Mehmed Nurettin, nam-ı diğer ‘Sakallı' Nurettin Paşa Millî Mücadele'deki rolüne kıyasla, adından en çok söz ettiren komutanlardan biridir. Benzer şekilde Mustafa Kemal Paşa'nın Nutuk'ta en uzun yer verdiği ve en sert şekilde eleştirdiği isimlerden biridir. Bunların nedeni adının Koçgiri İsyanı'nın bastırılması, eski Dahiliye Nazırı Ali Kemal'in öldürülmesi gibi olaylarla anılmasıdır. Oysa 'Sakallı' Nurettin Paşa Millî Mücadele açısından çok daha fazlasıdır. Örneğin, Şubat-Mart 1919'da, İzmir'e çıkacak Yunanların kendileri açısından gördükleri en büyük tehdit 'Sakallı' Nurettin Paşa'dır. Paşayı görevden aldırmak bile onları sakinleşmeye yetmeyecek, bizzat Venizelos Paris'te onu adıyla sanıyla Lloyd George'a, Clamenceau'ya şikâyet edecektir.
19 Nisan 1916'da 6ncı Ordu komutanı Alman Mareşal Colmar Von Goltz Paşa tifüs nedeniyle hayatını kaybedince, onun yerine yeni bir ordu komutanı atanması gerekir. Bu görev, kısa süre öncesinde mirliva rütbesine terfii eden Halil (Kut) Paşa'ya verilir. Bu olay, Kut'ül Amare kuşatmasını başlattığına ve uzun zaman o cephenin kahrını tek başına çektiğine inanan Miralay ‘Sakallı' Nurettin Bey'i üzer. Tayinini talep ettiğinde gönderildiği yer Kafkas Cephesi, görevi ise 9ncu Kolordu Komutanlığı olur.
20 Şubat 1916'da karargâhı Tercan'da olan 9ncu Kolordu Komutanlığını devralarak görevine başlar. Ancak Irak Cephesi'nde "ordu eşdeğeri birlik yönettiğini iddia etmektedir ve kolordu komutanlığını istemez. Ordu komutanlığı isteği aynı zamanda Mirliva rütbesine terfiini de beklediğini ortaya koymaktadır. Kısa bir süre 3ncü Ordu Komutan vekili olması da bu beklentisini artırmıştır. Ancak beklentisi gerçekleşmez. Temmuz 1916'da “kolordu komutanı yetkisiyle" Antalya-Muğla Havalisi Komutanı olarak görevlendirilir. Artık Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar harp meydanlarından uzakta, cephe gerisinde olacaktır.
Şubat 1917'de Aydın'da 21nci Kolordu'yu kurarak başına geçmesi istenir. Aydın bölgesinde bu görevde kaldığı bir buçuk yıllık süre içinde Mirliva rütbesine de terfii eder. 'Sakallı' Nurettin Paşa, Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasına iki hafta kala, 11nci Kolordu Komutanı olarak atanır. Ancak daha yeni görev yerine intikal etmeden savaş sona erer.
Mütarekenin ardından 30 Aralık 1918'de İstanbul'daki 25nci Kolordu'nun başına getirilir. Bu görevde de sadece yirmi gün kalır. 20 Ocak 1919'da atandığı Aydın Valiliği görevi, Yunanların işgal edeceği söylentileri üzerine on gün sonra İzmir Valiliği ve 17nci Kolordu Komutanlığı'na dönüştürülür. Bu son tayin, 'Sakallı' Nurettin Paşa'nın
'Sakallı' Nurettin Paşa'nın Anadolu'ya geçtiği Haziran 1920'den Lozan Barış Antlaşması'na kadar geçen toplam 37 ayda; 11 ay Merkez Ordusu Komutanı, 13 ay 1nci Ordu Komutanı, 13 ay ise Kastamonu'da inzivada olduğu görülür. İzmir'de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulması, Pontus ve Koçgiri isyanlarının bastırılması, Büyük Taarruz'da 1nci Ordu'nun komutası onun bu süre içerisinde Milli Mücadele'ye sağladığı faydalardır.
Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki Süvari Kolordusu Gediz-Selendi üzerinden Yunanların önüne çıkmaya çalışırken, 'Sakallı' Nurettin Paşa'nın kurduğu bu Mürettep Süvari Tugayı da Yunanları çok daha hızlı takip edecek, daha fazla sivil Türk'ün katledilmesini önleyecektir. "Bir köyü bile olsa, katliamdan kurtaralım” düşüncesiyle hareket eden bu tugay gerçekten çok önemli işler yapar. Piyadeden daha hızlı hareket ettikleri için Yunanlar rahat hareket etme şansı bulamazlar. Bu oldukça doğru düşünülmüş ve başarıyla uygulanmış bir sistemdir