SPOILER ALERT
Orr olsaydım ne yapardım, Haber olsaydım ne yapardım diye düşünüp kendi kendime tartıştığım bir kitap oldu.
İlk başta Orr'a hak veriyordum, çünkü özgürlüğüme el konulmuş ve benden yararlanılıyor gibi aşırı gerildim. Sonra Haber'e hak vermeye başladım. Çünkü böyle bir şey neden kullanılmasın? Neden yok edilsin? Neden kötü sandığımız şeyleri kabullenip sahiplenmeyelim? Al sahiplenmedi, sonra gördüler ebelerini.
Neyse, sonra ikisine de hak verdim. Sonra ikisinden de şüphe ettim. En sevdiğim şey de buydu zaten; kitap bana ne düşüneceğimi söylemedi.
Bir yanda dünyayı daha iyi bir yer yapmak isteyen Haber var. Açlığı, savaşı, hastalıkları bitirmek istiyor. Kulağa harika geliyor. Ama her müdahale başka bir soruna dönüşüyor. Çünkü artık içindeki ego Leviathan'a dönüşüyor.
Diğer yanda Orr var. O da gücünün farkında ama dünyayla oynamaktan korkuyor. Çünkü iyi niyetin her zaman iyi sonuç vermediğini biliyor. Ama bana biraz da ötlek geliyor. Ben herhalde daha cesur olurdum. Kendim yönetmeyi öğrenirdim. Kurtulunamıyorsa yok olana kadar devam.
Bir de Uzaylılar var. Kitap boyunca en çok onları merak ettim. Sanki herkes bir şeyleri değiştirmeye çalışırken onlar yalnızca anlamaya çalışıyordu. Ama kitap sonunda onların geldiği konum beni çok rahatsız etti. Neyse, biz insanoğluna müstahak.
Kitabı bitirdim ama aklım hâlâ içinde kaldı. Haber mi haklıydı, Orr mu haklıydı, hâlâ emin değilim. Belki de Le Guin'in anlatmak istediği şey tam olarak buydu. Sonuç olarak olay üzerinden değil, fikir üzerinden okuduğum bir kitap oldu. İyiydi iyi!