Kitaptan çok istifade ettiğimi söyleyebilirim. Necati Bölükbaşı bir avukat ve Sarıkamışlı değil ama bölgenin bir çocuğu, Erzurumlu. Ben kitaptan anladıklarımı yazayım. Bir kere, “90 bin Mehmetçik bir kurşun bile sıkmadan şehit oldu” tezi kesinlikle yanlış. Bu, onların manevi şahsiyetlerine de bir hakaret. Ne demek yani? Hiç dövüşmeden, öyle çok özür dilerim tabiri caizse boşuna öldüler gibi bir hava oluşturuluyor. Kitapta bunu belgeler eşliğinde anlatıyor. Bu insanların yiğitçe çarpıştıklarını, düşmanla savaştıklarını anlatıyor. Bu bir. İkincisi, abartılı sayılarla oluşturulan bu efsaneyle savaşamadan boşuna şehit oldukları, hatta savaştıysalar bile yine boşuna şehit oldukları propagandası yapılıyor. Kitabın tezlerinden birisi şu, boşuna değil! Orada Rus ordusunu uzun süre tutarak, onların Batum üzerinden Çanakkale'ye veya İstanbul'a gitmelerini engellediler. Ve aynı zamanda yine Rus ordusunu orada tutarak ki, tam o sırada Rusya'da bir iç savaş var. Çarlık kuvvetlerine yardım etmesini de engelledi. Böylece Çarlık rejimi yıkıldı. Rusya savaştan çekildi. Yani genel toplamına baktığımızda bu insanlar asla boşuna şehit olmadılar. Temel iki tezi bunlar. Kitabı da tarihi kaynaklardan, belgelerden faydalanarak yazmış ve mümkün olduğunca objektif bir şekilde, çok fazla yorum katmadan, elbette temel tezi var ama bunu kendi cümleleri yerine tarihçileri konuşturarak anlatmış.