Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Mostar Köprüsü
Yugoslavya kanlı bir iç savaş sonrasında dağıldı. Bu süreçte Foca ve Srebrenitsa Katliamları, Saraybosna Kuşatması başta olmak üzere pek çok insanlık dramı yaşandı. Savaşın en karakteristik karelerinden biri hiç kuşkusuz Hırvat topçusunun açtığı ateş sonrasında Neretva Nehri’nin sularına gömülen Mostar Köprüsü’ydü. Mostar Köprüsü, Neretva’nın iki kıyısını birbirine bağlar. Köprünün adı Sırpçada “eski köprü” anlamına gelen Stari Most’tan türetilmiştir. Yani köprü zamanla şehre adını vermiştir. Köprünün kökleri Roma devrine kadar gider. Mostar, 16. yüzyıldan itibaren Osmanlılar açısından önemli bir garnizon kenti olmuştur. Köprünün inşasına 1557’de başlanmış ve yaklaşık on yıl sonra bitmiştir. Mimarı, Hayrettin adında bir Boşnak Osmanlı mimarıdır. Yapı, dünyanın en büyük tek gözlü taş köprülerindendir. Açıklığı 27 metre olan köprü, kemerinden dolayı oldukça eğimlidir. Köprünün üzerindeki yolun genişliği dört metredir. Yugoslavya İç Savaşı sırasında Hırvat topçusunun açtığı ateş sırasında yıkılan köprü TİKA’nın da desteğiyle 23 Temmuz 2004’te yeniden inşa edildi. Mostar Köprüsü UNESCO Dünya Mirası listesindedir.
Sayfa 396 - Kronik Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Attila'nın ölümü
Attila Avrupa’nın gördüğü en kudretli göçebe liderlerden biri, belki de birincisi idi. Yaşadığı süre içinde Hunların yanı sıra farklı toplulukları da içine alan kalabalık bir orduyu komuta etti. Macaristan’ı merkeze alan Attila batı dünyasında Tanrı’nın Kırbacı olarak tanındı. Hem batı hem de doğu Roma İmparatorluğu’nu haraca bağladı. 453’teki ölümünden sonra kurduğu her şey dağıldı. Attila ilk yıllarında kardeşi Bleda ile ortak hükümdardı. 441’de Doğu Roma İmparatorluğu’na büyük bir saldırı başlattı. Belgrat başta olmak üzere Balkanlardaki bazı önemli şehirleri ele geçirdi. 443’teki saldırısı ise daha şiddetliydi ve doğrudan Konstantinopolis’i tehdit etti. Doğu Roma büyük bir tazminat ödemek suretiyle Attila’nın hışmından kurtulabildi. 445’te Bleda’nın ölümünden sonra Hunları tek başına idare etti. Sonrasında batıya yoğunlaştı ve Galya’ya girdi. Attila, 451’de Batı Roma ordularının komutanı Aetius tarafından durduruldu. Ertesi yıl Roma surları önünde göründü. 453’te bir evlilik yaptı ve o günün gecesinde öldü. Ölümünden sonra Hunlar bir tehdit olmaktan çıktı
Sayfa 56 - Kronik Kitap
Moğollara Neden "Tatar" Denildi?
Cengiz Han babasının ölümünden sonra zor bir dönem yaşasa da biraz güçlendikten sonra tüm Moğol boylarını tek çatı altında birleştirmeyi başardı. Bu süreçte en çok mücadele ettiği boylardan biri Tatarlar oldu. Cengiz Tatar boyunun erkeklerini kılıçtan geçirdikten sonra kadınlarla çocukları diğer boylar arasında paylaştırdı. Cengiz böylece Tatarlardan kurtulduğunu düşünüyordu. Ancak yanılıyordu. Zira gerek Batı'da gerekse de Doğu'da Moğollara Tatar denilmeye başlandı. Ruslar ise bu iki tabiri birlikte (Tatar-Moğol) kullanmaya başladılar. Bunun sebebi ise Tatar boyunun eskiden bile var olması, Moğol adının ise daha geç bir tarihte bütün boyların ortak ismi olarak kullanılmaya başlanmasıydı. Yine Tatarlar askerî anlamda en güçlü, cesur ve vahşi Moğol boylarının başında geliyorlardı. Hatta diğer boylar düşmanları ile savaşlarında karşı tarafa psikolojik üstünlük sağlamak amacıyla kendilerinin Tatar olduğunu ileri sürüyorlardı. Bundan dolayı Tatar adı dünyanın dört bir tarafına yayıldı, Cengiz Han'ın nefret ettiği ve tarih sahnesinden silmek istediği “Tatar" adı Cengiz'in Moğolları için kullanılmaya başlandı.
Sayfa 184 - Kronik Kitap
Cengiz Aytmatov ve Türk Mitolojisi
Kırgız Türk yazar Cengiz Aytmatov, eserlerinde sıklıkla Manas Destanı, Kırgız-Kazak efsaneleri ve Türk mitolojisine yer vermiştir. Mesela Dişi Kurdun Rüyaları’nda “Soğuk rüzgâr kayalıklar arasında ıslık ıslık, uğul uğul esiyordu. Rüzgâr ilahı Şamalu hiçbir yere sığmıyordu, hiç hoşnut olmuyor ve hep karamsar tasarılar çiziyordu.” diye yazmıştır. Romanın önemli bir kısmında kurtlar üzerinden Türk mitolojisi vurguları vardır. Örneğin Akbar, kurtların tanrıçası Börü Ana’ya yalvarır bir sahnede. Romanda Şamanist bir unsur olarak rüzgâr tanrısı Şamalu, tabiattaki her şeyin bir ruhu olduğu için kutsandığı animizm inancını da hatırlatarak karşımıza çıkar. Dişi Kurdun Rüyaları'nda atların tanrısı Kambar Ata’ya yapılan dualar, Akbar adlı dişi kurdun kurtların tanrısı Börü anaya yakarışları, at eti yenmesi, kımız içilmesi gibi gelenekler görülür. Türk mitolojisinde kurt, at, geyik gibi hayvanların kutsandığı bilinir. Geçit duası, Mankurt kavramı, atalar kültü… Beyaz Gemi’deki semboller, Boynuzlu Maral Ana efsanesi… Aytmatov, ninesinin anlattığı masallar ile Manas Destanı’ndan çok etkilenmiş bir yazardı.
Sayfa 410 - Kronik Kitap