“Annem bir keresinde geçmiş hikayeleri anlatmaya” “insan kötü kalplidir, “” diye başlamıştı, “insan iyiliği değil kötülüğü sever. Hikayelere bak… Filmlere, dizilere bak… Hep kötülüğü anlatıyorlar… Neden? Kötülük çekicidir çünkü. “
“Benim annem hayal etmeyi bile yeltenmediği yeni bir hayat için vaktin geçtiğine, gençliğini geçtiğini, ömrünün geçtiğine birdenbire inanan;
Oysa hala genç olan,
Hâlâ aşk yaşayabilecek olan;
Hala aşk yaşamaya hakkı olan ama sahip olduğu hakkı kabul etmeyen, başka türlü bir kadındı. “
“Anneannem işine gelmeyen şeylere inanmakta çok başarılıydı, bu onun için bir tür var olma biçimiydi, çocukluğundan beri ona acı veren olaylar, gerçekler, durumlar olmamış gibi, olmuşsa da pek yer almamış gibi davranarak var olmuştu. Gerçeği anca kaçınılmaz hale geldiğinde kabul eder, bu kez de sanki tersini iddia eden o değilmişcesine savunurdu. “
“Șu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”