“Neyi kaybetmiş olduğumuzu hatırlayamadığımız için neyi kaçırdığımızı bilmeyiz. Aradığımız şeyleri geçmişin resimlerinde ya da gelecekte aradığımız için de bulamayız. Bu devamlı bir şeyleri arama şeklinde doyumsuz davranışımız, yaşantımıza olan mevcut yaklaşımımızın boşluğunun bir kanıtıdır. Yeterli kelimesinin bizim için bir anlamı yoktur.”
“Bizi şimdiki zaman farkındalığından ayıran, bilinçaltımımızdaki çok derinlere bastırmış olduğumuz duygusal mühürler olduğunu gösterir. Bu fiziksel rahatsızlıkların hastalığa dönüşme nedeni bütünlenmemiş duyguların zihinsel durumumuzu karıştırmasıdır. “