Annem güler. Annemin hiçbir şeye hiçbir diyeceği yoktur. Bütün ev güzel güzel kokar, fırtına sonralarının ıslak toprak kokusu yayılır ortalığa; hele bir de öteki kokuyla, arapsabununun, arılığın, namusluluğun, çamaşırın, aklığın, annemizin uçsuz bucaksız saflığının kokusuyla karıştı mı insanı deli eden bir kokudur.
Annem inandığı şeyleri Tanrı'nın elçisiymiş gibi haykırır, diyorum. Hiçbir şey beklememek gerektiğini haykırır, herhangi bir kimseden hiçbir şey beklememek gerektiğini.