Kısa sürede, değişmez bir gerçeği keşfetmiştim: Seks, nadiren sadece seksti. Seks, yoğun anlamlar yüklü bir deneyimdi.
(...)
Cinsel alışkanlıkların gerisinde birçok başka şeyin yattığını ortaya çıkarmaya başlamıştım. Bazıları, seksi bastırılmiş duygularını dışa vurmak ya da kontrol edilemez duygularını yatıştırmak için kullanmıştı. Bazıları, hayal dünyalarının derinliklerine gömülmüş eski travmaları yeniden yaşayarak sorunlarının üstesinden gelmek için bir arayış içindeydiler. Çoğu, cinselliği güç, onaylanma, özsaygı, rahatlık ve şefkate dair karşılanmamış ihtiyaçlarını gidermek için kullanıyordu.
Paradoksal olarak, sensiz yaşamak, seninle yaşamanın tek yolu sanırım. Şifa... Sükut kadar güzel bir söz bulabileceğimi ummakla hata ettim. Hakikat, dile karşı dirençliymiş meğer. Zaten senin adından daha güzel bir kelime bilmiyorum.