Sesil Yıldırım

Sesil Yıldırım
@sslyldrm
Huzuru okumakta bulan bir kitapsever...
Hikâye bu ya, kapı çalınıyor. Açıyor kapıyı Suna. Bir de ne görsün; köydeki çocukluk arkadaşları. Yok, Fırat degil. Fırat sonralar geliyor ya köye. Köyden arkadaslari enik cücük dolusmus kapisina.”İyi bayramlar Suna," diyorlar hep bir ağızdan. "Size de iyi bayramlar," diyeceği yerde, "Size ne yaptılar böyle? Hiç büyümemişsiniz,”diye soruyor Suna. "Biz de sana sormaya geldik. Sana ne yaptılar böyle? Ne çok büyümüşsün !" diye üste çıkıyor bacaksızlar. Sevmiyor Suna bu hikâyeyi. Sabi sübyan sihir gibi yok olup gidiyor kapidan.
Sayfa 37 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Özgürlük bana acı veriyor."Emirler'den farklıdır özgürlük,insana nereye gideceğinigöstermez."
Sayfa 181 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ama insan zayif mahluk,hep renkli masalların peşinde.
Sayfa 25 - Can yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
insanlar ölüme göre değil
Biraz önce güldün ya bana belki de anladın birbirimize göre bir gülüşümüz olmadığını bir ölümümüz bile yok birbirimize göre bizi birbirimizden ayıracak bir ölümümüz bile yok ölüm aşkı niye ayırsın bizden herkesi alıp götürmek varken kendinden Senin ölün olmak istemiyorum yaşamak istiyorum biraz daha bir başkasının ölüsü oluncaya dek.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Edebiyat
yokluğun varlığıdır ölüm
... Güneşe bakamadığı için aya da bakamiyor kimse, ölüme bakamadığım için hayata bakamiyorum ben de sevgilime bakamiyorum, bakarsam cinayetler canlanıyor gözlerimin önünde eve bakamıyorum, sanki üst üste cesetler ve can çekişen aşkların kanı sızıyor içime baktığım birk sokak vardı eskiden onlarda gözüm vardı şimdi bakmaya göz yetismiyor mechul de ortada muamma da ...
Sayfa 25 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat