kitapta verilmeli
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202688 okunma
9/10 Spoiler!!!
9/10
·368 syf.··
2026 6. kitabı
Serinin dördüncü kitabı.Vali kötü bir karakter olmasına rağmen bütün gel-gitleriyle bence sarıyordu.Belki bunda onun başlangıçtan beri yaşadıklarını bilmemiz etkiliydi.Ölmesini istemezdim.Ama Vali'den sonra bu roman serisi nereye evrilecek diye de merak etmiyor değilim.Bu kitabı beğendim.Olaylar sürükleyici şekilde ilerliyor.Kesinlikle bu seriyi tavsiye ediyorum.
Yürüyen Ölüler: MirasRobert Kirkman · Ren Kitap · 2015403 okunma
Hayal kırıklığı..(SPOİLER içerir)
Puan vermedi
Büyük bir umutla başladım okumaya çünkü ilk kitabı gerçekten beğenmiştim akıp gitmişti fakat enzonun ölümüyle bozulmaya başladı akış. Enzo çok güzel bir karakter ve potansiyeli var fakat Adelina dışındaki tüm karakterler gibi çok yüzeysel kaldı. Sevmeye fırsat bulamadık. Buna rağmen diriltilmemeliydi. Madem öldü ölü kalsın. Adelina çok iğrençdin verdiğin tüm kararlar mı yanlış olur Afsuni seni hak etmiyor. Çok karanlık yazılmış adelina yazar da belirtmiş zaten fakat hiç bir şekilde sevemedim adelinayı ve okumayı çok zorlaştırıyor. Baş karakter iyi olmalı demiyorum güzel işlense böyle de okunur ama ne hançerleri ne gül cemiyetini ne de violettayı sevemedim sadece afsuniyi seviyorum ama o da çok yüzeysel. Olaylar çok karışık sahneler arası atlanılmış noluyo dedim hele savaş sahnesi hiçbir şekilde kafamda canlanmadı bence betimleme eksikliği vardı. Ve gemmanın ölmesi çok gereksizdi. Hançerlerin ölüp durması yerine Adelina ile aralarının düzelmesini isterdim. İlk kitapta arkada Enzo, Teren, Adelinayı görüyoruz. Ama iki kitapta da adelinayı okuyoruz sürekli. Teren ve enzoda dışarıdan bir göz var raffaele de de aynı şekilde ama Adelina... Dilini, olay örgüsünü, karakterleri sevemedim. Marie ilk kitapta güzel iş çıkarmış hakkını yiyemem ama bu kitap bana göre çok eksik. Efsane serisini merak ediyorum umarım beğenirim. Teşekkürler.
Gül CemiyetiMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20172,588 okunma
Martin Eden mı demeliyim, Jack London mu?
9/10
·517 syf.··
2026 1. kitabı
Martin Eden mı demeliyim, yoksa sen mi gerçek ismini açıklamak istersin Jack London? Muazzam, muazzam, muazzam… Uzunca bir süre kitaplığımda bekleyen fakat elime aldığımda iki gün içerisinde eriyen, harika bir yarı otobiyografik roman Martin Eden. Genç ve toy bir denizci olan Martin, burjuva sınıfından olan Ruth’a aşık olur ve aşkı için kendini sosyo-kültürel manada geliştirmeye başlar. Ardından olaylar gelişir… Kendi ve Ruth’un sınıfı arasındaki farkları gören ve bu uçurumdan rahatsız olan bir genç adamın, iki sınıf arasında köprü kurma amacı ile çıktığı yolu okuduk bir nevi. Martin’in Ruth’a olan aşkının samimiyetini, gösterdiği azim ile kendini ispatlayışını öyle güzel anlattı ki Jack London, benim gibi bir okuyucu bunun ancak hakkını vermesi gerektiğini söyleyebilir. Çok iyiydi Kitapta beni en çok etkileyen şey, Martin’in kimse ona inanmazken de savaşmaktan vazgeçmeyişi oldu. Kuvvetli bir zihin ve sağlıklı bir bedenden müthiş bir adam yontuşunu okurken ziyadesiyle keyif aldım. Çevresindeki herkes (ablası, eniştesi, kız kardeşi, kız kardeşinin sevgilisi (!) ve hatta aşık olduğu Ruth bile) ona tabiri caizse ‘köpek çekerken’ hiçbirine boyun eğmeden istediği yolda yürüyen Martin Eden bana gerçek bir ilham kaynağı oldu. Kitap bittiğinde Martin’den ayrılıyor olmakta ayrıca canımı sıktı. İki gün gibi kısa bir süre zarfında arkadaş olmuş gibiydik. Benim gibi eski kafalı bir Z kuşağı gencinin, bu dikkat dağınıklığıyla daha uzun bir inceleme yazması ne yazıkki mümkün değil. Fakat biliyorum ki düşüncelerimi ifade edebilseydim, buraya çok daha can alıcı detaylar ekleyebilirdim. Detay demişken, Brissenden detayı… Hemdert dediğimiz bu adam gibi olur ve olmalıdır. Bana hakiki bir dost okuttuğun için teşekkürler Brissenden. Son olarak söyleyebileceğim
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma