Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Mustafa, özellikle en küçük kardeşi Naciye'yi çok severdi. Ona bir ağabey şefkatiyle yaklaşır, onunla ilgilenirdi. Ama Naciye de henüz on iki yaşındayken hastalanarak vefat etti. Bu kayıp, Mustafa'nın yüreğinde derin bir iz bıraktı.
Sayfa 21 - Kronik Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Atatürk'ün Hayvan ve Doğa Sevgisi
Atatürk yalnızca insanlara değil, hayvanlara ve doğaya da çok düşkündü. Onu yakından tanıyanlar, özellikle köpeklerini ve atlarını ne kadar sevdiğini anlatırlar. Çanakkale Savaşı sırasında yanında Alp isimli köpeği vardı. Savaş yıllarında ise bir Yunan komutan köpeğini geride bırakmıştı. Atatürk, Alber isimli bu köpeği de sahiplendi. Köpeklerinden en bilineni ise Fox'tu. Fox, Çankaya Köşkü'nde Atatürk'ün yanından hiç ayrılmaz, onun yatağında uyurdu. Atatürk de ona büyük bir sevgiyle yaklaşır, sofrada onun için özel bir yer ayırırdı. Atatürk'ün yakınları, bu hayvanların aileden biri gibi görüldüğünü söylerler. Atatürk, at binmeyi de çok severdi. Sakarya Meydan Muharebesi'nde bindiği atı "Sakarya", onun için ayrı bir öneme sahipti. "Çankaya" isimliçok sevdiği bir atı daha vardı. Atatürk, atlarına daima özenle bakar, onlarla vakit geçirirdi. Öyle ki bir gün atlarından biri yavruladığında çok heyecanlandı. Anne at ve tayı Çankaya Köşkü'nün tören salonuna getirtti. Atlar parke zemin üzerinde ayakları kayarak dolaştılar. Atatürk, onları büyük bir mutlulukla seyretti. Kuşlara karşı da derin bir ilgi duyardı. Çankaya Köşkü'nün bahçesinde bir güvercinliği vardı ve onları kendisi beslerdi.
Sayfa 131 - Kronik Kitap
Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a kendi seçtiği on beş subay ve iki şifre memuruyla gitmişti. İçlerinde arkadaşı Albay Refet (Bele) ve iki doktor da vardı. Birlikte boş bir otele yerleşip hemen çalışmaya başladılar. Erzurum'daki Kazım Karabekir Paşa ve Ankara'daki Ali Fuat Paşa ile bundan sonraki adımlar için haberleştiler. Paşa, Samsun'da halkın durumunu gözlemledi. Onların gözünde vatanseverlik, fedakârlık ve ümit gördü. Artık inancı pekişmişti, aklındakileri hayata geçirmek için yoluna devam edebilirdi. Önce Havza'ya geçti. Burada halk tarafından coşkuyla karşılandı. Havza ve Amasya'da, halka ülkenin durumunu anlatan ve çözüm yolunu gösteren genelgeler yayınladı.
Sayfa 65 - Kronik Kitap
Ayıcı Çingeneler
Vahşi hayvanlara hükmediyorlardı, mesela; ormanda yavruyken yakaladıkları siyah Hint ayılarını terbiye ediyor ve meydanlarda oynatıyorlardı. Bu topluluklara bugün bile Kalenderî denmektedir. Geleneksel olarak Baziger olarak da çağrılan bu Dom toplulukları, sokak performansları, dansçılık gibi işlerle ünlüydü. Belalı hırsızlardan bazıları bu kasta mensuptu. Avrupalı gezginler, bunların erkeklerinin hırpaniliğinin yanında kadınların mücevhere, altına, renkli elbiselere düşkünlüğünü kaydederler. Bazı özelliklerin hemen her bölgedeki Roman topluluklarıyla aynı olması şaşırtıcıdır. Köken itibarıyla aynı millete mensup Roman vatandaşlarımız da yakın tarihe kadar İstanbul gibi büyükşehirlerimizde ayı terbiyeciliği ile meşgul olmuş, 1993'te bu faaliyetler yasaklanarak ayılar Uludağ'daki rehabilitasyon merkezlerine taşınmıştı.
Sayfa 181 - Ötüken Neşriyat

Mehmet Y.

, 2025 okuma hedefini ekledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
94/75 kitap - %125 tamamlandı
94 kitap okudu
75 kitap
23,9bin sayfa
33 inceleme
271 alıntı