Yukarı kalede Van Camii ta Hazreti Davud asrınde bina olunmuş bir mabed-i kadimdir. Badehu Hazreti Ebabekir ilçilik ile geldikte mescid oldu. Nice yüz mülük eline düşüb ve yine camii olarak ahir 940 tarihinde Sultan Süleyman tamir ve tevsi ettirerek (genişleterek), ismini Süleyman Han Camii dedirtmiştir. Bir kapulu hayli vasi (geniş) bir camidir. Bir minaresi var, hatta Van’da bir zelzele-i azime oldukta minare münhadim olup kalmagla yeniçeri ağası Ömer Ağa bir musanna minare bina ettirmiştir ki: alemi vakti zuhure kadar ebr-i kebud (mavi bulut) içinde kalır, bu iç kalede bundan gayri cami yoktur. Cümle pencereleri aşağı şehre ve Erdemit sehrasındaki bağ ve bahçelere nazırdır. Andan sonra bina olunan aşağı Kalede Ulu Camii Azerbaycan hükümdarlarından Akçe koyunlu Şah Cihan’ın binasıdır. Bundan büyük cami yoktur.
Demiroğlu sadece teorik bir araştırmacı değil, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda Van ve çevresini karış karış gezip araştırmalar yapmış, Erciş’ten Başkale’ye ve Ahlat ile Adilcevaz arasındaki bölgenin bütün kültürel hazinelerinin gönüllü hazinedarı gibi arkeolog ve sanat tarihçisi titizliğiyle incelemiş, toprağın altında yok olmuş bir caminin kırık çini parçasını bile kutsal bir emanet gibi motiflerini çizip Topkapı Müzesine götürecek kadar kendi memleketine ve medeniyetine meftun bir insandı.
Demiroğlu 1930’larda Van ve havzasındaki mezar taşlarını tek tek ölçerek boyutlarını kayıt altına geçirecek kadar hassasiyete sahip bir araştırmacı olduğunu anlıyoruz. Sadece Van’ın tarihî yapılarını incelemekle kalmamış, edebiyatı, folkloru, kültürü, etnografyası, şivesi, deyimleri, hikâyeleri, şairleri, yatırları ve geçmiş yaşamın her yönüne tanıklık edecek evrak, mabet, mezar taşı, vakfiye senetleri, bütün bu tanıkları seferber edip tek tek belgeleyip,
fotoğraflarını çekip yoğun bir çaba ve emek harcamıştır.
Aşk her zaman biter. Ancak her zaman şu sorular geçerlidir: Ne zaman biter, nasıl biter, biterken neye evrilir? Milyonlarca insanız; bizden önce de insanlar yaşadı ve hepsi de aynı şeyi söyledi. Herkes, "Ben farklıyım," dedi ve yanıldı. Ama bu aşkın doğasından ötürüdür; aşk bir delilik hâlidir.