Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
10/10
·426 syf.·
2025 55. kitabı
Biz Türklerde yazılı kültür eskiden beri oldukça zayıf kalmıştır. Buna karşılık sözlü kültür ise bir hayli gelişmiştir. Binlerce yıldır sözlü kültürü devam ettiren Türklerde, modern zamanlara kadar bu kültürün en önemli yaşatıcılarından birisi de Yörükler idi. Prof. Dr. Halil Koyuncu 1955 yılında dünyaya geldi. O bir Yörük’tü. Kendi ifadesiyle, “yaylada ve kara çadırda doğmuştu.” Koyuncu'nun ailesi daha sonra İslahiye’ye yerleşti. Türkmen kimliğinin bilincinde yetişen Koyuncu, nispeten zor şartlarda aldığı eğitimlerin sonucunda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girdi ve doktor oldu. Aslında bütün bunları anlatırken herhangi bir biyografiden bahsediyor gibiyim. Fakat ben Halil Hoca ile tanışıp onun hikâyesini dinlediğim zaman Halil Hoca'nın derviş meşrep bir kişilik taşıdığını fark ettim. O, köklerinin kendisine sunduğu derviş karakterini sürdürürken köklerinde bir yazılı kültürün olmamasını adeta reddediyordu. Çünkü Hoca, dört kitaba imza atmış olmanın yanında Gülüm dediği rahmetli eşi Gülsüm Hanım'a mektuplar, şiirler yazmış bir kişiydi. Halil Hoca’yla tanıştıktan sonra onun hayat hikâyesini dinlemeye başladım. Kitabın sonuna yaklaştığımızda ona, “Hocam, bana kalırsa siz bu kitabı kendiniz için değil de, rahmetli eşiniz Gülsüm Hanım için hazırlıyorsunuz” dedim. Hakikaten öyleydi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı bir tıp hekimi olmasının yanı sıra akademisyen olarak da yıllarca Cerrahpaşa'da ve farklı akademilerde binlerce öğrenci yetiştiren Halil Hoca, kamu hastaneleri, özel hastaneler ve özel muayenehane üçgeninde görev yapmış, oldukça tecrübeli ve başarılı bir hekim olmanın özelliklerini de haiz bulunuyor. Ayrıca insani özellikleriyle de öne çıkan bir kişi olduğu muhakkak... Hoca’nın hayatının kırılma noktası 1970'li yıllarda gerçekleşiyor.
MihribanHalil Koyuncu · Eflatun Kitaplar · 20251 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şarkıyı değil, o şarkıyı ilk dinlediğin zamanki kendini özlüyorsun. O zamana dokunamadığını anlayınca da şarkıyı bir daha dinliyorsun.
Sayfa 29 - Ketebe
İstanbul biraz daha güzel olsaydı bir rüyaya dönüşecekti ve sadece rüyalarda yaşayabilenler barınacaktı içinde. Sırf bu yüzden çirkinleştirdiler bu şehri.
Sayfa 24 - Ketebe
Çok okumuş, ömrünün uzun yıllarını katı kaplı kitaplar arasında geçirmiş olanlar biraz sert olur, biraz haşin olur, derler.
Sayfa 60 - Ötüken Neşriyat