Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Sakarya Meydan Muharebesi
Kütahya-Eskişehir yenilgisinden sonra bütün birlikler yeni ricat düzeniyle Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmişti. Yunan ilerlemesinin burada karşılanması uygun görüldü. Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki strateji daha gevşek olan Yunan'ın güney hattına gizlice yönelmekten ve kuvvetleri süratle yığmaktan geçiyordu. 23 Ağustos ile 13 Eylül arası, yani 22 gün 22 gece süren savaş, 900 yıllık Türkiye tarihi açısından en kanlı ve en inatçı direnişti. 100 kilometre genişliğindeki cephede atılan topların sedası yer yer Ankara'dan bile duyuluyordu. Ancak TBMM ordusunun sadece tek üstünlüğü olan süvari kuvvetlerinin süratli ve ani hareketi çok kısa sürede Yunanların gerilemelerine neden oldu. 11 ve 12. yüzyıllardaki fatihlerin torunları anayurdu savunmayı da bilmişti. Mühimmat ve teçhizat sıkıntısı içindeki meclis hükümeti bu zaferle kendine geldi. İstanbul hükümetinin azletmeye çalıştığı ve hakkında idam fetvası verdiği Mustafa Kemal Paşa muzaffer ve güçlü bir kumandan olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden Gazi unvanını ve müşir yani mareşal rütbesini aldı.
Kronik Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cengiz Aytmatov, Sovyet işgali altında olan Türk halklarının Komünist rejim tarafından mankurtlaştırılmasını Juan-Juanlar üzerinden anlatmaya çalışır. İlk başlarda korkusuzca milli bağımsızlığın sesini yükselten aydınlar, Lenin ve özellikle Stalin'in baskılar ile birlikte insanlık suçuna maruz kalarak katledilirler. Yoğun sansür, sindirme ve siyasi baskının uygulandığı 20. yüzyılda birçok aydın metaforları kullanarak halkına seslenmeye çalışır. Aytmatov da bu mecazli anlatımı ustaca kullanan aydınlar arasındadır. Aytmatov, kalemiyle Colaman'ın; mesajıyla Türk halklarının başına şire geçirildigini anlatmaya çalışmaktadır.
Bengü
Aynicâlût'un Dünya Tarihi Açısından Önemi
Aynicâlût Savaşıyla Moğol tehlikesi tam olarak uzaklaştırılmadıysa ve İlhanlılar daha uzun yıllar boyunca Mısır Memlüklerini tehdit etmeye devam etseler de savaşın hem bölgesel hem de küresel güçler açısından önemli etkileri oldu. Hülâgû'nun seferleri öncesinde Eyyûbîlerin yerini alan Memlükler bu galibiyetle bir taraftan bölgede varlıklarını ve hâkimiyetlerini pekiştirirken diğer taraftan da prestijlerini arttırdılar. Ayrıca Sultan Baybars son Abbâsî halifesi Müstasım-Billâh'ın amcasını Kahire'ye getirterek hilafeti de canlandırmış oldu. Böylece Mısır Memlükleri, İslâm dünyasının yeni dünyevi ve dinî lideri oldular. İlhanlılar ise bu tarihten itibaren de Mısır Memlüklerine karşı birkaç sefer düzenlemelerine rağmen önemli bir netice alamadılar. Mısır sultanlarının sürekli Altın Orda'yı İlhanlılara karşı kışkırtmasının bunda önemli etkisi var. Berke'nin deyimiyle "Cengizoğulları kendi aralarında savaşmasalardı dünyayı ele geçirirlerdi. Gerçekten de Memlüklere karşı başarısızlık, Moğolların yenilmezlik efsanesine darbe vurduğu gibi İlhanlıların ilerleyişini de durdurdu. Moğolları İslâm dünyasına karşı müttefik olarak kullanmak isteyen Batı dahi bu mağlubiyetten memnun kalmış olmalıdır.
Sayfa 232 - Kronik Kitap
Moğolların Yenilmezlik Efsanesine Darbe: Aynícâlût Mağlubiyeti
Moğollar Abbâsîlere son verdikten ve Irak'a hâkim olduktan sonra dikkatlerini Suriye'ye çevirdiler. Ketboğa Noyan başkanlığındaki ordu, Halep ile Şam'ı ele geçirdi. Yaklaşan tehdit karşısında Mısır Memlükleri hızla tedbirler almaya başladı. Emîrlerden Kutuz 1259'da bir darbe yaparak tahta çıktı ve bir taraftan öncü birliğin başına önemli komutanlarından Baybars'ı getirirken diğer taraftan da Moğollara karşı cihat ilan ederek halkı örgütlemeye başladı. 3 Eylül 1260 tarihinde Ketboğa'nın ordusu ile Memlük ordusu bugün Filistin topraklarında bulunan Aynicâlût mevkiinde karşılaştılar. Hülâgû'nun büyük kağanın ölümü dolayısıyla Karakurum'da olması, sultanın bölgede bulunan Haçlıların tarafsız kalmalarını sağlaması, sultanın komutanlarını iyi motive etmesi ve doğru bir strateji uygulaması, savaşın neticesini belirleyen başlıca faktörlerdi. Memlükler, Moğolları kendi silahlarıyla sahte ricat taktiğiyle yendiler. Ketboğa esir düşüp idam edilirken Baybars Moğolları Suriye topraklarından uzaklaştırdı.
Sayfa 230 - Kronik Kitap
Ayn Calut Muharebesi (1260)
Cengiz Han'ın torunu Hülâgû Han, 1256'da İlhanlı devletini kurmuş, 1258'de Bağdat'ı yıkarak Abbasî Halifeliği'ni sona erdirmiş, 1260'ta Şam'ı ele geçirmişti. Hülâgû, 1260'ta Memlük Sultanı Kutuz'a kendisinin vasalı olması için tehdit dolu bir mektup gönderdi. Fakat direnmeye karar veren Memlûklar, 20.000 civarında süvariyle kuzeye hareket etti. Baybars ve Kutuz komutasındaki Memlûklar ile Hülâgû'nun en önemli komutanlarından Ketboğa Noyan'ın komutasındaki 20.000 kişilik ordusu 3 Eylül 1260'ta, Celile'deki Ayn Calut Vadisi'nde karşılaştı. Baybars, sahte bir geri çekilmeyle Moğolları kuvvetlerinin büyük bölümünün gizlendiği hâkim araziye çekmeyi başardı. Burada pusuya düşüp ok yağmurları ve süvari hücumlarına maruz kalan Moğollar çok geçmeden çembere alındı. Etrafı çevrilen Moğol ordusundan geriye kalanlar çok çetin bir direniş gösterip Beysan'a çekilmeyi başardıysa da neticede mağlup oldular. Muharebe sonucunda Şam ve çevresindeki topraklar tekrar Memlûk yönetimine geçer ve Memlüklar İslam dünyasının en önemli gücü hâline gelirken, bu Moğolların açık arazide mağlup edildiği ilk muharebe oldu.
Sayfa 134 - Kronik Kitap