…eylemler meydana gelirken ne iyi ne de kötüdür. Örneğin, şu anda yaptığımız şey; içmek, şarkı söylemek, konuşmak; bunların hiçbiri kendiliğinden güzel değildir. Güzellik bunların yapılış biçiminden doğar. Bunları güzel, doğru dürüst yaparsak güzel olur, yapmazsak çirkin olur.
Şimdi sorarım size; bu neden böyledir? İnsan neden çirkin bir şey yapmaktan utanır da, güzel şeyleri yapmaya özenir? Bu iki duygu olmasa, ne bir devlet ne de bir insan büyük ve güzel işler başarabilir.
Bazı zamanlar oluyor ki, aklıma gelen bir düşünceyi birer sayıyla belirtmek etmek istiyorum… Sayı, düşüncemde dilden çok yer tutmuş! Biraz daha ilerlesem, sözgelimi, “Karnım aç!” diyecek yerde “Dört kere dört, on altı!” diyeceğim. Sayı, bütün var olan şeyleri bana o kadar unutturmuş, duygularımı o kadar kör etmiş ki çiçeklerin ruhu titreten kokusunu, gökyüzünün düşünceye kanat veren rengini duymuyorum, anlamıyorum…