Spoiler içeriyor azıcık:)
8/10
·312 syf.··
2026 61. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:42
Benim için bir kitabın güzel olması birkaç duyguyu aynı anda yaşatıyor olması ve akıcıysa yeterli, bu kitapta da hepsi mevcut. Ters köşe oldum ve bunu sevdim, sevmediğim yerler herkesin birbiriyle bu kadar bağlantılı olması , ucu açık bırakılan yerlerde var hala sır olarak kalan :) kitabın sonunda ki dedektif için gereksiz açıklamalar yapılmış okuyucuyu yormaktan başka bişey vermiyor ,sonlara doğru baydı ama genel olarak kurgusu güzel.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
spoiler vardır
8/10
·312 syf.··
2026 29. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:32
Okurların bu kitap hakkındaki genel kanısı yazarın diğer kitaplarının altında kaldığı yönünde ben de bu kanıya katılmadan edemeyeceğim. Anlatıcının suçlu çıkması durumunu Sessiz Hasta kitabında okumuştum. Bu kitaptaki bana çok geçmedi. Ama yazarla bu kitap ile tanışsaydık eminim daha cok severdim. Yine de akıcıydı, bir cirpida bitti.
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,943 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
~Bu bir denemedir~
6/10
·656 syf.··
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:05
Tam 14 gün sürdü. 14. Günün sabahı son otuz sayfayı da okudum, kitabı kenara koydum. Oh be! dedim, nihayet bitti. Steinbeck dedim, sana laflar hazırladım. Sevdiğim bir okuma grubu bu ay bu kitabı okuyor. Çok övüldü, bari ben de okuyayım dedim. Havalı da bir adı var hani, şöyle Saramago romanları ile yarışır cinsten. Aldım elime kitabı, 20 sayfa falan okudum, bi durdum, az buz değil 650 sayfa, yahu dedim sen bu yolu yürüyebilecek misin? Zaten sosyal medyada gezmekten sabır mabır kalmamış, dikkat yeteneği desen hak getire. Bak sıkılırsan bırakması da zor gelir, vicdan falan, yol yakınken geri dön. Kenara bıraktım kitabı. Ertesi gün, beni hangi güç iteledi hiç bilmiyorum, başladım yeniden okumaya, başlayış o başlayış. Böyle anlatınca elimden bırakmadan bir solukta okudum sanacaksınız muhtemelen, hoş 14 gün detayını çoktan verdim yukarıda da neyse, ama öyle olmadı. Yani başka türlü bir şey oldu, anlatayım. Bu kitabı okurken edebiyata dair bazı sorgulamalara giriştim. Son zamanlarda bir soru çalınıyor kulağıma; “eski kurgu eserleri hala okumak zorunda mıyız?” Bağışlayın, biraz tuhaf bir aktarım oldu ama kast edilen şu; okullarda bize ısrarla tavsiye edilen, çoğu 19. Yüzyıla ait klasiklerin hala aynı öneme sahip olup olmadıklarına dair bir sorgulama. Bu senenin başında Balzac’ın Albay Machbet’ini okurken bir anda şu soruyu sorarken bulmuştum kendimi; “Edebiyatta bugünün insanlığına açılan onlarca pencere varken ben iki yüz sene önce Paris’de bir hukuk bürosunda neler olduğunu bilmeli miyim? Bir kaç ay öncesine daha sarıyorum filmi ve Casterbridge Başkanı’nı okuduğum güne gidiyorum. Hatırladığım tek şey her sabah bir dizinin başına oturur gibi heyecanla kitabın başına oturup karısını ve çocuğunu bir panayırda satmış olan Michael Henchard’ın maceralarını okuduğumdu ve
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
9/10
·592 syf.··
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 15:57
Felsefe tarihine başlangıç niteliğinde bir kitap Sofie'nin Dünyası. Öncelikle, zaten edebi değeri için değil bir arka plan içerisinde öğretici bir kitap olması için yazılmış o yüzden felsefe tarihine ilgi duymayanlar için sıkıcı olabilir. Ben de okurken bazı yerlerinde çok sıkıldım hatta yarım bırakacağımı düşündüm ama biraz sabredince sona doğru hızlandı. Kitap antik çağdan itibaren filozofların (batı filozoflarının tabii) fikirlerini inceliyor. Ancak genel fikirleri verip üzerine biraz yorum yaptıktan sonra bazı şeyleri ima etse de neredeyse hiçbir konu için kesin bir yargıya varmıyor, böyle bir kitap için doğru olan da buydu, gerçekten okuyucuyu sorgulatıyor. Tabii imalarında katılmadığım noktalar oldu ama genel olarak güzeldi. Anlattığı fikirler üzerine düşündürünce okuması da uzun sürüyor. *Spoiler Ancak tarihi ve fikirleri anlattığı kısımlarda Sofie ve Alberto'nun konuşmaları bir iç monolog gibiydi, gerçek karakterlerin orada olduğunu hissetmiyorsunuz, gerçi belki de doğru olan buydu zira onlar bir binbaşının zihnindeki karakterlermiş. Ben şahsen böyle çözümlenmesini beklememiştim çok sürpriz oldu daha farklı hayal etmiştim ama yine de bir yere bağlandı. Sanki Sofie ve Alberto bunu birdenbire anlayıveriyorlarmış gibi geldi ben pek bir şey anlamamıştım, neyse belki de sorun bendedir. Sofie'nin şimdiye kadar içinde yaşadığı her şeyi bir anda terk etmeye karar vermesinin ve ayrıldıktan sonrasının çok daha dramatik anlatılmasını beklerdim. Olay çok acıklıydı, bu onun için büyük bir şoktu aslında ama biraz daha hissettirilmeliydi bu. Sonu genel olarak çok güzeldi. Olması gerektiği gibi bitti. Bitirdikten sonra boşluğa düşmüş gibi oldum. Anlatım da sonunda çok güzeldi. Felsefenin temel konuları üzerinde iyice durmuş. Ama Sofie ve Hilde'nin gerçek iki insan olarak
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2026 101. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:16
Linç yerim yemem umrumda değil ama ben bu kitabı Sırların Sırrı ne yazık ki sevemedim. Evet, Dan Brown Langdon serisini zaten hiçbir zaman kısa ve hızlı akan kitaplar olarak yayımlamadı . Ancak bu kitap bana göre fazlasıyla uzatılmıştı. Seneler önce okuduğum diğer Langdon maceralarında Da Vinci Şifresi , Melekler ve Şeytanlar sayfalar akıp gitmiş , kitapları elimden bırakamamıştım . Bu kez aynı hissi hiç yakalayamadım. Özellikle uzun açıklamalar, tekrar eden fikirler ve sürekli ertelenen gizem duygusu bir noktadan sonra heyecanı azaltmaya başladı. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem ama benim için Dan Brown'ın eski kitaplarının yanına yaklaşamadı. Ayrıca inceleme diye komple Spoiler veren okurlar siz neyin kafasını yaşıyorsunuz yahu!?!!? Okumayı düşünen planlayan arkadaşlara önerim SAKIN BURDA YER ALAN İNCELEMELERE BAKMAYIN!!!
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,998 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2026 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:12
Yazarla tanışma kitabım. Beğenmiş olacağım ki bir başka kitabına geçtim. Ama kitabı seçmemin sebebi yazarla tanışmaktan ziyade yolculuk etrafında şekillenmiş bir metin okuma ihtiyacımdı. Maceracı tarafım rota boyunca başlarına olur olmadık şeyler gelsin istiyordu ama burda fiziksel yolculuk sadece bir araç. Bu söylediğim de bir eleştiri değil. :) Burdan sonrası spoiler mı bence değil ama çok hassassanız okumayın :) sonuçta ölmeye çıkıp da ölen kaç karakter girdi kurgu hayatımıza? Martin eden bile yaşamaya çalışırken öldü. Yani bu metnin sonu ölümle bağlansa özendirici olur muydu? Ölümle sonuçlanmayınca didaktiğe kaçmıyor mu? Çok kişisel yorumlar. Ben sonundan ziyade insanı bu son hayali ile yola çıkaran ve yolda yürüten o düşünce akışlarını okumayı, bu duyguları başkalarının ne şekillerde yaşadığını gözlemlemeyi seviyorum. Yazarın bu doğrultuda karakterleri kalburüstü kurguladığı ve okumaya değer bir kitap ortaya koyduğu fikrindeyim.
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma