Kalp yanılır, zira o, zihnin yanlış hesaplamalarının dışavurumundan başka bir şey değildir; zihni olgunlaştırın, kısa zamanda kalp de bunu kabullenecektir; akıl yürütmek istediğimizde bizi yanıltan şey hep yanlış tanımlamalardır; ben kalp nedir bilmem, bana göre o, zihnin zayıf tarafıdır.
Bence en doğru karar ne kalp ile ne de akıl ile verilen kararlardır sadece. Kalp-akıl birlikteliği yani her ikisinden de faydalanma neticesinde ulaştığımız sonuç ise çoğunlukla kararlarımızda isabet oranını artırıyor. Çünkü biri duyguyu diğeri ise mantığı temsil ediyor. Bize her ikisi de lazım
Baktım, bakmaktan şiddetli bir zevk aldım; değerli ama dokunaklı bir zevkti bu; saf altından ve çelik uçlu bir acısı var; susuzluktan ölmek üzere olan ve sürüne sürüne ulaştığı kuyunun zehirli olduğunu bilmesine rağmen, yine de çömelip suyundan kana kana içen adamın hissettiğine benzer bir zevkti bu.
"Güzellik bakan gözlerdedir," sözü ne kadar doğru.
Dostoyevski’de eksiklik çoğu zaman dış şartlarda değil; anlam arayışında, vicdanla hesaplaşmada ve insanın kendine yabancılaşmasında gizlidir. Bu yüzden “köşe” dardır ama insan ondan daha dardır.