Alice Fenney Güzel Çirkin
10/10
·312 syf.··
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:07
Hayatımda beni aşırı geren en güzel gerilim kitaplarından birisi oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren yarattığı gizem duygusu ve tedirgin edici atmosferiyle beni içine çekmeyi başardı. Yazarın diğer kitaplarını da okumuştum ama bu kitap bambaşka. Ters köşe üstüne ters köşe yaşadım ve bir noktadan sonra hiçbir karaktere güvenemez hâle geldim. Grady Green ve karısı Abby, evliliklerinde sorunlar yaşayan bir çift. Ancak bir gece Abby'nin aniden ortadan kaybolmasıyla her şey değişiyor. Grady, eşini bulmaya çalışırken sadece bir kaybın peşine düşmüyor; aynı zamanda geçmişin sakladığı sırlarla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Fakat asıl soru şu: Abby gerçekten kayıp mı, yoksa görünen hikâyenin altında çok daha karanlık bir gerçek mi yatıyor? Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, hiçbir karaktere tamamen güvenememem oldu. Her yeni bölümde fikrim değişti ve olayları yeniden değerlendirmek zorunda kaldım. Bu da kitabın merak unsurunu sürekli canlı tuttu. Özellikle psikolojik gerilim yönü oldukça güçlü; karakterlerin düşünceleri ve davranışları hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Bazı karakterlere sinir oldum. Spoiler vermemek için bunlara değinmek istemiyorum değerli okurlar. Kitap boyunca sürekli "Gerçek ne?" diye sorguladım. Her bulduğumu sandığım cevap, birkaç sayfa sonra tamamen değişti. Özellikle son bölümlerde yaşadığım şaşkınlığı uzun zamandır hiçbir gerilim kitabında yaşamamıştım. Eğer psikolojik gerilim, gizem ve ters köşe sonları seviyorsanız, bu kitaba kesinlikle bir şans vermelisiniz. Alice Feeney'in anlatımı akıcı olduğu için kitap kendini kolay okutuyor. Bölümler kısa ve sürükleyici olduğu için sürekli "bir bölüm daha okuyayım" hissi oluşturuyor. Kendisi en sevdiğim yazarlardan birisi olduğu için bu kitabı da çok severek okudum. Ayrıca en etkileyici
1000Kitap
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,895 okunma
Spoiler içerir
5/10
·312 syf.··
2026 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Serinin diğer kitaplarından sonra bu kitaba karşı beklentim çok yüksekti. Seriyi sevdiğim için bu kitabı da seveceğimi düşünmüştüm. Çok yanılmışım. Kitap, kızımız ve erkek karakterimizin karşılaşmasıyla başlıyor. Kızımız aileden kaçmak için New York'a, Donun olduğu bölgeye girmiş. Erkek karakterimiz başta kızı ailesine söyemiyor ondan hoşlandığı için. Daha sonra ailesine haber veriyor ve evlenmek zorunda kalıyorlar. Bu kitapta kesinlikle sevmediğim şey erkek karakterin itaat beklemesi, emir vermesi, kontrolcülüğü ve sayamadığım şey. Kız karakter ise beni çıldırttı. Başta erkek karaktere karşı sınır koyacağını, onu çıldırtacağını, onun emirlerine uymamasını bekliyordum. Yine tersi çıktı. Kızımız aynı köpek gibi erkek karakter ne dediyse yapıyordu. Erkek karakterimiz kıza zorla işi bıraktırıyor. TAMAM Her saat başı beni arayıp ne yaptığını söyleyeceksin. TAMAM Evleneceğiz. TAMAM Benimle işe başlayacaksın. TAMAM Her şeye tamam diyor. Başka hiçbir şey demiyor. Önce biraz itiraz ediyor sonra oğlanımız ne derse yapıyor. Çıldırmamak elde değildi. Normalde birkaç saate bitecek olan kitap şu sahnelerden sonra 2 güne çıktı. Son kısımdaki sahneler olmasa bu puanı vermezdim. Sadece bu kitap için seriyi okumayı bırakmayacağım. Diğer kitapları da çok merak ediyorum. Özelliklede Az'ın yer aldığı kitabı çok merak ediyorum. Benim yorumum bu kadardı, hoşçakalın.
Çalıntı DokunuşlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,335 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:26
Hem psikoloji hem de bilimkurgu sevenler için 2026’nın en iyi kitabı gözümde. Öncelikle Matt Haig kitapta hiçbir ayrıntıyı atlamamış ve yine inanılmaz akıcı bir kitap yazmış. (Spoiler) Wilbur’u okurken empatiyle okuyor ve her yazılmış olan Wilbur mutlu olsun istiyorsunuz. Kitabın en sevdiğim yanı da kaybolan Wilbur vardı ama aslında hayatını yeniden yaşayacak olan da vardı. Kaybolanın ne yaşadığını biliyoruz ama farklı şeyleri seçecek olanın daha neler yaşayacağını bilmiyoruz. Ama aynı zamanda kaybolan Wilbur için üzülmüyorsunuz çünkü kaybolmamış da olabilir :). Her seçim farklı bir hayat sunar ve geleceği bilirsek bu ancak bir bilgi olur. Bu detay mükemmeldi. Okurken bir çok duyguyu yaşatarak ilerleyen ve tatmin eden bir kitap. Matt Haig’in yazısının da zamanla daha çarpıcı olduğunu görüyorsunuz okurken. Gece Yarısı Kütüphanesi’nden Nora detayı da hem geçmişe götürüyor hem de onun mutlu olduğunu görmek çok güzel bir his uyandırıyor. Hayat sizi yoruyorsa bir çırpıda okuyup kedinize getirecek ve düşündürecek bir eser. Hayat yorsa da yormasa da “Hayat ancak geriye doğru anlaşılabilir fakat ileri doğru yaşanmak zorundadır.” Kierkegaard.
Hayata Dair
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026163 okunma
1/10
·116 syf.·
2026 51. kitabı
Spoiler içerir.!!! Kitap esas olarak Türkan’ın, eşi Orhan’ın ölümünden sonra evliliğine farklı bir gözle bakmasını anlatıyor. Orhan’ın aslında hâlâ eski eşini sevdiğini, kendisiyle ise daha çok mantık ve düzen üzerine kurulu bir evlilik yaptığını fark ediyor. Bundan sonrası ise benim için oldukça klişe ilerledi. Türkan, adeta bir Yeşilçam filmi sahnesini andıran nostaljik bir karavan yolculuğuna çıkıyor, kendisinden genç bir adam olan Ulaş’la tanışıyor. Yetmezmiş gibi hikâyenin ortasında bir mektup bulunuyor ve olaylar bu mektupla yön değiştiriyor. Daha sonra da yolda tanıştığı kişi sayesinde başka bir şehre taşınması ve bunu tek başına gerçekleştirmesi gibi gelişmeler ekleniyor. Tüm bu olay örgüsü bana fazlasıyla romantize edilmiş ve oldukça vasat bir hikâye gibi geldi. Karakterlerin kararları ve yaşanan gelişmeler yeterince inandırıcı değildi. Benim açımdan kitabın tebrik edilmesi gereken tek yanı, yazardan çok kitabın tanıtımını başarıyla yapan PR ekibi oldu.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 7. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:29
SPOILER ALERT Orr olsaydım ne yapardım, Haber olsaydım ne yapardım diye düşünüp kendi kendime tartıştığım bir kitap oldu. İlk başta Orr'a hak veriyordum, çünkü özgürlüğüme el konulmuş ve benden yararlanılıyor gibi aşırı gerildim. Sonra Haber'e hak vermeye başladım. Çünkü böyle bir şey neden kullanılmasın? Neden yok edilsin? Neden kötü sandığımız şeyleri kabullenip sahiplenmeyelim? Al sahiplenmedi, sonra gördüler ebelerini. Neyse, sonra ikisine de hak verdim. Sonra ikisinden de şüphe ettim. En sevdiğim şey de buydu zaten; kitap bana ne düşüneceğimi söylemedi. Bir yanda dünyayı daha iyi bir yer yapmak isteyen Haber var. Açlığı, savaşı, hastalıkları bitirmek istiyor. Kulağa harika geliyor. Ama her müdahale başka bir soruna dönüşüyor. Çünkü artık içindeki ego Leviathan'a dönüşüyor. Diğer yanda Orr var. O da gücünün farkında ama dünyayla oynamaktan korkuyor. Çünkü iyi niyetin her zaman iyi sonuç vermediğini biliyor. Ama bana biraz da ötlek geliyor. Ben herhalde daha cesur olurdum. Kendim yönetmeyi öğrenirdim. Kurtulunamıyorsa yok olana kadar devam. Bir de Uzaylılar var. Kitap boyunca en çok onları merak ettim. Sanki herkes bir şeyleri değiştirmeye çalışırken onlar yalnızca anlamaya çalışıyordu. Ama kitap sonunda onların geldiği konum beni çok rahatsız etti. Neyse, biz insanoğluna müstahak. Kitabı bitirdim ama aklım hâlâ içinde kaldı. Haber mi haklıydı, Orr mu haklıydı, hâlâ emin değilim. Belki de Le Guin'in anlatmak istediği şey tam olarak buydu. Sonuç olarak olay üzerinden değil, fikir üzerinden okuduğum bir kitap oldu. İyiydi iyi!
Rüyanın Öte YakasıUrsula K. Le Guin · Metis Yayıncılık · 20201,479 okunma
Eee Birader, Sonra?
8/10
·868 syf.··
2025 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 00:00
Birinci kitabımızda; sıradan bir hayat süren İngiliz Arthur Dent, bir gün evinin yıkılacağını öğrenir. Aynı gün Dünya da galaktik bir otoyol inşaatı için yok edilir :D Arthur son anda yakın arkadaşı Ford tarafından kurtarılır. Ford aslında uzaylıdır ve galaksiyi gezen bir gezgindir. İkili uzay gemilerine otostop çekerek galakside yolculuğa çıkar. Derin Düşünce bilgisayarı, (spoiler alert) Dünya'nın aslında dev bir biyolojik bilgisayar olduğu gerçeği gibi absürt şeylerle karşılaşırlar. Bürokrasi, insanın anlam arayışı ve evrenin büyüklüğü yanında insanın acizliği gibi konularla dalga geçer. Bence serinin okuması en zevkli kitaplarından biriydi. Hayatınızda hiç bilimkurgu-komedi okumadıysanız girmeniz zor çıkmanız daha zor olacak muhtemelen bir iştahla ikinci kitaba başlayacaksınız. İkinci kitabımızda ise maceralar devam eder. Zamanda yolculuk teması işlenir. Bence zamanda yolculuk temasını en absürt, en eğlenceli ve en okunaklı işleyen kitaplardan birisi. Burada da kitabımız zaman yolculuğundan yola çıkarak zamanın anlamsızlığıyla, özgür iradeyle ve kaderle dalga geçer. Bu kitabı da bir iştahla bitirebileceğinizi düşünüyorum. Üçüncü kitap.. Maalesef serinin karanlıklaşmaya başladığı kitap. Douglas Adams'ın bu kitapla birlikte depresyona girip seriyi 180 derece döndürdüğü söylenir. Yine mizah ağırlıklıdır ama daha alaycı ve karamsar temalar girmeye başlıyor. Kitabın içeriğinden pek bahsedemeyeceğim fazla spoiler olur fakat savaş teması üzerinden ilerleniyor. Bu kitap, savaşın anlamsızlığı ve yabancı düşmanlığı gibi konuları ele alıyor. Dördüncü kitabımız bence serinin çok daha sakin, melankolik ve en kişisel kitabı. Karakterimiz bir şekilde yok olmuş Dünya'ya geri döner ve gezegenin yeniden var olduğunu keşfeder. Birkaç gizemli olay araştırılır.
1000Kitap
Otostopçunun Galaksi Rehberi (5 Kitap Bir Arada)Douglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20214,514 okunma