Birçok örnekte de beyazperdede yaratılan tipleme seyirci tarafindan kabul görmüş olduğu için değişmeden sürdürülür fakat bu "aynılık" oyuncu ya da yıldızın hapishanesi olur. Örnegin hep iyi/melek kadın rollerinde izleyici karşısına çıkmış bir yıldızı, başka bir filmde kötü kadın olarak görmek geleneksel sinema seyircisini sarsar. Adile Naşit de seyircinin benimsedigi pek çok filmde birleştirici, fedakâr, sevgi dolu “anne” rolünü oynamışken hiçbir filmde bu iyilik timsali imajın aksi bir rolde konumlandırılmamıştır. Bunda popüler kültürde seyirci algısının değişmez tipler, hatta değişmez hikâyeler üzerinden yaratılması gerçeği etkili olduğu kadar bu durumun yapımcıların işine gelmesi ya da Adile Naşit'in özel yaşamını incelediğimizdeneredeyse doğaçlama olarak kendisini canlandırması gibi etkenlerin de payı olduğunu söyleyebiliriz.
Sayfa 139 - İletişim Yayınları