Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Bugün bize her tür olağanüstü performans bir çeşit kandırmaca gibi gelse de eski insanların nazarında belirli bir sınıflandırmanın olduğu anlaşılıyor. İleride örneklerini vereceğimiz anlatılara bakıldığında her tür olağandışı performansın aynı kefeye konulmadığını göreceğiz. Eski insanların nazarında olağanüstülükler, üç aşağı beş yukarı şöyle tasnif ediliyordu: • Profesyonel bir sanatçının yarattığı illüzyonlar (sihir gösterisi, illüzyon şovu vb.) • Katı riyazet, antrenman ve perhizlerle ulaşılan olağanüstü yetenekler (bir yoginin kalp atış hızını düşürebilmesi gibi meziyetler) • Kadim ritüel tekniklerle gerçekleştirilen fevkaladelikler (sihir, büyü, havas ve cifir gibi "gizli ilimler")
Sayfa 18 - Ötüken Neşriyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Herkes beni sevsin kafasıyla hareket ettim. Böyle yapınca liderlik vasfını kaybettim. Bir liderin ve yöneticinin görevi, ekibiyle birlikte hedeflere ulaşmaktır. Kurumun hedeflerini ekiple birlikte gerçekleştirmektir. Öncelik sıralamasında bir numaraya herkesin en sevdiği lider başlığını koyarsan, bir; hedeflere ulaşamazsın, iki; herkes tarafından çok sevilmezsin. Herkes tarafından çok sevilen biri olmak zorunda değilsin. Saygı göstermelisin böylece saygı duyulan birine dönüşürsün. Ama kafa olarak herkes beni sevmeli kafasından çıkmalısın.
Sayfa 143 - Kronik Kitap
8/10
·136 syf.·
2025 89. kitabı
Taras Bulba, Rus edebiyatının kurucu babası sayılan ünlü yazar Nikolay Gogol'ün ünlü ve ilgi çekici bir romanıdır. Tarihi roman formatının da ilk örneklerinden olan Taras Bulba, adını Zaporojyeli bir Slav Kazak olan kişiden almaktadır. Gogol'ün usta kalemi tarihin belli dönemlerindeki akınları ve savaşçılıklarıyla kendilerine yer edinen bu Kazak toplumuna ışık tutuyor. Taras Bulba adlı Kazak savaşçının iki oğluyla birlikte çıktığı bir seferi merkezde tutan roman, dönemin siyasi, sosyal, kültürel ve askeri pek çok konusuna değiniyor. Ortodoks ve Slav olan Zaporojyeli Kazaklar, Osmanlı Türkleri, Kırım Tatarları gibi Müslüman toplulukların yanı sıra Katolik Lehlerle de kırıcı savaşlar yapıyorlar. Taras Bulba karakterinin dikkate şayan olmasında, onun kişilik özellikleri kadar büyük usta Gogol tarafından anlatılması da etkili olmuştur. Şüphe yok ki, Taras Bulba bir edebiyat klasiği olarak var olmaya devam ediyor.
Taras BulbaNikolay Gogol · Everest Yayınları · 20112,194 okunma
"Ben varım!" diyerek ileri atıldı Mosiy Şilo. Gözü pek Kazak'tı Şilo, kaptanlık ettiği zamanlar başından çok olaylar geçmişti. Bir gün Trabzon yakınlarında arkadaşlarıyla birlikte Türklere tutsak düşmüştü. Kalyona forsa yapılarak ellerine, ayaklarına zincir vuruldu; birkaç hafta boyunca ağızlarına deniz suyundan başka bir şey girmedi. Tutsaklar birçok işkenceden geçirildiler, ama hepsi dayandı, hiçbiri dinini değiştirmedi. Yalnız Mosiy Şilo, baş bildikleri adam, hainlik etti; kutsal dinini ayaklar altına alarak, başına Müslümanların sarığını doladı. Dinini değiştirdiğini görünce paşa onu yanına çağırdı, forsaların başına gardiyan yaptığını söyledi, zindanın anahtarını eline verdi. Bu durumun Kazaklara ne kerte ağır geldiğini anlatmaya gerek yok. En yakın arkadaşları düşmana katılır, sonra da yapmadığı eziyeti bırakmazsa, buna katlanmak zordu işte. Mosiy Şilo onları üçer üçer dizip ayaklarına yeni zincirler vurdu, kollarındaki zinciri, kemikleri sızlayıncaya değin sıktı, sonra da hepsini dayağa çekti. Türkler kendilerine bağlı bir uşak buldukları için kıvançlıydılar. Bir gün şölende tıka basa yediler, şarabın dinlerinde haram olmasına bakmaksızın körkütük sarhoş oldular. Mosiy Şilo, kuşağındaki altmış dört anahtarı teker teker arkadaşlarına dağıttı. Tutsaklar zincirleri çözüp denize attıktan sonra ellerine geçirdikleri gemideki bütün Türkleri doğradılar. Kazaklar Zaporojye'ye onurla döndüler, birçok savaş ganimeti getirdiler. Mosiy Şilo'nun ünü, ozanların şarkılarıyla bütün ülkeye yayıldı.